BİLİŞİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİLİŞİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2011 Pazar

İnşallah Sirayet Etmez

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ortadoğudaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, "bulaşıcı etkisi var, inşallah Türkiye'ye sirayet etmez" dedi.

Bahçeli ile Grup Başkanvekili Oktay Vural, MHP Aydın İl Başkanı Hasan Muti'yi ziyaret etti.

Ziyarette gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, dün Aydın'da bulunan Bakan Şimşek'in, Türk ekonomisinin çok iyi durumda olduğunu söylediğini ifade eden gazetecinin, konuya ilişkin düşüncesini sorması üzerine şunları kaydetti:

"Sayın Maliye Bakanı olsun, Sayın Başbakan olsun Türk ekonomisini, olduğundan çok daha iyimser topluma takdim gayretindeler. Gerçekler bu değil. Aydın'da yaşayan, işsizlik altında kalan, evine AŞ götüremeyen, emekli, dul, yetim, kimsesiz herhalde bu sözleri duyunca, 'Ya ben bu ülkede yaşamıyorum ya Maliye Bakanı yalan konuşuyor' der. Türkiye'nin gerçeği, Maliye Bakanı'nın söylediği gibi değil."

Bahçeli, Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin soruya karşılık ise "Yakından takip ediyorum. Bulaşıcı etkisi var, inşallah Türkiye'ye sirayet etmez" dedi. - AYDIN

El Kaide'den Direniş Çağrısı

Arap Yarımadası'ndaki El Kaide örgütü, Arap ülkelerindeki halkları yönetimlere karşı direnmeye çağırdı.

İnternetteki İslamcı siteleri izleyen SITA adlı Amerikan kuruluşunun verdiği bilgiye göre, merkeziYemen'de olan örgüt, Arap dünyasına yönelik çağrısında, mevcut yönetimlerin devrilerek yerine şeriata dayalı yönetimlerin kurulmasını istedi.

Arap Yarımadası'ndaki El Kaide'nin eski Guantanamo tutuklusu İbrahim El Rubeyş'in sesiyle yayımladığı mesajda, Tunus'ta Zeynelabidin Bin Ali'nin iktidardan uzaklaştırılmasından duyulan memnuniyet dile getirilirken, bu ülkede bir şeriat yönetiminin kurulmaması halinde yeni kargaşanın olacağı öne sürüldü.

-GÖSTERİCİLERE POLİS GAZLA MÜDAHALE ETTİ

Körfez ülkesi Umman'da polis, siyasi reform isteyen göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Görgü tanıklarının verdikleri bilgiye göre, sanayi şehri Sohar'da protestoların ikinci gününde toplanan göstericileri polis kordon altına aldı. Taş atan protestoculara polis, göz yaşartıcı bombayla karşılık verdi.

Güneydeki Salallah kentinde de cuma gününden beri protestocular vilayet yakınında kamp kurmuş durumdalar.

Umman Sultanı Kabus Bin Said, dün siyasi reform çağrıları üzerine kabinesinde revizyon yaparak 6 bakanı değiştirmişti.

Ülkede 19 Şubatta 300 kadar kişinin katıldığı gösteride siyasi reformlar ve ücret artışı talep edilmişti

İşte Erbakan'ın Ölüm Nedeni

Ankara Güven Hastanesi Başhekimi Dr. Tevfik Ali Küçükbaş, eski Başbakanlardan NecmettinErbakan'ın kalp yetmezliği yüzünden hayatını kaybettiğini açıkladı.

Küçükbaş, yaptığı yazılı açıklamada, NecmettinErbakan'ın, 19 Ocak 2011 tarihinde kalp rahatsızlığı sebebiyle hastanelerine yatırıldığını, uygulanan tüm tedavilere rağmen kalp hastalığının ilerlediğini kaydetti.

Küçükbaş, pazar sabahında vücut fonksiyonlarının tam desteğe alınması gerektiğini, tüm yaşam desteklerinin uygulanmasına rağmen saat 11.40'da kroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.

Aziz Milletimizin Başı Sağ Olsun

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın vefatı haberini, "Ömrünü öğrenmeye ve öğretmeye adamış bir siyasetçi ve ilim adamıydı... bir insan olarak bir hoca olarak, bir lider olarak da genç nesillere güzel bir örnek teşkil etti. 'Mekanı cennet olsun, Allah'ın rahmeti üzerine olsun.' diyorum. 'Allah ondan razı olsun." sözleriyle değerlendirdi.

Üsküdar'daki evinden çıkarak 1. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi toplantısına katılmak üzere Haliç Kongre merkezine gelen Başbakan Erdoğan, kapanış konuşması için davet edildiği kürsüde, Erbakan'ın vefat haberine değindi.

Konuşmasına başsağlığı dileğiyle başlayan Erdoğan, şunları söyledi: "Değerli kardeşlerim, bugün sabah saatlerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin 54. Başbakanı, Saadet Partisi'nin Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, hakkın rahmetine yürüdü.

