Araştırma Teknikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Araştırma Teknikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2011 Cumartesi

Manhattan Projesi ve Proje Yönetimi

Hitlerin Almanya’sından kaçan ünlü fizikçiler Almanya’nın atom bombası üzerinde çalıştığını duyunca Einstein ile birlikte dönemin Amerikan başkanına mektup yazdılar.  Mektupta atom bombasının Almanlardan önce bitirilmemesi durumunda,  Amerika’nın da sonunun gelebileceğini söylediler.  Manhattan projesi bu talebin üzerine başkan seviyesinde takip edilen, dünyanın en pahalı ve en büyük projelerinden biri olarak başladı.  Projenin başında ünlü bir fizikçi ve bir genaral vardı. Proje 130.000 bin çalışanı ile ülkenin bir çok eyaletinde eş zamanlı başladı ve devam etti.  Bu proje uzun ve yoğun uğraşlar sonunda bitirildi. Almanlar proje çalışmalarına hala devam ediyorlardı ve Amerika da bu projenin başladığından bile haberleri yoktu.


Proje sonunda bombaların yapımı biter bitmez uçağa yerleştirildi. Uçağı Pilot Albay Paul Tibbets kullanacak, Japonya semalarına geldiğinde atom bombalarını bırakacak ve tarihe geçecekti. Uçağına, ne gariptir ki annesinin adını vermişti. Öyle sanıyorum ki 100 binlerce sivilin ölümüne rağmen tarihte annesinin adıyla birlikte yaşamak istiyordu.  Bombaları birer birer bıraktı.. Ardına bakınca gördükleri tüylerini ürtpertti.


Manhattan Projesi, sonuçta insanlık tarihinin en büyük ayıplarından birini üretmiş olsa da çok başarılı bir proje olarak proje yönetimi derslerinde yerini aldı. Dağıtık bir coğrafyada , 130 bin kişiyle böyle zor bir projenin başarıyla tamamlanması çok zordu. Bir projenin zamanında ve başarılı bir şekilde sonuçlanması için,  kritik yol adı verilen yol üzerindeki tüm görevlerin, zamanında ve planlandığı şekilde yerine getirilmesi gerekir. Bunun için daha başlangıçta tüm risklerin önceden planlanmış ve gerekli olanlar için önleyici aksiyonların  belirlenmesi gerekir . 130 bin insanın çalıştığı bir projede bunu başarabilmek proje yöneticileri için olağanüstü bir başarı olsa gerek.


Sonuç olarak,  15 er gün arayla bırakılan iki atom bombası dünyayı hayrete düşürecek ve bir dünya savaşına son verdi. Proje yönetimi bu açıdan şirketin,ülkenin,dünyanın velhasıl insanlığın kaderini değiştirebilir. Üzerinde düşünülüp, planlanıp,  üzerinde titizlikle çalışılan her türlü proje başarılabilir. İster iyi ister kötü şeyler üretsin…

7 Ocak 2011 Cuma

Örgüt Kavramı ve Özellikleri

1.1. ÖRGÜT TANIMI VE ANLAMI


Örgüt kavramını çok değişik şekillerde tanımlamak mümkündür. Bu tanımların daha iyi anlaşılması açısından örgütleme, örgüt dizaynı gibi kavramlardan bahsetmek gerekir.


Örgütleme, örgüt yapısını oluşturmak için gerekli faaliyetler sürecini ifade etmektedir. Bu, yönetim fonksiyonlarından da bilindiği gibi faaliyetleri gruplamak, bu grupları örgütsel olarak kademe ve mevki haline getirmek, bu mevkilere uygun işgörenleri atamak safhalarını içerir.


