HUKUK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HUKUK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2011 Cumartesi

405 Seri Numaralı VUK Genel Tebliği İle Aracılık Yetkisi Verilen Meslek Mensuplarının Sözleşme Düzenleme Usul ve Esasları

405 Seri Numaralı VUK Genel Tebliği İle Aracılık Yetkisi Verilen Meslek Mensuplarının Sözleşme Düzenleme Usul ve Esasları


          Bilindiği üzere 340 seri numaralı VUK genel tebliği ile elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almak isteyen meslek mensuplarının aracılık yetkisi talep etmesi ve sözleşme düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar belirtilmiş.


          VUK’nun mükerrer 257. Maddesinde Bakanlığı verilen yetkiye istinaden 19.02.2011 tarih ve 27851 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 405 seri numaralı VUK Genel Tebliği ile elektronik beyanname uygulamasında aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişiklikler 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe girecektir.


           340 sıra numaralı VUK Genel Tebliğinin “V- ARACILIK YETKİSİ VERİLEN GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER” başlıklı bölümü 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.


 “Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin (meslek mensuplarının), mükelleflerin vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüştür.


Buna göre, elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi ile ilgili işlemler aşağıda belirtildiği şekilde yapılacaktır.


1- Aracılık Yetkisinin Talep Edilmesi ve Sözleşmelerin Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar


Elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almak isteyen meslek mensuplarının örneği bu Tebliğin ekinde (Ek:2) yer alan, “Elektronik Beyanname Gönderme Aracılık Yetkisi Talep Formu” nu doldurarak bağlı oldukları vergi dairesine bizzat, tüzel kişilik şeklinde faaliyette bulunanların ise kanuni temsilcilerinin müracaat etmeleri gerekmektedir.


Elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi talep eden meslek mensubunun mesleği faal olarak icra ettiği hususu vergi dairesince dosya bilgilerinden teyit edildikten sonra müracaat anında sistem tarafından üretilecek kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden kapalı bir zarf meslek mensubuna verilecektir. Şifre zarfının  meslek mensubuna tesliminde, “... Vergi Dairesinin ... vergi kimlik numaralı mükellefi Serbest Muhasebeci/ Serbest Muhasebeci Mali Müşavir/ Yeminli Mali Müşavir .................. elektronik beyanname göndermeye aracılık etmek üzere kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden zarf, kapalı olarak teslim edilmiştir.” şeklinde bir “Teslim Tutanağı” tanzim edilecek ve söz konusu tutanak meslek mensubu ile vergi dairesi müdürü veya müdür yardımcısı tarafından tarih konulmak suretiyle imzalanacaktır. Tanzim edilen Teslim Tutanağı ile Talep Formunun birer örneği meslek mensubunun dosyasında muhafaza edilecektir.


Elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi verilen meslek mensupları, aralarında hizmet sözleşmesi bulunan müşterilerine ait beyannamelerin yanı sıra, münferit olarak talepte bulunan müşterilerin beyannamelerinin gönderilmesine de aracılık edebileceklerdir. Bu durumda, Vergi Usul Kanununun  mükerrer 257 nci maddesi uyarınca, meslek mensubu ile mükellef veya vergi sorumlusu arasında buna ilişkin özel bir sözleşme düzenlenmesi gerekmektedir.


Aracılık yetkisi verilen meslek mensuplarının kendi mükellefiyetleri ile ilgili vergi beyannamelerini de elektronik ortamda gönderebilecekleri tabiidir.


Yetki verilmiş meslek mensupları, aralarında hizmet sözleşmesi bulunan müşterilerine ait beyannameleri elektronik ortamda gönderebilmeleri için müşterileriyle bu Tebliğin ekinde (Ek:3) yer alan “Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” ni, münferit talepte bulunan müşterileriyle de örneği bu Tebliğin ekinde (Ek:4) yer alan “Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi” ni düzenleyecekler ve sözleşmelerin bir örneğini müşterilerine verecekler, bir örneğini de gerektiğinde ibraz edilmek üzere muhafaza edeceklerdir.


Mükelleflerin, beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesini teminen meslek mensuplarıyla Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi düzenlemiş olması, beyannamelerin kanuni süresinde verilmesi ile ilgili yükümlülüklerinin yerine getirilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden, mükelleflerin beyannamelerinin kanuni sürede elektronik ortamda verilip verilmediğini titizlikle takip etmeleri gerekmektedir.


2- Düzenlenen Sözleşmeler ile Süresi Sona Eren ya da İptal/Fesih Edilen Sözleşmelerin Elektronik Ortamda Bildirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar


Elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi verilmiş meslek mensupları, mükellefler ile imzalamış oldukları Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine veya bunların süresinin sona erdiğine ya da iptaline/feshine ilişkin bilgileri elektronik ortamda internet vergi dairesine girmek zorundadırlar.


Sözleşmelerin düzenlenmesine, süresinin sona ermesine,  iptal ya da feshedilmesine ilişkin bilgi girişleri Gelir İdaresi Başkanlığının bilgisi dahilinde olan herhangi bir teknik arıza nedeniyle bu Tebliğ ile öngörülen sürelerin son gününe kadar yerine getirilememiş ise, Gelir İdaresi Başkanlığınca verilecek ek sürede bilgi girişleri yapılabilecektir.


2.1 Sözleşmelerin Elektronik Ortamda Bildirilmesi


Meslek mensupları ile mükellefler arasında düzenlenen Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgilerin, meslek mensupları tarafından sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde elektronik ortamda https://intvd.gib.gov.tr/ adresinde yer alan internet vergi dairesine girişinin yapılması gerekmektedir.


Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce (01.03.2011 tarihinden önce) meslek mensupları ile mükellefler arasında düzenlenmiş ve hükmü devam eden Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesine/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesine ait bilgilerin, meslek mensupları tarafından bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde elektronik ortamda https://intvd.gib.gov.tr/ adresinde yer alan internet vergi dairesine girişinin yapılması gerekmektedir.


Aracılık yetkisi almış meslek mensuplarının aralarında Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi düzenledikleri mükelleflere ait beyannameleri elektronik ortamda gönderebilmeleri için öncelikle Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesinin/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesinin bilgi girişlerinin elektronik ortamda internet vergi dairesine yapılmış olması gerekmektedir.


Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmelerinin/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmelerinin internet vergi dairesine elektronik ortamda bilgi girişi yapılmadan meslek mensuplarının sözleşme düzenledikleri mükelleflere ait beyannameleri elektronik ortamda göndermelerine izin verilmeyecektir. Bu nedenle, meslek mensupları tarafından sözleşme bilgilerinin elektronik ortamda bildirilmesi hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.


2.2 Süresi Sona Eren ya da İptal/Fesih Edilen Sözleşmelerin Elektronik Ortamda Bildirilmesi


Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmelerinin/Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmelerinin süresinin sona ermesi,  iptal ya da feshedilmesi durumunda buna ilişkin bilgi girişinin, sürenin sona erme tarihinden ya da iptal/fesih tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde meslek mensupları tarafından elektronik ortamda https://intvd.gib.gov.tr/ adresinde yer alan internet vergi dairesine yapılması gerekmektedir.


Diğer taraftan mükellefleristemeleri halinde meslek mensupları ile aralarında düzenlenen sözleşmenin süresinin sona erdiğini ya da iptal/fesih edildiğini bir dilekçe ile sürenin sona erme tarihinden ya da iptal/fesih tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde gelir/kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine bildirebilecekleri gibi internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifrelerinin bulunması durumunda sözleşmelerin sona erdiğine ya da iptal/fesih edildiğine ilişkin bilgi girişlerini https://intvd.gib.gov.tr/ adresinde yer alan  internet vergi dairesine elektronik ortamda yapabileceklerdir. Adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklar adına düzenlenmiş sözleşmelerde ise sözleşmenin süresinin sona erdiğine ya da iptal/fesih edildiğine ilişkin dilekçe ortaklığın katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir.”