Türkiye'ye çok önemli hizmetler kazandırmış, Türk siyasetinde kendisine mümtaz bir yer edinmiş, ayrıca ömrünü öğrenmeye ve öğretmeye adamış bir siyasetçi ve ilim adamıydı. Şahsıyla, mücadalesiyle, davasıyla, ilkeleriyle olduğu kadar bir insan olarak, bir hoca olarak, bir lider olarak da genç nesillere güzel bir örnek teşkil etti.

'Mekanı cennet olsun, Allah'ın rahmeti üzerine olsun.' diyorum. 'Allah ondan razı olsun.' diyorum. Öğrettikleriyle, aktardıklarıyla, mücadeleci kişiliğiyle her daim kendisini şükranla, minnetle yadedeceğimizi ifade etmek istiyorum. Saadet Partisi camiasının, Türkiye'nin, aziz milletimizin başı sağ olsun' diyor, bir kez daha kendisine Allah'tan rahmet diliyorum." - İSTANBUL

Türkiye'nin İlk İslami Başbakanı Öldü

Bbc, Saadet Partisi Genel Başkanı Erbakan'ın ölümüne ilişkin haberinde Erbakan için "1997 yılında Başbakan iken katı laik Ordu tarafından görevini bırakmaya zorlandı" dedi Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın ölümü dünyada da yankı buldu. Bbc, Erbakan'ın ölümünü, "Türkiye'nin ilk İslami Başbakanı öldü" sözleriyle duyururken,Erbakan için "1997 yılında Başbakan iken katı laikOrdu tarafından görevini bırakmaya zorlandı" değerlendirmesini de yaptı.

İngiliz yayın kurulu Bbc, Necmettin Erbakan'ın ölümünü "Türkiye'nin ilk İslami Başbakanı NecmettinErbakan öldü" sözleriyle duyurdu.

Erbakan'ın 85 yaşında hayatını kaydettiğine dikkat çeken Bbc, "Sayın Erbakan, sadece bir yıl başbakan olarak görev yaptı ve 1997 yılında Türkiye'nin katı laik Ordu tarafından görevini bırakmaya zorlandı" ifadesini kullandı. Haberde şöyle devam edildi:

"İslami Refah Partisi, 1998 yılında yasaklanırken Sayın Erbakan, anayasa ihlali gerekçesiyle beş yıl siyasetten men edildi."

Bbc haberinde "İslami kökleri olan AK Parti hükümetinin de, Refah Partisi'nden meydana çıktığı"na da işaret etti. - Ankara

Kuralları okuyun . edit.

Kuralları okuyun

Samsung YP-Q2 MP3



Samsung YP-Q2'nin örtüsünü kaldırdı. Üstün özellikleriyle Apple Nano'yu avlamaya karar verdiği ise kesin

YP-Q2 dokunmatik kontrollere, 2.4 inçlik bir ekrana ve 16 GB'lık bir depolama alanına sahip olacak.

50 saate kadar Müzik çalma ömrüne sahip olacak ürün, BBC iPlayer'ı destekleyececek. Öncüsü de BBC iPlayer desteği sahibine sahipti.

Fiyatının ne olacağı henüz belli değil. Ürün yılın sonlarına doğru piyasaya sürülecek

MP3 çalarda yepyeni bir form




Creative'in yeni modeli Zen Mozaic, dış tasarımıyla oldukça dikkat çekiyor

Geçtiğimiz Temmuz ayında duyurulan Creative Zen Mozaic,kullanıcılarla buluşmaya başladı. 1.8 inç ekranı olan Creative Mozaic, 36 saat müzik, 5 saat de video oynatabiliyor.

MP3, WAV, WMA, JPEG, BMP formatlarını destekleyebilen Mozaic'in 2.0 USB bağlantısı, dosya transferini daha kolaylaştırırken cihaz kullanımını da kullanışlı hale getiriyor.

Dış tasarımıyla hemen göze çarpan yeni Creative Mozaic'in 2GB'lik modeli 60, 4 GB'lık modeli de 80 dolardan raflarda yerini aldı. Yeni Müzik çaların Türkiye'ye ne zaman geleceği ise henüz belli değil.

iPod'lar güncellendi



Apple'ın popüler MP3 çaları iPod ailesi yenilendi

Firmanın Londra'da düzenlenen ve steve Jobs'un katıldığı bir etkinlikte tanıtılan yeni iPod'ların kapasite ve özellikleri güncellendi.

Müzik çalar pazarında yüzde 73.8'le lider olduklarını açıklayan Jobs, tüm dünyada 20 milyon iPod Touch, 220 milyon iPod sattıklarını belirtti. Bugüne kadar iTunes üzerinden 8.5 milyar şarkı indirildiğini de sözlerine ekleyen Jobs, bu alanda dünyanın bir numarası olduklarını söyledi.

iPod ailesinin en eski üyesi iPod Classic'in kapasitesi 160 GB'a artırılırken fiyatı eskisi gibi 249 dolarda kaldı.

iPod'un Nano modelinin 5. neslinin ekranı 2.2 inç'e çıkarılırken (eskisi 2 inç idi) kamera, FM radyo, sesli mesaj kaydetme özelliği, VoiceOver desteği ve adım sayar gibi özellikler geldi. Ürünün bir diğer ilginç özelliği ise Live Pause. Radyo dinlerken kullanılabilen bu özellik yardımı ile radyo yayını durdurduğunuzda cihaz otomatik olarak kayıt yapmaya başlıyor ve tekrar radyoyu açtığınızda kaldığı yerden dinlemeye devam ediyorsunuz. Nano'nin en garip özelliği ise kamerasının video çekebilirken fotoğraf çekemiyor olması.