Örgüt dizaynı ise bir örgütün yapısını oluşturan başlıca ilişkilerin şeklini ve niteliğini gösterir. Bir örgütün dizaynı sırasında başlıca ele alınacak unsurlar şunlardır. [1]


· İşletmeyi amaçlarına ulaştıracak işlerin belirlenmesi


· İşletmedeki temel işbölümünün kararlaştırılması


· İşbölümü içinde yer alacak organların belirlenmesi


· Organlar arası yetki ve iş ilişkilerinin belirlenmesi


· Temel koordinasyon mekanizmasının belirlenmesi


· Örgüt şema ve kılavuzlarının hazırlanması


Bahsettiğimiz örgütleme ve örgüt dizaynı sürecinden sonra ortaya çıkan yapıya örgüt adı verilir. Burada ortaya çıkan örgüt yapısı biçimsel örgüt yapısıdır. Bu yapı örgütü dizayn edenin tercih ve seçimlerine dayandığı için bu adı almaktadır. Örgüt şeması da bu formel yapının şematik olarak ifade edilmiş şeklidir. Örgüt yapısını oluşturan birimlerin yetki-sorumluluk dağılımları, birbirleriyle olan ilişkileri ise organizasyon el kitaplarında yer alır.


Bunun dışında işletmelerde kendiliğinden gelişen ve kişilerin birbiriyle kurdukları iş içi ve iş dışı ilişkiler sonucu ortaya çıkan bir yapı vardır ki buna da informel(biçimsel olmayan) yapı adı verilir. İnformel ve formel yapılar uyumlaştırıldığı zaman birbirini tamamlayıcı ve etkinliği artırıcı bir yapı kazanırlar. Biçimsel ilişkilerinde ortaya çıkmasıyla örgütün mekanik yanından daha da ağır basan sosyal yanı ortaya çıkar. Örgütü oluşturan kişilerin kişisel anlayışları, amaçları ve değer yargıları diğer tüm özellikleri aynı olsa bile bir örgütü diğer bir örgütten ayırır. Her organizasyondaki bu farklı havaya örgüt kültürü adı verilir.


Örgüte ilişkin bu tanımlardan sonra örgüte ilişkin yapılmış olan tanımlara geçebiliriz.


‘’Örgüt, belli amaçlara ulaşmak için bir insan grubunun çabalarını düzenleştirmeye yarayan belirli yapı, kural ve süreçlerin bütünüdür.’’[2]


‘’Örgüt, belirli amaçlar doğrultusunda kişilerin gayretlerini birleştirdikleri yapılandırılmış bir süreçtir.’’


‘’Örgüt, insan, iş, teknoloji faktörlerini birleştiren bir sistemdir. ‘’


‘’Örgüt, bir işletmedeki işleri, mevkileri, işgörenleri ve aralarındaki haberleşme ve otorite ilişkilerini gösteren bir yapıdır.’’


‘’Örgüt, teknik ve sosyal faktörlerle ilgili bir düzenlemedir.’’[3]


Bu tanımlardan sonra organizasyon yapılarını oluşturan temel unsurları açıklayabiliriz.


1.2. ÖRGÜT YAPISINI BELİRLEYEN UNSURLAR


Bir örgütün yapısı oluşturulmak istendiği zaman örgütü karakterize eden birtakım unsurlar üzerinde durmak gerekir. Bu unsurlardan başlıcaları şunlardır.


a-)Amaç:Her örgüt ulaşmak istediği amaçlara ve bu amaçlarla ulaştıracak faaliyetlere göre farklı bir yapıda dizayn edilir. Örneğin rutin işlerin yapıldığı örgütler klasik yapıya göre dizayn edilirken, değişken işlerin yapıldığı örgütler organik yapıda dizayn edilir. Bu örnekten de anlaşılacağı üzere bu unsur organizasyon amaçlarını gerçekleştirmek için yapılacak iş ve faaliyetlerin nitelikleriyle ilgilidir.