Ayrıca 340 sıra numaralı VUK genel Tebliğinin “VII- BEYANNAMELERİN İMZALANMASI VE DİĞER HUSUSLAR” başlıklı bölümüne 11.bentten sonra gelmek üzere 12. ve 13. bentler eklenmiştir. Eklenen bentler 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe girecek olup aşağıda yer almaktadır.


12- Bu Tebliğ ve eklerinde yer alan beyanname tabiri vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini ifade etmektedir.


13- Bu Tebliğ ile getirilen yükümlülüklere uymayan veya eksik ya da yanıltıcı bilgi ve belge verenler hakkında cezai işlem yapılması Vergi Usul Kanununun mükerrer 355. maddesi hükmü gereğidir.”

16 Şubat 2011 Çarşamba

2011/Ocak Döneminden İtibaren Sigortalı Meslek Kodlarının Giriş Ve Güncelleme İşlemlerinin E Bildirge Sistemi Üzerinden Yapılması Zorunluluğu

SGK tarafından işverenlere yönelik olarak 29/11/2010 tarihinde e-Bildirge sistemi üzerinden yapılan duyuruda;


“İşverenlere yönelik olarak Kurumumuzca 29/11/2010 tarihinde e-Bildirge sistemi üzerinden yapılan duyuruda;


- Sigortalılara ilişkin meslek kodlarını, e-Bildirge ana menüde mevcut "İş-Kur Meslek Kod Giriş/Güncelleme" ekranları vasıtasıyla her bir sigortalı için bir kereye mahsus olmak üzere sisteme kaydetmeleri gerektiği,


- Söz konusu işlemlerin yapılmasının, 2010/Kasım ve Aralık aylarına ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri yönünden serbest alan olarak düzenlendiği,


- Serbest alan olarak yapılan düzenlemeden gerekli verimin elde edilememesi halinde, uygulamanın zorunlu alan haline getirilmesine yönelik çalışmaların yapılacağı,”


açıklanmış olup sgk.gov.tr web sitesinde yapılan yeni duyuru ile konuya ilişkin yapılan incelemelerde, sigortalılara ilişkin olarak gereksinim duyulan İş-Kur Meslek Kod bilgilerinin, işverenlerin büyük çoğunluğu tarafından 29/11/2010 tarihinde başlatılan uygulama ile girilmemiş olduğu anlaşıldığından, 2011/Ocak ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinden başlamak üzere söz konusu alan zorunlu alan haline getirilecek olup, işverenlerin, sigortalı bazında meslek kodlarına ilişkin giriş ve güncelleme işlemlerini yapmaları gerekmektedir.


            Buna göre; 2011/Ocak dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesinden başlamak üzere iş-kur meslek kod bilgilerinin işverenlerce “SGK-E-BİLDİRGE” girişinden “iş-kur meslek kod giriş/güncelleme” kısmından çalışanların meslek kodlarını güncellemeleri gerekmektedir.

13 Şubat 2011 Pazar

Otopsi İznini Kim Verir / Otopsiyi Kimler Yapar

Trafik kazası, yaralanma, zehirlenme gibi hukuksal incelemeyi gerektiren durumlarda otopsi isteği, ilgili savcı tarafından yapılır. Bu istek bir emir niteliğindedir; adli otopsi, ceset üzerinde yakınların veya başka herhangi bir makamın izni gerekmeksizin yapılır. Otopsiyi yapmakla görevlendirilen doktorun bu görevi reddetmesi pratik olarak mümkün değildir. Ölen kişinin yakınlarının otopsi yapılmasına karşı olmaları da böyle otopsileri engellemez. Adli otopsiler; varsa, adli tıp uzmanı ve patolog tarafından birlikte yapılır. Bunların bulunmadığı koşullarda, savcı herhangi bir doktoru otopsi yapmakla görevlendirebilir. Avrupa Topluluğu için önerilen yaklaşım, adli otopsilerin “en az biri adli patoloji” konusunda uzman iki hekim tarafından yapılması biçimindedir.


Ölen kişide bulaşıcı hastalık kuşkusu varsa ve otopsiden elde edilecek bilgiler ile bir salgın hastalığın önlenebilmesi olasılığı söz konusu ise, hastanın yakınlarının iznine bağlı olmaksızın, ilgili doktorun isteği ve ilgili amirin (baştabip gibi) onayı ile tıbbi otopsi yapılabilir.


Bulaşıcı hastalık kuşkusunun bulunmadığı durumlarda tıbbi otopsi yapılabilmesi için, ölen kişinin anne-baba-eş (bunlar yoksa, kardeş) düzeyinde yakınlarının yazılı izni gereklidir. Bu izin, hastanın bakımından sorumlu doktorlar tarafından istenir. (Organ nakli ile ilgili süreçte de benzer yol izlenir). Hasta yakınları, ölüm nedeniyle çok kederli oldukları bir sırada otopsi sözünü duymak istemeyebilirler. Bu nedenle, üzerinde otopsi yapılması gereği olduğu düşünülen olgularla karşılaşıldığında, hasta yakınlarının ölümden önce bu açıdan hazırlanmaları yararlı olur. Hasta yakınlarının otopsi konusunda bilgilendirilmeleri ve aydınlatılmaları için; iyi yetişmiş, bilinçli ve gayretli sağlık personeline gereksinme vardır. Uygun biçimde önerildiğinde; çoğu hasta yakını, hastanın kaybedilmesinin nedenlerinin anlaşılması ile başka insanların hayatta kalmalarının sağlanabileceği düşüncesini kabul etmeğe hazırdır. Gerçekten de otopsinin en önemli amacı, ölenden elde edilen bilgilerle yaşayanlara hizmet etmektir.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Anayasa, bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen, bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar silsilesidir. Anayasa denilen bu belgeyle ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır.


Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir. Devletin temel kanunudur. Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir.


Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çoğu ülkede anayasa, yazılı ve bütünsel bir belgedir. Bu tip ülkeler "şekli" anlamda anayasaya sahiplerdir. Oysa İngiltere'de yazılı bir anayasa yoktur. Buna ise "teamüli anayasa" denmektedir. Bu ülkede temel kurumların işleyişi yüzlerce yıllık geleneklere, yasalara ve belgelere göre düzenlenir.


Ayrıca "anayasalı devlet" ve "anayasal devlet" ayrımına gitmek gereklidir. Bu ayrımda ise şekli anlamda bir anayasası olan devlet bu belgede modern anayasanın gereklerini yerine getirmiyorsa yani devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceği muğlak ve daha da önemlisi kişi temel hak ve özgürlükleri tam anlamıyla güvence altında değilse devlet anayasal bir devlet sayılmamakta sadece anayasa sahibi bir devlet anlamına gelen "anayasalı devlet" sıfatını almaktadır. Buna karşın ister teamüli ister şekli anayasa sahibi olsun eğer bir devlet temel hak ve özgürlükleri güvence altına almış ise bu devlet anayasal sayılmaktadır.


Son ayrım ise "çerçeve anayasa" ile "düzenleyici anayasa" ayrımıdır.


Eğer anayasa normlarında devletin temel yapılanması hakkında ayrıntılı bilgilere giriliyor ve düzenlemeler yapılıyorsa bu düzenleyici anayasadır.


Anayasa normları sadece devletin temel yapılanmasını çiziyor ve düzenlemeyi kanunlara bırakıyorsa bu ise çerçeve anayasadır.


Türkiye'de Anayasalar  [değiştir]Türkiye'de ilk anayasa, 1876'da yürürlüğe giren Osmanlı Devleti`nin anayasasıdır. O tarihten Osmanlı Devleti’nin sona erişine kadar anayasaya kanun-i esasi deniyordu. 1876 tarihli Kanun-i Esasi, padişahın yetkilerini kısıtlamamıştı. Yurttaşlara düşünce, toplantı ve dernek kurma özgürlüğü, bireylere dokunulmazlık hakları tanımıyordu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, 1909'da bu anayasada değişiklikler yapılarak padişahın yetkileri kısıtlandı. Kişisel hak ve özgürlükler tanındı, basın üzerindeki sansür kaldırıldı. Hükümet artık padişaha değil, meclise karşı sorumluydu.