Beklentilerin aksine iPod Touch ailesinde kapasite ve Open GL 2.0 desteği dışında bir yenilik yapılmadı. Birçok kullanıcının kamera ekleneceğini beklediği iPod Touch'ta 8, 32 ve 64 GB'lık seçenekler geldi. 8 GB'lik iPod Touch 199, 32 GB'lık 299 ve 64 GB'lık versiyon ise 399 dolar oldu.

Ayrıca Apple'ın online Müzik mağazası iTunes'ta da bazı düzenlemeler yapıldı. 9.0 versiyonu duyurulan iTunes'un ara yüzü geliştirilerken Home Sharing (Ev Paylaşımı) adı verilen bir teknoloji de kullanıma sunuldu. Ayrıca iPhone üzerindeki aplikasyonları yazılım üzerinden düzenleme imkanı da geldi.

Öte yandan bir süredir Beta aşamasında olan iPhone 3.1 işletim sistemi de resmen kullanıma sunuldu.

Twitter’dan daha iyi yararlanın



Twitter “Tweet”leme deneyiminizi daha üste çıkaracak, mikro-blog’lama içim yöntemler.

Haber, Ünlüleri takip edin

Herhalde Twitter’ın bu denli hızla yükselmesindeki en büyük etken servisi kullanan ünlüler. Yurtdışında olduğu gibi, Türkiye’de de birçok ünlü Twitter’ı kullanıyor, bunlardan örneğin Sertab Erener gibi

Trendleri takip edin.

Twitter, çağın kültürel ruhunu takip etmek için önemli bir kaynak, fakat nereden başlamanız gerekiyor? Bu noktalardan biri Twitscoop ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) gibi bir adresten başlamak olabilir. Bu site Twitter üzerinde devam eden diyalogları takip ederek, o anda en çok bahsi geçen ve birbiriyle alakalı tweetleri takip ediyor. Bu siteyle birlikte, Twitterfall ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) sitesini de kendi seçtiğiniz konu başlıkları hakkındaki tweet’leri okumak için kullanabilirsiniz.

Teknolojiyi takip edin

Teknoloji dünyasında neler olup bitiyor, öğrenmek için [Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN] yi takip edin


Etiketler kullanın

Bir kare sembolüyle birlikte etiketler kullanarak yazdığınız tweet’ler, Hashtags ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) veya Twitter’ın kendi arama motoru ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) üzerinde spesifik etiketleri arayan kullanıcılar tarafından bulunmanızı sağlayacaktır. Hashtag olarak adlandırılan bu etiketleme yöntemi, aynı konu üzerinde konuşan diğer Twitter kullanıcıları ile devasa bir diyalog içine girmenizi de sağlar. Mesela #haftasonuneyapmalı gibi bir etiket ile diğer Twitter’cılara hafta sonu ne yapılacağı konusunda tüyolar verebilirsiniz.

Facebook ve Twitter entegrasyonu


İki farklı ortamdan durum güncellemenizi ayrı ayrı yapmak yerine, Twitter ve Facebook’u birbirine entegre ederek zaman kazanabilirsiniz. Neden bu iki popüler sosyal servisi birbiriyle birleştirmeyesiniz ki zaten? Facebook üzerinde Twitter uygulamasını yüklediğinizde ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) Twitter arkadaşlarınızı doğrudan Facebook üzerinden takip edebilir ve yeni tweet’ler gönderebilirsiniz. Uygulama aynı zamanda, Twitter’da yaptığınız bir güncellemeyi doğrudan Facebook durum mesajınız olarak ayarlayabiliyor. Bunun için Twitter’ın Facebook durum mesajını güncellemesine izin vermeniz gerekiyor. Bununla birlikte, Google Takvim servisini kullanıyorsanız, Twitter üzerinde Twittercal ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) kullanarak takviminize erişebilirsiniz.


Ne kadar bağımlı olduğunuzu görün

Twitter’da tam olarak ne kadar vakit geçirdiğinizi öğrenmek istiyorsanız Tweetstats ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) kullanabilirsiniz. Bu akıllı site, tweet’lerinizi arayarak kaç güncelleme yaptığınız, kaçına cevap verdiğiniz, kaçına cevap verildiği ve en aktif saatleriniz gibi istatistikleri ortaya çıkarıyor. Hatta uygulama en sık kullandığınız kelimeleri gösteren bir de “Tweet Bulutu” hazırlıyor. Benzer bir servis olan Follow Cost ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) herhangi bir kullanıcının günde ortalama kaç tweet gönderdiğini göstererek, o kullanıcıyı takip ettiğinizde ne kadar rahatsız(!) olacağınızı önceden bilmenize olanak tanıyor.