b-)İş bölümü ve uzmanlık derecesi: Bilindiği gibi uzmanlaşma belli bir işin çok küçük parçalar ayrılarak her görevi bir kişinin sürekli olarak yapması anlamındadır. Organizasyondaki bölümlerde ne derece uzmanlaşmaya gidileceği organizasyon yapısı direk olarak etkileyecektir. Örneğin klasik teori işlerin nasıl yapılacağını belirlemiş ve kişilerin bu belirlenen doğrultuda davranmasını istemiştir. Diğer taraftan sosyo-teknik sistem anlayışına göre organizasyonda etkinliğin artması işlerin ve kişilerin birlikte ele alınması ile sağlanabilir.


c-)Formalleşme Derecesi: Formalleşme derecesi işlerin yapılması sırasında belirlenmiş olan yöntem ve ilkelerin ne derecede uygulandığını ifade eder. Şayet işlerin nerede,ne zaman, kim tarafından yapılacağı tam ve ayrıntılı olarak belliyse ve bunlara uymak zorunlu ise formalleşme derecesi yüksek demektir.


d-)Denetim Alanı: Örgütte bir üste bağlı olması gereken ast sayısı ile ilgili bir unsurdur. Çeşitli yazarlar bir yöneticinin denetim alanını sınırlayan kişilerin adedi üzerinde farklı görüşler öne sürmüşler ancak bir üste bağlı ast sayısının genellikle 3 ile 10 arasında değiştiği fikrinde birleşmişlerdir. [4]


e-)Örgütteki Kademe Sayısı: Bu faktör kontrol alanı unsurunun uygulaması sonucu ortaya çıkar ve örgütün basık veya sivri olmasını etkiler. Basık yapıda haberleşme hızlı sağlanırken, sivri yapıda daha fazla personele ihtiyaç duyulur.


f-)Merkezileşme Derecesi: Merkezileşme derecesi, organizasyonda kararların hangi kademedeki çalışanlar tarafından verildiğini gösterir. Şayet kararlar üst yönetim tarafından veriliyorsa merkeziyetçi, alt kademeye doğru kaydırılmışsa ademi-merkeziyetçi bir yapıdan söz edilir.


g-)Çapraşıklık Derecesi: Örgütteki dikey ve yatay yayılma derecesini ifade eder. Çapraşıklık derecesinin artması koordinasyon, iletişim, haberleşme ve kontrol açısından birtakım sorunları da ortaya çıkarır.


h-)Departmanlaşma: Departmanlaşma işletmelerde yapılacak olan faaliyetler, bu faaliyetlerin bir araya getirilmesi ile görevler ve sırasıyla işler, pozisyonlar ve bölümler ile ilgili bir unsurdur. Bu bölümlerin oluşumu sırasında dikkat edilecek ilkeler ve kriterler departmanlaşmayı etkiler. Bu kriter ve ilkelere bölümlere ayırma kısmında değinilecektir.


ı-)Emir- Komuta ve Kurmay Organların Oluşturulması: Emir-Komuta ve kurmay organı olarak görev yapacak birimlerin aralarındaki ilişkilerin belirlenmesi de bir diğer önemli unsurdur. Şayet bu konunun üzerinde durulmazsa ileride organizasyon da sorunlar çıkma olasılığı büyüktür.


i-)Haberleşme Kanalı ve Şekli: Haberleşme ilişkilerinin çeşidi ve niteliği de organizasyonun yapısını etkileyen bir unsurdur.


Yukarıda bahsettiğimiz unsurlar her yönetici tarafından içinde bulunulan ortamın özelliklerine göre değerlendirilir ve bu unsurların yansımasına göre organizasyon yapısı ortaya çıkar.


[1] İsmail EFİL,İşletmelerde Yönetim ve Organizasyon,U.Ü. Güçlendirme Vakfı, Bursa, 1996,s.184


[2]Güngör ONAL, İşletme Yönetimi ve Organizasyonu,Türkmen Kitabevi, İstanbul,1998,s.51


[3] Tamer KOÇEL, İşletme Yöneticiliği, Beta Yayınları, İstanbul, 1999,s.117


[4] Hayri ÜLGEN,İşletmelerde Organizasyon İlkeleri ve Uygulaması, İ.Ü. İşletme Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1993,s.55