 T.C. Anayasaları  [değiştir]Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1921)


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1924)


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1961)


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)


 Anayasa Değişiklikleri  [değiştir]Anayasa Referandum Paketi (2007)


 İlk gelişmeler  [değiştir]Anayasa, bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen yazılı belgelerdir. Anayasa denilen bu belgeyle ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınmıştır.


Kurtuluş Savaşı sırasında, 20 Ocak 1921'de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adıyla yeni bir anayasa kabul edildi. Bu anayasada egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu belirtiyordu. Yasama yetkisi de Büyük Millet Meclisi’ne bırakılmıştı. Cumhuriyet’in ilanından sonra daha kapsamlı bir anayasaya gereksinim duyuldu. 20 Nisan 1924'te bu amaçla, gene Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adını taşıyan yeni bir anayasa hazırlandı. 1924 Anayasası’yla yasama ve yürütme yetkileri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bırakıldı. Meclis yasama yetkisini kendisi, yürütme yetkisini de cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu eliyle kullanıyordu. Cumhurbaşkanının onayıyla göreve başlayan bakanlar kurulu meclise karşı sorumlu sayılmıştı. Kurtuluş Savaşı döneminden başlayarak anayasa sözcüğü karşılığında teşkilat-ı esasiye kanunu kullanıldı. Anayasa sözcüğü ise, 1960'tan sonra hukuk sisteminde kullanılmaya başladı.


27 Mayıs 1960’taki askeri darbeden sonra yeni bir anayasa hazırlandı. 1961 Anayasası olarak bilinen bu anayasa, halkoylamasıyla yürürlüğe girdi. Bu anayasada egemenliğin ulusa ait olduğu ve ancak yetkili organlarca kullanılabileceği ilkesi benimsendi. Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayalı, milli, demokratik ve laik bir sosyal hukuk devleti olarak tanımlandı. Bu anayasayla iki meclisli bir parlamento öngörülmüştü: Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu. Bütün üyelerinin seçimle belirlendiği Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosu'ndan daha fazla yetkilerle donatılmıştı. Bu anayasayla yargı organlarının bağımsızlığı, kişi hak ve özgürlükleri ile sosyal hakları güvence altına alındı. Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yüksek Hakimler Kurulu gibi yeni kurumlar oluşturuldu.


12 Eylül 1980'deki askeri darbeden sonra Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisi (Kurucu Meclis) yeni bir anayasa hazırladı. Bu anayasa 7 Kasım 1982'de yapılan halkoylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. 1982 Anayasası, bazı hak ve özgürlüklere önemli sınırlamalar getirmiş, Anayasa Mahkemesi'nin ve Danıştay'ın denetim yetkilerini azaltmıştır. Son yıllarda, özellikle Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin bir gereği olarak, 1982 Anayasası’nda hak ve özgürlükleri genişletici bir dizi değişiklik gerçekleştirilmiştir.


1982 ile 1961 anayasaları arasında temel bir bakış açısı farkı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. 61 anayasasında Milli Birlik Komitesi'nin daha geri planda olduğu ve aslında anayasa üzerinde söz hakkının Temsilciler Meclisi'nde olduğu bir sistem izlemiş bunun sonucunda da bu güne kadar Türkiye için çıkarılmış en özgürlükçü anayasa oluşmuştur.


Fakat 1982 MGK ile durum tersine dönmüştür. Bunun en temel nedeni meclislerin çalışamaması olarak daha güzel bir söylemle 61 anayasının getirdiği ince eleyen sık dokuyan sistemin tıkanması olarak gösterilebilir. Yürütmenin üzerinde büyük bir güç haline gelmiş olan yargı organları onun her işine müdehale edebiliyor bu sırada meclis kısır döngüler arasında dönüp dolaşıyordu. Askerler bu durumda bir "Danışma Meclisi" kurmuş fakat bu meclisin sesi cılız olmaktan öteye gidememiştir.


2001 değişikleri ile anayasaya yeni açılımlar getirilmesine rağmen bazı alanlarda hala çok büyük boşlukların olduğu görülmekte ve bazı maddelerin doktrinde açıklanması büyük teknik sorunlar ortaya koymaktadır.

1 Şubat 2011 Salı

İhracatta Zorunlu Standart Ve Kalite Kontrollerinin Risk Esaslı Yapılması Amacıyla Firmaların Sınıflandırılmasına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği

Dış Ticaret Müsteşarlığınca 29.01.2011 tarih ve 27830 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/18 sayılı  “İhracatta Zorunlu Standart Ve Kalite Kontrollerinin Risk Esaslı Yapılması Amacıyla Firmaların Sınıflandırılmasına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği”  yayım tarihinden 10 (on) gün sonra yürürlüğe girmek üzere yayımlanmıştır.


          Söz konusu tebliğ ile 31/12/2003 tarihli ve 25333 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği ekinde yer alan ürünlerin, pamuk hariç olmak üzere, ihracatta risk esaslı yapılacak zorunlu standart ve kalite kontrollerinde, gerektiğinde veri olarak kullanılmak üzere, ihracatçı firmaların sınıflandırılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir.


          Tebliğ, zorunlu standart ve kalite kontrollerine konu olan ürünlerin hangi sıklıkta ve ne şekilde denetime tabi tutulacağının belirlenmesi amacıyla, bu ürünleri ihraç eden firmaların sınıflarına göre taşıması gereken asgari özellikleri, sınıfı belirlenen firmaların hak ve yükümlülükleri ile takip şartlarına ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.  


          Söz konusu tebliğde geçen tanımlar ve ihracatçı firma sınıflandırmasına ilişkin başvuru sürecine ilişkin usul ve esaslar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.


          1-Tanımlar


a) Bölge Müdürlüğü: Müsteşarlığın Bölge Müdürlüklerini,


b) DTVS: Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon mevzuatı uyarınca gerçekleştirilen izin ve uygunluk işlemlerinin elektronik ortamda ve risk esaslı olarak yerine getirilmesi amacıyla kurulan web tabanlı Dış Ticaret Veri Sistemi’ni,


c) Döner Sermaye İşletmesi: Müsteşarlık Döner Sermaye İşletmesini


ç) Firma: Standardı ihracatta zorunlu uygulamada bulunan ürünlerin üretimini ve/veya işlenmesini ve ihracatını yapan firmaları,


d) Komisyon: Firmaların sınıflandırma başvurularını değerlendirmek üzere Bölge Müdürlüğü tarafından en az iki kişiden oluşturulan ekibi,


e) Kalite Sistem Belgesi: Bir ürün veya hizmetin sağlanmasına yönelik olarak kalite konusunda istenen gereklerin yerine getirildiğini gösteren ISO, HACCP, GAP, TKDYB vb. belgelerden biri veya bir kaçını,


f) Müsteşarlık: Dış Ticaret Müsteşarlığını,  


g) Teknik personel: 06/06/2009 tarihli ve 27250 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Ticari Kalite Denetim Yeterlik Belgesi Verilmesinde Uygulanacak Esaslara İlişkin Tebliğ”de tanımlanan Sorumlu Denetçiler dahil, ürünün standardına uygun olarak hazırlanmasını sağlayacak en az ön lisans seviyesinde eğitime sahip firma sahibi veya çalışanını,


ğ) Tesis: 31/12/2003 tarihli ve 25333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği kapsamı ürünlerin ilgili standarda uygun olarak hazırlanmasına elverişli, teknik personel istihdam edilen, ürünün işlenmesinde gerekli teknik donanıma sahip depo, makine, üretim bandı vb. yapı ve teçhizatları,


ifade etmektedir.  