Arka plan görüntünüzü iyileştirin

Twitter’ın garip arka plan resmi gösterme şekli profil sayfanızda görüntülenecek arka plan için iyi bir alternatif bulmanızı zorlaştırabilir. Bu soruna çözüm getirmek için başlatılan Twittergallery ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) bir dizi göz alıcı arka plan resmiyle kendinize daha özel bir profil sayfası oluşturmanız için imkan tanıyor. Farklı renkler ve müzik, hayvan, teknoloji gibi farklı kategorilerde dizinlenmiş arka planları ücretsiz olarak kullanabilirsiniz. Servisin alternatiflerini arıyorsanız şayet, TwitBacks ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) adresini ziyaret edebilirsiniz.

Tweet’lerinizi resimlendirin

Eskiler ne derler bilirsiniz: “Bir resim, bin kelimeden etkilidir”. Bu söze, kelimeleriniz 140 karakterle sınırlandırıldığı zaman herhalde daha bir hak vereceksiniz. TwitPic ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) bilgisayarınız veya mobil cihazınızdan ücretsiz olarak yolladığınız fotoğrafları Twitter üzerinde yayınlamanıza olanak tanıyor. Bu servisi Twitter için geliştirilmiş Flickr olarak adlandırabiliriz. TwitPic, gönderdiğiniz resim veya fotoğrafları etiketleme ve kaç defa izlendiğine dair istatistik tutma gibi güzelliklere sahip. TweetDeck gibi birçok Twitter uygulaması, entegre TwitPic desteğine sahip. TwitPic ilginizi yeteri kadar çekmediyse eski dostumuz ImageShack tarafından işletilen Yfrog’u ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) da deneyebilirsiniz.

Sizi takip edenleri izleyin

Bazı uyanık Twitter kullanıcıları, sizi takip etmeye başlayıp, siz de onu takip etmeye başladığınızda sizi takip etmeyi bırakabilirler. Yeni çağın Spammer’ları olarak nitelendirebileceğimiz bu uyanık kitlenin amacı kendilerini takip eden kişi sayısını yükseltmekten öte değil. Qwitter ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) sayesinde sizi takip etmekten vazgeçenleri kullanıcı adı ve e-posta adresinizi vererek, anında öğrenebilirsiniz. Eğer daha fazla kullanıcı tarafından takip edilmek isteniyorsanız, bu uyanıkların yaptığını yapmak yerine kendinizi WeFollow ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) veya twitturk ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) adresine kayıt ettirebilirsiniz.


Hareket halindeyken tweet’leyin

Eğer Twitter bağımlılığınız epik boyutlara ulaştığını düşünüyorsanız, iPhone veya iPod Touch için geliştirilen bir uygulama kullanma vaktiniz gelmiş demektir. TwitterFon ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) bu ihtiyacınızı ücretsiz olarak karşılamanıza olanak tanıyor. Bu sayede nerede olursanız olun, Twitter’dan arkadaşlarınızı beslemeye devam edebilirsiniz. iPhone ve iPod Touch için geliştirilen diğer alternatiflerden bazıları Twitterrific, Tweetle ve TweetStack. Twitterrific’in ücretsiz bir sürümü olmakla birlikte, diğerleri için 2 doları gözden çıkarmak gerekiyor.


Geleceğe tweet’leyin

Twuffer ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) istediğiniz gün ve saatte otomatik olarak tweet göndermek gibi bir ihtiyacınız olursa diye geliştirilmiş oldukça başarılı bir servis. Size kimsenin hatırlatmaması gereken bir şeyi hatırlatmak için bir arkadaşa ihtiyacınız varsa, uyurken bile tweet göndermek istiyorsanız veya sevdiceğinizin doğum gününü tam 00.00’da kutlamak gibi bir zorunluluğunuz varsa, veya sadece eğlenmek istiyorsanız bir göz atın.


Müziğin ritmini tweet’leyin

Elbette kim olduğunuzu en iyi ifade eden şey ne tür Müzik dinlediğinizdir. Bir şarkı tweet’lemek istiyorsanız, Song.ly ([Linkleri görebilmek için kayıt olmalısınız Kayıt olmak için TIKLAYIN]) yardımınıza koşuyor. Servise girin, şarkı adını ve istediğiniz MP3’ün internet adresini belirtin ve sizi takip edenler gönderdiğiniz şarkıyı tarayıcılarından dinlesin. Song.ly’nin Internet Explorer 8 ve Firefox için geliştirilmiş eklentileri sayesinde birkaç tıkla istediğiniz şarkıyı Twitter üzerinde paylaşabilirsiniz.