2-Sınıflandırma


İhracatta zorunlu standart ve kalite kontrollerine konu ürünlerin hangi sıklıkla ve ne şekilde fiili denetime tabi tutulacağının belirlenmesi amacıyla ihracatçı firmalar aşağıdaki şekilde sınıflandırılacaktır. Koşulları “A” veya “B” sınıflarından birine uymakla birlikte henüz bu Tebliğ kapsamında başvuru yapmamış ya da başvuru yapmakla birlikte sınıflandırılmamış firmalar “C” sınıfı olarak kabul edilecektir. Bu şekilde yapılacak sınıflandırma, yalnızca Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilen ihracatta zorunlu standart denetimlerinin risk esaslı gerçekleştirilmesinde veri amaçlı kullanılacaktır.






















SINIFAÇIKLAMA
AEn az bir Kalite Sistem Belgesine sahip ve tesis sahibi olan firmalar
BYalnızca tesis sahibi olan firmalar
CA veya B sınıflarına girmeyen firmalar

 


3-Sınıflandırma Başvurular


Sınıflandırma başvurusunun tebliğ ekinde yer alan Ek–1 formu ile üretim tesisinin bulunduğu ilin bağlı olduğu Bölge Müdürlüğüne yapılması gerekmektedir.  Sınıflandırmaya yönelik başvurularda;


a) Mevcut ise Kalite Sistem Belgesinin onaylı örneği,


b) İhraç edilen ürünlerin üretimiyle ilgili Kapasite Raporu (Ticaret ve/veya Sanayi Odalarınca tasdikli) veya Kapasite Raporu düzenlenmeyen üretim faaliyetleri için ilgili kurumdan alınan belge (aslı veya ilgili kurumca tasdikli örneği),


c) Teknik ve laboratuar personelinin istihdam edildiğini gösteren başvuru tarihi itibarı ile son 3 aylık Sosyal Güvenlik Kurumu Bildirgesi,


ç) İhracatçı Birliğine üye olduğuna dair belge,


gerekmektedir.


Başvuruda vergi numarası esas alınacağından her vergi numarası için ancak bir sınıflandırma yapılabilecektir. Bu itibarla, bir firmanın vergi numarası bünyesinde faaliyet gösteren birden çok tesisinin aynı başvuru kapsamında birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Firma bünyesinde birden fazla tesis ve işletmenin farklı illerde faaliyet göstermesi durumunda, firma kendisi için uygun olan Bölge Müdürlüğüne başvurabilecektir.


4-Başvuruların Değerlendirilmesi


Bölge Müdürlüğünce yapılan ön incelemenin olumlu olması halinde, sınıflandırma başvurusu değerlendirilmek üzere en kısa süre içinde Komisyon’a havale edilerek firmanın sınıfının tespiti için Komisyon tarafından firmanın sunduğu belge ve bilgiler ile yerinde yapılan inceleme sonucunda firmanın;


a) Bu Tebliğ’de tanımlanan tesise sahip olduğunun ve yeterli teknik personel istihdam ettiğinin,


b) Ürünlere dair ilgili standardın gerektirdiği kimyasal ve fiziksel analizleri gerçekleştirebilecek laboratuar ve teçhizatı bulundurduğunun,


c)   Kimyasal ve fiziksel analizleri yapabilecek, çalıştıkları alanlarla ilgili olarak dört yıllık yükseköğretim lisans programını tamamlamış laboratuar elemanı istihdam ettiğinin,


belirlenmesi yapılacaktır. Firmanın “A” veya “B” sınıfında değerlendirilebilmesi için firma bünyesinde farklı yerlerde faaliyet gösteren tesislerin tamamı ilgili sınıfa dair şartları sağlamak zorundadır.


5-Firmanın sınıflandırılması, Sınıflandırmanın süresi ve değişiklik başvurusu


Başvuru değerlendirmesinin sonucunda komisyonun olumlu görüşüne ve firmanın ilgili sınıfa dair taşıdığı şartlara göre firma sınıflandırılması yapılacaktır. Firmanın sınıfı gerekli şartları sağladığı sürece geçerli olacaktır.


Diğer yandan, firmanın bulunduğu sınıfın değişmesine neden olacak değişikliklerin (firmanın bir veya birden fazla tesise ait Kalite Sistem Belgesinin yenilenmemesi ve/veya iptali, teknik personel istihdam etmemesi v.b.) derhal ilgili Bölge Müdürlüğüne bildirilmesi gerekmektedir.Bu kapsamda firmanın sınıfının bu Tebliğ hükümlerince yeniden belirlenmesi gerekmektedir. 


Öte yandan firma, sınıflandırmanın iptali ve/veya değişikliği için başvuruda bulunabilir.  Sınıf değişikliği başvurusunda daha önce sunulan ve geçerliliği devam eden belgeler tekrar aranmayacaktır. Firmanın sınıfına ilişkin her türlü değişiklik ve bildirim işlemleri, sınıflandırma için ilk başvuru yapılan Bölge Müdürlüğü nezdinde takip edilerek sonuçlandırılacağından bu kapsam yapılacak her türlü başvurunun ilk başvurunun yapıldığı Bölge Müdürlüğüne yapılması gerekmektedir.


6-Sınıflandırmanın izlenmesi


Firmaların sınıfları itibariyle taşıması gereken koşulların sürekliliğini temini amacıyla, firmanın tesisi ve laboratuarı ile teknik personeli ilgili Bölge Müdürlüğünce yılda en az bir kez olağan denetime tabi tutulacak olup olağan denetimler dışında, ihracat denetimlerindeki performansa bağlı olarak ve diğer bilgiler çerçevesinde gerektiğinde firmalar ayrıca denetlenebilecektir. Denetimlerde bu Tebliğ’de belirtilen koşulların yerine getirilmediği ya da devam etmediğinin anlaşılması halinde, firmanın sınıfı ilgili Bölge Müdürlüğünce uygun şekilde değiştirilebilecektir. Firmaların denetlenmesi neticesinde hazırlanan raporlar, altı ayda bir Müsteşarlığa (Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğü) iletilecektir.


7-Sorumluluk


Tebliğ kapsamında sınıflandırılan ihracatçı firmalardan “A” ve “B” sınıflarına sahip firmaların aşağıdaki sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir.


a) Ürünlerini ilgili mevzuata uygun olarak hazırlamak,


b) İhracatta zorunlu standart ve kalite kontrollerinin risk esaslı olarak yapılacak olması nedeniyle, ihraç edilen ürünlere dair ilgili mevzuatın öngördüğü analiz sonuçlarını 5 yıl süreyle saklamak,


c) Sınıfının değişmesine esas teşkil eden koşullardaki değişikliği ilgili Bölge Müdürlüğüne derhal bildirmek,


ç)    Müsteşarlıkça istenebilecek her türlü bilgi ve belgeyi temin etmek,


d) Denetimle görevlendirilen personele tesis ve laboratuarda yapacakları incelemelerde her türlü yardım ve kolaylığı sağlamak,


e) Müsteşarlığın düzenleyeceği eğitim programlarına ilgili firma personelinin katılımını sağlamak.


Söz konusu tebliğ kapsamında firma sınıflandırılması başvuru formu ekte yer almaktadır.


Ek–1


Başvuru Formu


…../…../ 20...


T.C.


BAŞBAKANLIK


DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI


……………………. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ



DTS Denetmenleri .....................................Grup Başkanlığı’na


…………..


 


8/10/2010 tarihli ve 27733 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2010/41 sayılı Dış Ticaret Veri Sistemine İlişkin Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği çerçevesinde, Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği ekinde yer alan ürünlerin, ihracatta risk esaslı yapılacak zorunlu standart ve kalite kontrollerinde, gerektiğinde veri olarak kullanılmak üzere firmamızın tabi olacağı sınıfın belirlenmesi hususunda bilgileri ve gereğini arz ederiz.


Firma Yetkilisi


Adı Soyadı


İmza


Firma Kaşesi


 


 

20 Seri Numaralı ÖTV Genel Tebliği İle ÖTV Beyannameleri ve Bildirimlerinde Yapılan Değişiklikler

Maliye Bakanlığınca 29.01.2011 tarih ve 27830 seri numaralı Resmi Gazetede yayımlanan 20 seri numaralı ÖTV Genel Tebliği ile Özel tüketim vergisi (ÖTV) beyannameleri ve bildirimlerine ilişkin olarak aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.


          1. ÖTV BEYANNAMELERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER


          4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ekindeki (III) sayılı listede yer alan mallardan alkollü içkiler ve tütün mamullerinin tesliminden doğan ÖTV’nin beyanında düzenlenen (3A) ve (3B) numaralı ÖTV beyannamelerinin içeriği, Ocak 2011 dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Buna göre Ocak 2011 dönemine ait olup, 1/2/2011 ila 15/2/2011 tarihleri arasında (3A) ve (3B) numaralı ÖTV beyannamelerini verecek olan mükelleflerin, yenilenmiş beyanname programlarını bilgisayarlarına indirmek suretiyle bu beyannameleri düzenlemeleri gerekmektedir.


          2. ÖTV BİLDİRİMLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER


          a) 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin “Bildirimler” başlıklı (12.3.) bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.


          “12.3. Bildirimler


          ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanlar ile (III) ve (IV) sayılı listedeki malların ithalini yapanlardan KDV mükellefi olanlar, bir ay içinde ithal ettikleri ÖTV’ye tabi mallarla ilgili (EK: 6, EK: 7, EK: 8, EK: 9 ve EK: 10) bildirim formlarını, takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar Gelir İdaresi Başkanlığının “www.gib.gov.tr” adresinde hizmet veren İnternet Vergi Dairesi/Kurumlar-Gelir Vergi Dairesine göndereceklerdir.


          Bu amaçla söz konusu malları ithal eden mükellefler, vergi dairelerinden kullanıcı kodu ve kişisel şifre alacaklardır. Şifre alınabilmesi için Tebliğ ekindeki (EK: 15 ve EK: 16) İnternet Hizmetleri Kullanım Başvuru Formunun, otomasyonlu vergi dairelerinden temin edilerek veya Gelir İdaresi Başkanlığının “www.gib.gov.tr” adresindeki İnternet Vergi Dairesi/Kurumlar-Gelir Vergi Dairesinden döküm alınarak düzenlenmesi ve KDV yönünden bağlı olunan vergi dairesine verilmesi gerekmektedir. Bu başvuru üzerine mükelleflere kişisel şifre ve kullanıcı kodu verilecektir.


          İnternet ortamında düzenlenen bildirimler onaylanmak ve vergi dairelerinden temin edilen kişisel şifre ve kullanıcı kodu kullanılmak suretiyle Gelir İdaresi Başkanlığının internet vergi dairesine gönderilecektir. Gönderilen bildirimlerin içeriğinde mükelleflerce değişiklik yapılmak istenmesi halinde, yeniden düzenlenen bildirimler onaylanarak gönderilebilecektir.


          ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanlar ile (III) ve (IV) sayılı listedeki malların ithalini yapanların aynı zamanda söz konusu malların imalatçısı olarak ÖTV mükellefiyeti bulunması ve bu mükellefiyet kapsamında ÖTV beyannamesi vermesi, ithal ettiği mallar itibariyle ilgili ÖTV bildirimlerini vermesine engel teşkil etmemektedir.


          Kanununa ekli (III) sayılı listedeki alkollü içkiler ve tütün mamulleri ithalatı yapanların, herhangi bir vergilendirme döneminde ithalatları olmasa dahi bildirim vermeleri zorunludur. Ancak (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanlar ile (III) sayılı listedeki kolalı gazoz ve (IV) sayılı listedeki malların ithalatçılarının, ithalatları bulunmadığı aylar için bildirim vermeleri gerekmemektedir.


          Yukarıda belirtilen bildirim formlarını süresinde göndermeyen mükellefler hakkında Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca özel usulsüzlük cezası uygulanır.”


          b) 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliği ekinde yer alan (EK: 6, EK: 7, EK: 8, EK: 9 ve EK: 10) numaralı kağıt ortamındaki bildirim formu örnekleri yürürlükten kaldırılmıştır.


          c) 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliği ekinde yer alan (EK: 4 ve EK: 5) numaralı bildirim formları yürürlükten kaldırılmıştır.


          3. ÖTV BEYANNAMESİ EKLERİNE VE BİLDİRİM FORMLARINA BANDROL VE BANDROLLÜ ÜRÜN BİLGİ GİRİŞLERİ İÇİN EKLENEN YENİ BÖLÜMLER


          a) (3A) ve (3B) numaralı ÖTV beyannamelerinin “Ekler” kısmına, tütün mamulleriyle alkollü içki üreticilerinin (bira dahil), ilgili beyan dönemine ilişkin bandrol ve bandrollü/kodlu ürün bilgilerini girmeleri için yeni bölümler eklenmiştir. Mükelleflerin, Ocak/2011 döneminden başlamak üzere, bandrol ve bandrollü ürün stoklarının takibi için oluşturulan bu bölümleri de doldurmaları gerekmektedir.


          Alkollü içki üreticileri, ilgili döneme ait bandrol bilgilerini (3A) numaralı ÖTV beyannamesinin “Ekler” bölümünde bulunan “Bandrol Bilgileri” başlıklı Tablo-1’e; aynı beyan dönemine ait bandrollü/kodlu alkollü içki ürünlerine (bira dahil) ilişkin stok bilgilerini ise bu bölümdeki “Bandrollü/Kodlu Ürün Bilgileri” başlıklı Tablo-2’ye gireceklerdir.


          Tütün mamulü üreticileri ise, ilgili beyan dönemine ait bandrol bilgilerini (3B) numaralı ÖTV beyannamesinin “Ekler” bölümünde bulunan “Bandrol Bilgileri” başlıklı Tablo-3’e; aynı beyan dönemine ait bandrollü tütün mamullerine ilişkin stok bilgilerini de bu bölümdeki “Bandrollü Ürün Bilgileri” başlıklı Tablo-4’e gireceklerdir.


          Herhangi bir beyan döneminde, vergiye tabi işlemin bulunmaması nedeniyle matraha ve hesaplanan vergiye ilişkin bilginin olmaması halinde bile mükelleflerin, beyanname verirken yukarıda belirtilen Tablo-1, Tablo-2, Tablo-3 ve Tablo-4’ün kendilerini ilgilendiren kısımlarını doldurmaları gerekmektedir.


          Bira üreticileri (3A) numaralı ÖTV beyannamesindeki “Bandrol Bilgileri” başlıklı Tablo-1’e sadece fıçı ambalajlı bira ürünlerine ilişkin bandrol bilgilerini girerken; bandrollenmiş fıçı ambalajlı biralarla şişe, kutu, pet şişe vb. ambalajlı diğer kodlu bira ürünlerine ilişkin stok bilgilerini ise aynı beyannamede yer alan “Bandrollü/Kodlu Ürün Bilgileri” başlıklı Tablo-2’ye gireceklerdir. 


          b) Tütün mamulleri ile alkollü içki ürünlerini ithal eden mükelleflerin verecekleri (Ek-8) ve (Ek-9) bildirim formlarına, ithal ettikleri ürünlere ilişkin bandrol bilgilerini ve bandrollü/kodlanmış etiketli ithal ürünlere ilişkin stok bilgilerini girmeleri için yeni bölümler eklenmiştir.


          Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan tütün mamulü ve alkollü içki ithalatçısı olarak belge alan mükelleflerin Ocak/2011 döneminden başlanmak üzere aylık dönemler halinde, söz konusu dönemde ithalat yapmış olup olmadıklarına bakılmaksızın, takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar (Ek-8) ve (Ek-9) bildirim formlarında bandrol ve bandrollü/kodlanmış etiketli ürünlere ilişkin bilgiler için oluşturulan bölümleri doldurup internet vergi dairesinden göndermeleri gerekmektedir.


          Buna göre mükellefler, bira dışındaki ithal alkollü içki ürünlerine ilişkin bandrol bilgileri ile ithal bira ürünlerine ilişkin kodlanmış etiket bilgilerini (Ek-8) bildirimindeki “Bandrol Bilgileri” bölümüne; bandrollü/kodlanmış etiketli (bira dahil) ithal alkollü içki ürünlerine ilişkin bilgileri ise “Bandrollü Ürün Bilgileri” bölümüne gireceklerdir.