VMware’de strateji hazır, şimdi uygulama zamanı

Jean-Pierre BrulardGeçtiğimiz aylarda açıkladığı stratejiler çerçevesinde şirketlere sanallaştırma yoluyla konsolidasyon, otomasyon ve BT’yi servise dönüştürme aşamalarında kapsamlı çözümler sunmayı hedefleyen VMware, bu çözümleri hayata geçirmek üzere kanala yatırım yapmaya başladı.
“İş ortaklarımız bu vizyonu hayata geçirecek adımları atmadıkça vizyonun tek başına bir anlamı yok” diyen VMware Güney EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Jean-Pierre Brulard, kanalın belirlenen vizyon doğrultusunda yetkinliğinin artırılması için çalışmalara başladıklarını açıkladı. Bunun için özel bir programı yürürlülüğe koyduklarını belirten Brulard, bu programın iş çözümleri konusunda yetkinlik, kurumsal yönetim, güvenlik ve bulut bilişim olmak üzere dört konudan oluştuğunu ifade etti. Brulard, bu yetkinliklerin sağlanması amacıyla iş ortaklarına dağıtılan özel eğitim kitlerinin yanında çevrimiçi erişime açık bir ‘partner üniversitesi’ de sunduklarını ve sadece geçtiğimiz yıl bu platform üzerinden dünya genelinde 1 milyon kişiye eğitim verdiklerini söyledi.


Ankara’ya özgü çözüm üretmek için Ankara’da ofis açıyorlar
Türkiye’de masaüstü sanallaştırmaya ve KOBİ’lere
özellikle önem verdiklerinin altını çizen Brulard, VMware yöneticilerinin son dönemde Türkiye’ye artan ziyaretlerinin Türkiye’ye verdikleri önemi vurguladığını belirtti.
Brulard’ın verdiği bilgiye göre VMware önümüzdeki ay Ankara’da bir ofis açmaya hazırlanıyor.
Bu ofis Ankara’ya özgü ihtiyaçlara odaklanacak ve Ankara’daki
kamu ve özel kurumların beklentilerine uygun çözümler üretilmesine yardımcı olacak.

Yazılımın orkestrası

Edip_UzunBir müzik eserini 24 müzisyen çalacaksa, acaba sayıyı azaltsak ne olur? Bestecinin eseri yerine, eksik sesli bir müzik olur.
Yani olmaz.
Ama oluyor. Şöyle: “Notion” isimli bir yazılım var. Bunda, “o” eseri çalacak müzisyenlerden bazısının müzikleri saklı. Bilgisayara bu yazılımı yükleyince, eserin müziği de hazır. Geri kalan canlı müzisyenler artı bu yazılım eşittir o müzik.
Paradan tasarruf. Üstelik, her seferinde müzik gayet pürüzsüz çalınıyor. Hiçbir aksama yok. İşin içinde sendika yok. Hastalanan müzisyen yerine kimi bulacağız
derdi yok. Tak fişi, çaldır eseri.
Bitsin.
Ama çalınan şey, bir CD değil.
Yazılım, orkestra şefinin müdahalesine uyum sağlayacak teknik esneklikte hazırlanmış.
Örneğin, her çalgının
parçası (partisyonu) ayrı. Yönetmen, parmağını klavye gibi bir cihaza dokundurarak müziği hızlandırır,
yavaşlatır. Eğer eserde şarkıcı varsa, yazılımı, şarkıcının hızına ayarlayabilir.
Şef sadece tek bir parmağıyla
orkestrayı yönetebilir.
“Notion”ın sihirbazlığı, 600 dolarlık
bir yazılımdan ibaret. Bunu indirince,
artık ne set işçisine ihtiyaç var.
Ne teknisyenlere. Ne kablolarla uğraşmaya. Ve “Notion”daki
müziğin sesi, şuradan buradan
değil – Londra Senfoni Orkestrası’ndan.
Bir Amerikan müzik yazılımı
neden bir İngiliz senfoni orkestrasının sesini kullanmış? Çünkü Amerikan
müzik sendikaları, üyelerinin
çalışma hakkının gasp edildiği
gerekçesiyle “Notion” türü sayısal kayıtçılarla  işbirliği yapmıyor. Ve, “Notion”ı, New York’un tiyatro ve müzikaller semti Broadway’de kullandırtmıyor.
Bu alanda “Notion” kadar başka uygulamalar da var: “Realtime
Music Solutions” tarafından çıkartılan üç ürün: Sinfonia, OrchExtra ve InstrumentalEase. Bunlar da canlı
müzik yerine, önceden kaydedilmiş,
ama sofistike bir sistemle “canlıymış” duyumu veren müzik sunuyor.
Ve kurulumu o kadar kolay,
masrafı o kadar az.
Amerikalı sendikacılara rağmen,
bu sistemler, popüler müzikaller ve müzik gösterileri için
CD işlevi görüyor. Örneğin “Sinfonia”
repertuarında şimdi “Opera’daki Hayalet” müzikali var artık – olduğu gibi,
tekmili birden.
Ayrıca “Cinderella” ve “Batı Yakasının Hikayesi” de. Bir yapımcı, örneğin
“Evita”yı sahneye koymak istiyorsa, sadece sahne sanatçılarını bulsa
yetecek. Müzik için orkestraya ve
şefe ve onca insana uçak bileti + otel ayarlamaya v.s. gerek yok çünkü.
Bu sistemler, klasik müzik konserleri
için değil. Daha eğlenceye dönük ve müzikal sanat düzeyi daha gel-geç
nitelikli müzikaller ve müzikli
gösterilere uygun.