          İthal tütün mamullerine ilişkin bandrol bilgilerini (Ek-9) bildirimindeki “Bandrol Bilgileri” bölümüne; ithal tütün mamullerine ilişkin stok bilgilerini ise bu bildirim formundaki “Bandrollü Ürün Bilgileri” bölümüne gireceklerdir.


          c) Aynı mükellefin üretim ve ithalatı birlikte yapması durumunda; alkollü içki üretimine ilişkin bandrol ve bandrollü ürün bilgilerini (3A) beyannamesi ekinde, tütün mamulü üretimine ilişkin bandrol ve bandrollü ürün bilgilerini ise (3B) beyannamesi ekinde vermesi gerekirken; alkollü içki ithalatına ilişkin bandrol ve bandrollü ürün bilgilerini (Ek-8) bildirim formuyla, tütün mamulü ithalatına ilişkin bandrol ve bandrollü ürün bilgilerini ise (Ek-9) bildirim formuyla bildirmesi gerekmektedir.

28 Ocak 2011 Cuma

Sigortalıların Emeklilik Yaşları

Halihazırda, 5510 sayılı SGK'nun 4. maddesi (a) fıkrası kapsamında çalışan sigortalıların emeklilik yaşlarını belirleyen üç tarih sözkonusudur.
Bu tarihlerden birincisi; (yaş sınırı olmadan kadınların 20,erkeklerin 25 yılda emekli olabildiği) eski sistemi değiştiren kanunun çıkış tarihi olan 08.09.1999’dur.

İkinci olarak; yaş şartlarının yumuşatıldığı yasal düzenlemenin yapıldığı 23.05.2002.

Üçüncü olarak ; yürürlükteki 5510 sayılı Sosyal Güvenlik yasasında emekliliği 65 yaşa çıkartan düzenlemenin yapıldığı   01.05.2008 tarihi.

İlk kez 08.09.1999 tarihinden önce sigortalı olanlar kademeli bir geçiş sistemine tabi tutulmuştur.Sözkonusu kademeli geçiş sistemi sigortalıların 23.05.2002 tarihi itibarıyla mevcut sigortalılık süresine göre düzenlenmiştir.23.05.2002 Tarihi itibarıyla sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ile sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu tarihten önce uygulanan hükümlere göre işlem yapılmaktadır.

  08.09.1999 tarihinden önce sigortalı olmuş erkeklerin emeklilik şartları aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir:























































































































ERKEKLERİN

1.ŞART

2.ŞART

3.ŞART

İlk sigortalılık tarihi

GeçmesiGereken Sigortalılık süresi

Tamamlanması Gereken Yaş

Tamamlanması Gereken Prim günü

08.09.1976  ve daha öncesi

25

Yok

5000

09.09.1976-23.05.1979 arasında

25

44

5000

24.05.1979-23.11.1980 arasında

25

45

5000

24.11.1980-23.05.1982 arasında

25

46

5075

24.05.1982-23.11.1983 arasında

25

47

5150

24.11.1983-23.05.1985 arasında

25

48

5225

24.05.1985-23.11.1986 arasında

25

49

5300

24.11.1986-23.05.1988 arasında

25

50

5375

24.05.1988-23.11.1989 arasında

25

51

5450

24.11.1989-23.05.1991 arasında

25

52

5525

24.05.1991-23.11.1992 arasında

25

53

5600

24.11.1992-23.05.1994 arasında

25

54

5675

24.05.1994-23.11.1995 arasında

25

55

5750

24.11.1995-23.05.1997 arasında

25

56

5825

24.05.1997-23.11.1998 arasında

25

57

5900

24.11.1998-08.09.1999 arasında

25

58

5975

09.09.1999-30.04.2008 arasında

-

60

7000


 
Tabloya göre,mesela; 10.02.1989 tarihinde ilk kez sigorta primi yatan erkek sigortalı  25 yıl sigortalılık süresini tamamladığı 10.02.2014 tarihi itibarıyla 5450 gün primi tamamladığı ve yaşı 51'i doldurduğu taktirde emekli olabilir.Şayet diğer iki koşulu yerine getirmesine rağmen yaşı 51 olmamışsa,yaşı 51 olana dek beklemek durumundadır.Ancak,emekli maaşını haketmemiş olmasına karşın,25 yıl sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamladığı için  çalıştığı işyerinden kıdem tazminatını talep edip ayrılabilir. 

09.09.1999 Tarihinden sonra (01.05.2008 tarihine kadar) ilk kez sigortalı olanlar 60 yaş ve 7000 prim gününü tamamlamaları halinde emekli olabilecektir.

-08.09.1999-  30.04.2008 Tarihleri arasında sigortalı işe başlayan erkekler:
 
İlk kez 08.09.1999 ve sonrasında sigortalı olan  erkeklerin emekli olabilmeleri için 60 yaşını tamamlamış ve en az 7000 gün prim ödemiş olmaları gerekir. 25 Yıllık  sigortalılık süresi koşulu kaldırılmıştır.

-01.05.2008 Tarihinden sonra sigortalı işe başlayan erkekler:


7200 Prim gününü 31.12.2035 tarihine kadar tamamlayan erkek sigortalılar 60 yaşında emekli olabilecektir.Bu tarihe kadar  prim ve yaş şartını tamamlayamayanlar aşağıdaki tabloya göre kademeli geçişe tabi tutulmuştur.


































































































































KADINLARIN

1.ŞART

2.ŞART

3.ŞART

İlk sigortalılık tarihi

Geçmesi gereken sigortalılık süresi

Tamamlanması Gereken Yaş

Tamamlanması Gereken Prim günü

01.04.1981 öncesi ise

20

Yok

5000

01.04.1981-08.09.1981 arasında

20

38

5000

09.09.1981-23.05.1984 arasında

20

40

5000

24.05.1984-23.05.1985 arasında

20

41

5000

24.05.1985-23.05.1986 arasında

20

42

5075

24.05.1986-23.05.1987 arasında

20

43

5150

24.05.1987-23.05.1988 arasında

20

44

5225

24.05.1988-23.05.1989 arasında

20

45

5300

24.05.1989-23.05.1991 arasında

20

46

5375

24.05.1990-23.05.1991 arasında

20

47

5450

24.05.1991-23.05.1992 arasında

20

48

5525

24.05.1992-23.05.1993 arasında

20

49

5600

24.05.1993-23.05.1994 arasında

20

50

5675

24.05.1994-23.05.1995 arasında

20

51

5750

24.05.1995-23.05.1996 arasında

20

52

5825

24.05.1996-23.05.1997 arasında

20

53

5900

24.05.1997-23.05.1998 arasında

20

54

5975

24.05.1998-23.05.1999 arasında

20

55

5975

24.05.1999-08.09.1999 arasında

20

56

5975


     

-08.09.1999- 30.04.2008 Tarihleri arasında sigortalı işe başlamış kadınlar: 
 
İlk kez 08.09.1999 günü ve sonrası sigortalı işe başlayan kadınların  emekli olabilmeleri için 58 yaşını tamamlamış ve en az 7000 gün prim ödemiş olmaları gerekir. 08.09.1999 Tarihinden  sonra sigortalı işe başlayan kadınlar için 20 yıllık sigortalılık süresi şartı kaldırılmıştır.
 


-01.05.2008 Tarihinden sonra sigortalı işe girmiş kadınlar:

 

7200 Prim gününü 31.12.2035 tarihine kadar tamamlayan kadınlar 58 yaşında emekli olabilecektir.Daha sonrası için yaşa göre emeklilik tarihleri ise şu şekildedir:

  01.01.2036 ila 31.12.2037 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 59 yaş

  01.01.2038 ila 31.12.2039 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 60 yaş

  01.01.2040 ila 31.12.2041 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 61 yaş

  01.01.2042 ila 31.12.2043 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 62 yaş

  01.01.2044 ila 31.12.2045 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 63 yaş

  01.01.2046 ila 31.12.2047 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 64 yaş

 01.01.2048 Tarihinden itibaren 7200 gün primi tamamlayanlar ise 65 yaşında emekli olabilecektir.




  01.01.2036 ila 31.12.2037 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 61 yaş
  01.01.2038 ila 31.12.2039 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 62 yaş
  01.01.2040 ila 31.12.2041 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 63 yaş
  01.01.2042 ila 31.12.2043 tarihleri arasında 7200 gün primi tamamlayanlar 64 yaş
 01.01.2044 ila 31.12.2045 tarihleri arasında ve sonrasında 7200 gün primi tamamlayanlar 65 yaşında emekli olabilecektir.
  
    -08.09.1999 Tarihinden önce sigortalı olarak işe başlamış kadınların  emeklilik çizelgesi:

27 Ocak 2011 Perşembe

Gümrük Müsteşarlığının 21.01.2011 tarihli ve 2011/5 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’na ilişkin Genelgesi

Gümrük Müsteşarlığının 21.01.2011 tarihli ve 2011/5 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu’na ilişkin genelgesi yayımlanmıştır. Söz konusu genelgede KKDF kesintisine ilişkin uygulamaya yönelik açıklamalar ve KKDF ile ilgili yapılacak ithalatlarda uyulması gereken hususlar aşağıdaki şekilde belirtilmiştir.


Bilindiği üzere, 12/05/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kararnameye ilişkin Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 Sıra No.lu Tebliğde, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatların kaynak kullanımını destekleme fonu (K.K.D.F) kesintisine tabi olduğu hükme bağlanmaktadır. Bedelin ithalden önce ödendiği uluslararası ticarette kullanılan ödeme şekillerinden "peşin", "akreditifli" ve "vesaik mukabili" ödeme şekilleri ise K.K.D.F kesintisine tabi olmamaktadır.


K.K.D.F kesintisine tabi olmayan ödeme şekillerine göre gerçekleştirilen ithalatta mal bedelinin, proforma fatura veya kesin satış faturası tarihine bakılmaksızın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden önce (bu tarih dahil) ilgili bankaya yatırılması ve ilgili banka tarafından da bu bedelin ihracatçıya transferinin en geç iki is günü içinde tamamlamış olması gerekmektedir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 22. Maddesi, "Bu Kararla bu Karara ek olarak yayımlanacak kararlarda ve bunlara ilişkin tebliğlerde belirtilen, hak doğurucu ve hak düşürücü ve uyulmaması aykırılık oluşturan sürelerin hesaplanmasında, işlemin yapıldığı gün hesaba katılmaz. Ancak, hesaplanacak sürelerin son günü resmi tatile rastlarsa, süreler resmi tatili izleyen ilk is gününün çalışma saati sonunda biter." hükmünü amir olup, bahsi geçen iki günlük sürenin hesaplanmasında bu hükmün dikkate alınması gerekmektedir.


Ayrıca K.K.D.F kesintisi doğup doğmadığı hususunun gümrük idarelerince değerlendirilebilmesi için, yükümlünün mal bedelini tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde bankaya yatırdığını transfer bildirim formu/banka yazısı ile gümrük idarelerine tevsik etmesi gerekmektedir.


Diğer taraftan, mal bedelinin banka tarafından gümrük beyannamesinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde ihracatçıya transfer edilmiş olması halinde, iki is günü valör süresi asılmış olsa bile K.K.D.F kesintisi yapılmaması gerekmektedir.


Söz konusu genelge yukarda belirtilen hususlara ilave olarak, serbest bölgelerden yapılan ithalat işlemleri ile antrepolarda veya geçici depolama yerlerinde yapılan eşya devirlerinde KKDF kesintisi ile ilgili olarak uygulamaya ilişkin  aşağıda belirtildiği şekilde işlem ifa edilecektir.


Türkiye'de yerleşik firmaların serbest bölgelerde faaliyette bulunan şubelerinden yaptıkları ithalat işlemlerinde peşin bir ödemeden söz edilebilmesi ve K.K.D.F kesintisi doğmaması için; gerek merkez firma tarafından şubesine yapılacak transferin, gerekse serbest bölgede faaliyette bulunan şubenin asıl ihracatçıya yapacağı ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (veya bu tarihte) tamamlanmış olması ve ödeme sekline göre Döviz Satım Belgesi, Türk Parası Transfer Belgesi veya ithalat bedelinin döviz tevdiat hesabından ödendiğine dair bankaca verilen bir yazı ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi gerekmektedir.


Gönderici firmaya herhangi bir ödeme yapılmadan, antrepoda veya geçici depolama yerinde devredilen eşya ile ilgili olarak K.K.D.F kesintisi doğmaması için; gerek devreden tarafından gönderici firmaya yapılacak transferin, gerekse eşyayı devralanın devredene yapacağı transferin, satıcı veya göndericisi belli alıcısı emre olan eşyada ise alıcının satıcıya veya göndericiye yapacağı transferin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (veya bu tarihte) tamamlanmış olması ve bu durumun ilgili gümrük idarelerine ibraz edilecek belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.


Diğer taraftan, serbest bölgede faaliyette bulunan şubenin üretim faaliyetinde bulunuyor olmasının veya ithalata konu malların serbest bölgede Türkiye'deki ithalatçının şubesi olmayan diğer firmalarca muvazaalı olarak el değiştirmesinin KKDF kesintisi yapılmasını engellemeyeceği açıktır.

2011 Yılında Vergiden Müstesna Yurt İçi Gündelik Tutarı ve Yurt Dışı Gündelik Tutarları

31.12.2010 tarih ve 27802 sayılı 1.Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 2011 yılı Mali Bütçe Kanununun eki H cetveli ile yurt içi gündelik tutarları belirlenmiştir. Ayrıca 05.01.2011 tarih ve 27806 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/1241 sayılı BKK ile 01.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere devlet memuru aylık katsayıları ve taban aylık katsayıları yeniden belirlenmiştir. Buna göre 01.01.2011 – 30.06.2011 tarihleri 2011 yılı Merkezi Bütçe Kanununun eki H cetveli ile Başbakanlık Müsteşarına 2011 yılının ilk altı dönemi için 41,00 TL gündelik tutarı belirlenmiştir. Buna göre; 01.01.2011 – 30.06.2011 döneminde personele yurt içi seyahatler sebebiyle ödenen harcırah gündeliğinin 41,00 TL’si gelir vergisinden istisna edilmiştir. H cetvelinde yer alan vergi dilimlerine karşılık gelen yurt içi gündelik tutarları aşağıda yer almaktadır.


          1-Yurt İçi Gündelik Tutarları:


          Brüt Aylık Tutarı                                   GV İstisna Gündelik Tutarı


          1.415,12 ve fazlası                                           41,00 TL


          1.403,97 – 1415,11 TL                                     34,50 TL


          1.267,67 – 1.403,96 TL                                    31,50 TL


          1.094,20 – 1.267,66 TL                                    29,00 TL


          883,25 - 1.094,19                                             26,50 TL


          883,24 ve daha aşağısı                         25,50 TL


          2-Yurt Dışı Gündelik Tutarları:






























 

Gelir Grubu
Gelir Dilimleri TL (Brüt Aylık Tutar)
I. Grup1.415,12 ve fazlası
II. Grup1.403,97 – 1415,11 TL          
III. Grup1.236,70 – 1.403,96 TL
IV. Grup   883,25 – 1.236,69 TL
V. Grup   883,24 ve aşağısı

01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanacak olan gelir vergisinden istisna edilen yurt dışı gündelik tutarlarına karşılık gelen gelir dilimleri ve yurt dışı gündelik tutarları aşağıdaki gibidir.