Aydınlatırken aydınlatmak

ali_akurgalBelki dilimizin yetersizliği, belki de zenginliği. Aydınlatırken = önümüzü görmemiz için bize ışık sağlarken; aydınlatmak = bize bilgi (iletişim) sağlamak. Işık kaynağı olarak kullandığımız aydınlatma gereçleri üzerinden iletişim kurmaktan söz ediyorum. Konu, Almanya’da araştırılıyor. Nedeni de BTK’nın çok yerinde tanımlamasıyla “kıt kaynak” olan iletişim için kullanılan havadaki frekans bandının yetersiz kalması.
Daha şimdiden, taşınabilir bilgi uç birimleri (xPad) ve özellikli cep telefonları öyle bir veri akışı yaratmaya başladı ki, bu işe ayrılmış frekans bandı (örneğin NewYork’ta) yetersiz kalmaya başladı. Eldeki kaynak “kıt” olunca, bunu paylaştırıyorsunuz, bu sefer de veri hızları düşüyor. Sanki İstanbul’da sabah ya da akşam aracınızla köprüden geçiyormuşcasına. Yavaş, dur-kalk. Gezgin iletişim işleticileri (GSM veya 3G), çare olarak daha sık baz istasyonu kurmaktalar. Ama bunun da sınırı var. Aynı frekansı tekrar kullanabilmek için baz istasyonlarının arasında belli uzaklık olması gerek.
Buna karşılık, hoyratça harcadığımız bir başka iletişim kaynağı var: ışık enerjisi. Günümüzde ışık enerjisini fiberoptik kablo içerisinde değilse, yalnızca önümüzü görme amaçlı kullanıyoruz. Halbuki, bir taraftan aydınlatma görevini yerine getirirken, diğer taraftan üzerine bindirilecek modülasyon ile iletişime de yarasa, birçok sorunu ortadan kaldıracak. Birkaç kuruşluk bir LED’in ışığına rahatlıkla 100Mb/s veri yükleyebiliyorsunuz. Sorun, her direğe bir baz istasyonu koymaksa, çözüm LED ile “aydınlanma ve aydınlanma” olabilir. Üstelik “sağlığa zararı” da yok veya şimdilik bilinmiyor.
Aynı frekanstaki iki ışık kaynağının kayıtsız (orthagonal) olması, bunların birbirlerinin içinden geçip kendi doğrultularına ilerlerken bir diğerini etkilememeleri sonucunu doğuruyor. Bu da, baz istasyonları arasındaki yakınlık kısıtını ortadan kaldırmakta. Işığın duvarın ötesine geçememesi ise bir kısıtlayıcı özellik midir yoksa kullanışı artıran bir özellik mi, uygulamalar gösterecek. Yoksa tünelin ucunda bir ışık mı göründü?

İstanbul’da küresel güvenlik platformu

Tolga_GonenliEMEA Intelligence 2011, Mart ayında güvenlik profesyonellerini biraraya getirecek.


Önümüzdeki günlerde, İstanbul güvenlik alanında uluslararası çapta gerçekleşecek 3 günlük bir etkinliğe ev sahibi olmaya hazırlanıyor. 10-12 Mart 2011 tarihleri arasında gerçekleşecek olan EMEA Intelligence 2011, uluslararası haber alma, iletişim güvenliği, veri ve kamu güvenliği, istihbarat, adli bilişim, sayısal tanımlama, video-ses analiz, teknik takip, kriptoloji, veri kurtarma ve gözetim teknolojileri konferansı ve sergisi olarak katılımcılarını ağırlayacak. Etkinlik, güvenliğin her noktasını adresleyen başlıklarıyla geniş bir yelpazede son gelişmelerin ve en yeni teknolojilerin, uzmanlar, kamu kurumları, çözüm sunan şirketler ve kullanıcılar ekseninde ele alınacağı küresel bir platform sunacak. Türkiye’den Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, RTÜK, Bankalararası Kart Merkezi, TÜTED, TÜBİTAK BİLGEM kurumlarının yer aldığı etkinlikte, konferans içerik başlıklarında çözüm sunan 30’dan fazla uluslararası şirket ve ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinin de katıldığı 30’dan fazla sunum ve tamamen profesyonellerine yönelik olarak çalıştaylar gerçekleşecek. Güvenlik konusunda tehditlerin çok hızlı bir şekilde kendini yenilediğini belirten EMEA-Intelligence Konferans ve Sergisi Direktörü Tolga Gönenli, bu ortak sıkıntıya karşı iletişimi artıracak platformların büyük önem taşıdığını belirterek bu anlamda EMEA Intelligence 2011’in üretici ve kullanıcı ekseninde tüm paydaşları bir araya getiren yapısıyla bu konuda önemli bir iletişim ağı yarattığını vurguladı. Etkinliğin birçok farklı başlıkta önemli kurum, şirket ve kişileri biraraya getirdiğini belirten Gönenli, “Etkinliğimiz bu güvenlik ağını yakalamak için profesyonellerin takip etmesi gereken bir etkinlik” dedi.
Etkinliğin en önemli özelliklerinden birinin geniş içeriği kapsamında pek çok farklı ve Türkiye’de daha önce bilinmeyen şirketlerin ve dünyadan önemli uzman isimlerin yer alması olduğunu belirten Gönenli, şöyle konuştu: “Etkinlikte katılımcıların ilk kez tanışacağı şirketlerden biri Titus. Titus Başkan Yardımcısı “WikiLeaks problemini yaşamamak için ne yapmak gerekiyor?” sorusunun yanıtını vermeye çalışacak. Veri sızıntısını engelleme yollarını aktaracak. İlginç şirketlerden bir diğeri de ESP isimli şirket. Elektrikle çalışan cihazların yaptığı gürültüyü temizliyorlar çözümleriyle. Türkiye’de ilk defa konuşacaklar. Diğer taraftan etkinliğin en önemli konularından olan siber suçlar ve uluslararası terörizm. tarafında Microsoft, HP, McAfee, bizim Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Polis Departmanı’mız konuşmacılar arasında yer alacak. BKM de, kartlarla ilgili suistimaller üzerine bir sunum yapacak. Etkinlikteki ilginç şirketlerden biri de bomba imha kıyafeti yapan olan Field Forensas.”