Yurt Dışı Gündelik Tutarları






















































































































































































































Ülkeler / Para birimiI. GrupII. GrupIII. GrupIV. GrupV. Grup
ABD (ABD Doları)18214611711093
Almanya (Euro)1641311059983
Avustralya (Avustralya Doları)283227181171143
Avusturya (Euro)16613210610084
Belçika (Euro)1611281039781
Danimarka (Danimarka Kronu)1.238988791746627
Finlandiya (Euro)148119959074
Fransa (Euro)1601271029681
Hollanda (Euro)1561251009480
İngiltere (Sterlin)11591746959
İrlanda (Euro)155124999478
İspanya (Euro)1581261019580
İsveç (İsveç Kronu)1.3591.085867819687
İsviçre (İsviçre Frangı)283226181171143
İtalya (Euro)152122989277
Japonya (Japon Yeni)31.40525.12720.11818.90115.914
Kanada (Kanada Doları)244195156147125
Kuveyt (Kuveyt Dinarı)5040333125
Lüksemburg (Euro)1611281039782
Norveç (Norveç Kronu)1.193952762719604
Portekiz (Euro)155124999378
Suudi Arabistan (Suudi Arabistan Riyali)617492395372313
Yunanistan (Euro)1581261019580
Diğer AB Ülkeleri (Euro)127101817665
Diğer Ülkeler (ABD Doları)1571251009580

 


 


 

21 Ocak 2011 Cuma

2010 Yılı Değerlemelerine Esas Alınacak Dönem Sonu Kurlarına İlişkin Yayımlanan 404 Seri Numaralı VUK Genel Tebliği

2010 Yılı Değerlemelerine Esas Alınacak Dönem Sonu Kurlarına İlişkin Yayımlanan 404 Seri Numaralı VUK Genel Tebliği


 Bilindiği ve 130 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 217 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği üzere değerleme günü itibariyle Bakanlıkça kur ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurların esas alınması gerekmektedir. Bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kurunun (bulunmaması halinde döviz alış kurunun), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kurunun uygulanacağı tabiidir.


Ancak, vergi uygulamaları açısından, bankaların 31/12/2010 tarihi itibariyle yapacakları değerleme sırasında bu Tebliğ ile belirlenen kurlar yerine, T.C. Merkez Bankasınca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları gerekmektedir.


03.01.2011 tarih ve 2011/002 sayılı sirkülerimiz ile 31.12.2010 tarihi itibari ile dönem sonu ve 2010 yılı dördüncü geçici vergi döneminde kullanılacak T. C. Merkez Bankası kurları liste halinde sizlere duyurulmuştu. ( 31.12.2010 tarih ve 27802 Sayılı Resmi Gazete )


Bu defa 20.01.2011 tarih ve 27821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 404 seri numaralı VUK genel tebliği ile; borsada rayici olmayan yabancı paraların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince 2010 yılı için yapılacak değerlemelerine esas olmak üzere, aynı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan hükümlere dayanılarak tespit olunan kurlar aşağıda yer almakta olup borsada rayici olmayan yabancı paraların ve bu paralarla olan senetli ve senetsiz alacak ve borçların değerlemesinde 2010 yılı sonu itibariyle aşağıdaki kurlar uygulanacaktır.





















































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































SIRA NO



DÖVİZLER


KUR(TL) 
11 Amerikan Doları 1.5460 
21 Arjantin Pesosu 0.39069 
31 Arnavutluk Leki 0.01488 
41 Avustralya Doları 1.5685 
51 Azerbaycan Yeni Manatı 1.9425 
61 B.A.E. Dirhemi 0.42295 
71 Bahama Doları 1.5535 
81 Bahreyn Dinarı 4.1207 
91 Bangladeş Takası 0.02201 
101 Barbados Doları 0.78065 
111 Belarus Rublesi 0.00052 
121 Bolivya Boliviyanosu 0.22161 
131 Botsvana Pulası 0.24040 
141 Brezilya Reali 0.93191 
151 Bulgar Levası 1.0390 
161 Burundi Frangı 0.00126 
171 Cezayir Dinarı 0.02089 
181 Çek Korunası 0.08175 
191 Çin Yuan Renminbisi 0.23529 
201 Danimarka Kronu 0.27489 
211 Dominik Pesosu 0.04179 
221 Endonezya Rupisi 0.00017 
231 Estonya Kronu 0.13181 
241 Etiyopya Birri 0.09344 
251 Fas Dirhemi 0.18482 
261 Filipin Pesosu 0.03548 
271 Gana Yeni Sedisi 1.0438 
281 Guatemala Quetzali 0.19385 
291 Guyana Doları 0.00760 
301 Güney Afrika Randı 0.23419 
311 Güney Kore Wonu 0.00137 
321 Haiti Gourdesi 0.03908 
331 Hırvatistan Kunası 0.27931 
341 Hindistan Rupisi 0.03457 
351 Honduras Lempirası 0.08222 
361 Hong Kong Doları 0.19962 
371 Irak Dinarı 0.00133 
38100 İran Riyali 0.01481 
391 İngiliz Sterlini 2.3886 
401 İsveç Kronu 0.22619 
411 İsviçre Frangı 1.6438 
421 İzlanda Kronu 0.01342 
43100 Japon Yeni 1.8933 
441 Kanada Doları 1.5467 
451 Katar Riyali 0.42670 
461 Kazakistan Tengesi 0.01054 
471 Kolombiya Pesosu 0.00081 
481 Kosta Rika Kolonu 0.00303 
491 Kuveyt Dinarı 5.4430 
501 Laos Yeni Kipi 0.00019 
511 Latviya Latsı 2.9073 
521 Lesotho Lotisi 0.23423 
531 Liberya Doları 0.02173 
541 Libya Dinarı 1.2388 
551 Litvanya Litası 0.59734 
561 Lübnan Lirası 0.00104 
571 Macar Forinti 0.00738 
581 Malezya Ringgiti 0.50381 
591 Makedonya Dinarı 0.03315 
601 Meksika Pesosu 0.12559 
611 Mısır Lirası 0.26761 
621 Moldova Leyi 0.12775 
631 Nepal Rupisi 0.02160 
641 Nijerya Nayrası 0.01020 
651 Nikaragua Kordobası 0.07100 
661 Norveç Kronu 0.26166 
671 Özbekistan Somu 0.00095 
681 Pakistan Rupisi 0.01813 
691 Panama Balboası 1.5535 
701 Paraguay Guaranisi 0.00033 
711 Peru Yeni Solu 0.55393 
721 Polonya Zlotisi 0.52001 
731 Rumen Leyi 0.47341 
741 Rus Rublesi 0.05023 
751 Sırbistan Dinarı 0.01948 
761 Singapur Doları 1.2038 
771 Somali Şilini 0.00097 
781 Srilanka Rupisi 0.01400 
791 Sudan Dinarı 0.62035 
801 Suriye Lirası 0.03314 
811 Suudi Arabistan Riyalı 0.41349 
821 Şili Pesosu 0.00331 
831 Tayland Bahtı 0.05153 
841 Tayvan Doları 0.05347 
851 Tunus Dinarı 1.0761 
861 Ukrayna Hryvnası 0.19498 
871 Uruguay Pesosu 0.07807 
881 Umman Riyali 4.0351 
891 Ürdün Dinarı 2.1936 
901 Venezuella Bolivarı Fuerte 0.36173 
911 Yemen Riyali 0.00723 
921 Yeni İsrail Şekeli 0.43730 
931 Yeni Zelanda Doları 1.1991 
941 Zambiya Kvaçası 0.00032 
951 Euro 2.0491 

SIRA NO


EFEKTİFLERKUR(TL)
   
11 ABD Doları 1.5449
21 Avustralya Doları 1.5613
31 Danimarka Kronu 0.27470
41 İngiliz Sterlini 2.3869
51 İsveç Kronu 0.22603
61 İsviçre Frangı 1.6413
7100 Japon Yeni 1.8863
81 Kanada Doları 1.5410
91 Kuveyt Dinarı 5.3614
101 Norveç Kronu 0.26148
111 Suudi Arabistan Riyali 0.41039
121 Euro 2.0477