Öne çıkacak konuşmacılar ve konuşmaları
Etkinliğin konuşmacıları arasında da önemli isimler olduğuna dikkat çeken Gönenli, özellikle NewYork Polis Departmanı’nın siber suçlar laboratuvarını kuran Yalkın Demirkaya’nın bu isimler arasında yer aldığını belirtti. Gönenli, etkinliğin diğer önemli konuşmacılarını da şöyle sıraladı: “ABD Adalet Bakanlığı’nınTürkiye’deki Hukuk Danışmanı önemli konuşmacılarımızdan biri. TİP İnternet Daire Başkanı Internet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, RTÜK Üst Yönetim Kurul Üyesi Taha Yücel, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı Emniyet Amiri Özgür Sayar, ISACA İstanbul Başkanı ve aynı zamanda Avea İç Denetim Departamanı Başkanı Kaya Kazmacı, Microsoft’un Ulusal Teknoloji Politikaları Yöneticisi Buğra Karabey konuşmacılarımız arasında. Ayrıca İtalya’da bilenen etik bilgisayar korsanlarının oluşturduğu “Hacking Team” de etkinlikte olacak” dedi.

Yeni strateji, büyük hedefler

Akfa Bilişim, sektöre 13 yıl önce bir Apple bayisi olarak girmişti. 2000’li yıllarla birlikte şirket sayısı çoğaldı ve holdingleşme geldi. Akfa Holding’in ilk şirketi ise Akfa Bilişim idi. Şirket gelişim süreci içinde Dell’in kurumsal iş ortağı oldu, farklı markalarla da çalışmaya başladı. Akfa Bilişim bundan sonrası için ise önüne büyük bir sistem bütünleştiricisi olma hedefini koymuş durumda. Şirket Polonezköy’de Legent Hotel’de gerçekleştirdiği üç günlük toplantıda da bu yeni stratejisini çalışanlarıyla ve iş ortaklarıyla paylaştı.
Daha önce Yıldız Holding’teki görevinden de tanıdığımız Akfa Bilişim Genel Müdürü Mustafa Temel, bu yüzden farklı markalarla çalıştıklarını ve marka bağımsız hareket ettiklerini anlattı. Temel, “PC tarafında Acer, yazıcıda Canon ile Xerox, depolamada NetApp ve Dell ile çalışıyoruz. Bunun yanı sıra IBM ile iş ortaklığımız var. Önümüzdeki dönem artık birçok satış kanalını kullanmak istiyoruz. Organizasyonumuzu da buna göre yeniden yapılandırıyoruz. Odaklandığımız alanlarda sağlık başı çekiyor. Eğitim sektörü ve üniversitelere de büyük önem veriyoruz. Yeni yapılanmayla beraber daha çok kamuyla çalışmak istiyoruz. Özel sektörde de daha büyük ölçekli şirketlerle çalışmak amaçlarımızdan” şeklinde konuştu.
Bu yıl hedef 4 kat
büyüme
Akfa Bilişim’in şu anda
ekip 25 kişilik ekibi var. Yapılanma tamamlanınca
bu sayı 35’e çıkacak.
2010’u bir önceki yıla
göre yüzde 50 büyüme ile kapatan şirket, 2011 sonu için yine agresif bir hedef belirlemiş; 4 kat büyüme. Temel, bu konuda şunları söyledi: “2011’de birçok yatırımımız var, insan kaynağına da özellikle yatırım yapıyoruz. 2011’de 2010’a göre 4 kat büyümeyi hedefliyoruz.


Bütçe planlamamızda işimizin yüzde 40’ının Devlet Malzeme Ofisi’ne kutu satışımızdan, yüzde 40’ını da diğer projeler ve bütünleştirme işlerinden gerçekleştirmeyi öngördük. Hala devam eden önemli projelerimiz var. Bu yolda seçkin çözüm ortaklarımız da yanımızda. 80’i aşkın, uzun yıllardır çalıştığımız nitelikli iş ortakları. Nisan ayı içerisinde yerel kamu çözüm ortakları toplantılarının dördüncüsünü yapacağız.”


Mustafa_Temel“Sektörü bozan şirketler eleniyor, kalanlar yaşananlardan ders alıyor”


Temel’e göre, sektör büyüyor. Ekonomi de iyiye giderken, bilişim sektörü umut vaat ediyor. Temel’in görüşleri şu şekilde: “Bilişim sektörünün genelgeçer problemleri var. Karlılığın çok düşük olduğu bir sektör. Sektörü işini iyi yapan bütünleştiricilere ihtiyacı var.  Bu konuda ciddi açık var. Biz de üstümüzden gelemeyeceğimiz, kar etmeyeceğimiz işlere girmemeye dikkat ediyoruz. Hedefimiz büyük. Ama bir yandan da kontrollü adımlar atacağız. Sektörü bozan şirketler yavaş yavaş eleniyor. Kalan şirketler de bundan ders alıyor.”


Sağlık çalışanlarına yönelik kampanya


Akfa’daki son gelişmelerden biri de sağlık çalışanlarına yönelik kampanya. Bu kampanya ile 350 bine yakın sağlık çalışanı Apple ve Dell ürünlerine uygun ödeme koşullarıyla sahip olabilecek. Hem bakanlığa hem de Apple ve Dell’e bu projemizi açtığımızda onlar da benimsedi ve protokolü imzaladık. Kampanya 1 Mart itibariyle başlıyor. Dell’in dizüstü ve masaüstü üç modeli, Apple’in iMac, MacPro ve iPad ürün modelleri kampanya dahilinde. Apple tarafında piyasadaki satış rakamlarına göre uygun fiyatlar sunduk. Dell tarafında ise 30’lara varan indirimler belirledik. Kampanyanın büyük ilgi göreceğini düşünüyoruz. En az 30-35 bin kişilik katılım bekliyoruz.”

Yeni medya düzeni

ozgur_uckanÖnce ilk “naklen savaş”ı izledik (1. Körfez Savaşı), sonra da ilk “naklen terör saldırısı”nı (11 Eylül). İzlediğimiz aslında kurulmaya çalışılan “Yeni Medya Düzeni” idi. Ama bu düzen pek çabuk eskidi. O dönemin simgesi CNN’in küresel şaşaası yerini şimdiki yeni medya düzeninin bir başka işareti Al Jazeera’ya bıraktı: artık oradan “naklen devrim”i, “Arap Baharı”nı izliyoruz! Bu yayının aktörleri ABD ya da bir başka ulus-devlet, çokuluslu şirketler veya ordular değil, halk..
Aslında medya düzenindeki dönüşüm çok daha önce başladı. Ağ ekonomisinin baskın hale gelmesi ve “kitle iletişim araçları”ndan “kitlenin iletişim araçları”na doğru yaşanan değişim bu dönüşümün asıl tetikleyicisi. Medya endüstrisinin iş modelleri ve mevcut biçimleri, tıpkı müzik, sinema, yayıncılık, eğlence, reklam ve pazarlama gibi iletişim odaklı yaratıcı endüstrilerde olduğu gibi, tamamen kadük hale geldi; bu yapılar hali hazırda ciddi bir değişim sürecinden geçiyor; henüz ömürlerini tamamlamadılar ama çok zamanları kalmadı.
Medyadaki ana eğilimin “kitle medyası”ndan “moleküler medya”ya, yani kitlenin medyasına olacağını öngörmek mümkün. Ama bu demek  değil ki, Yeni Medya Düzeni’nde kurumsal yapılar tamamen devre dışı kalacak. Tersine, giderek dijital ekosistemin parçası haline gelen medya bu ekosistem içerisindeki savaşlardan yoğun bir biçimde etkilenecek ve kurumsal yapıların, farklı kimliklerle, sahiplik ilişkileriyle, stratejik ortaklıklarla bu alandaki güçleri bir biçimde sürecek. Ama bildiğimiz medya oligopolleri bu kurumsal denklemin dışına savrulacaklar; medya ve eğlence endüstrisi ise, telekom, internet, mobil hizmetler, gibi alanlarla yakınsama içerisinde bugünkünden çok farklı bir yapıya evrilecek ve tek bir yakınsanmış endüstri ortaya çıkacak.
Ama, teknoloji sayesinde medya üretiminde giriş eşiğinin düşmesi, medya kanallarının parçalı bir yapıya evrilmesi, medya pazarının serbestleşmesi, internetin gayrimerkezileştirici etkisi, bu alana diğer endüstriyel aktörlerin yanı sıra toplulukların, sivil inisiyatiflerin, emek örgütlerinin, hükümet dışı kuruluşların, muhalif oluşumların, baskı gruplarının da girmesini mümkün kıldı. Artık ana akım medyanın dışında, onunla ilişkili veya tümüyle bağımsız bir çok farklı medya inisiyatifi mevcut.
Yeni Medya Düzeni, eskisine hiç benzemeyecek…

Basın İlan Kurumu’na yeni yönetim

Basin_IlanBasın İlan Kurumu’nun  26. Dönem ilk Genel Kurul Toplantısı yapıldı. Kurumun İstanbul Sultanahmet’teki genel müdürlük binasında gerçekleşen toplantıda yeni yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler belirlendi. Yönetim kurulu üyeliği için yapılan seçimlerde; Hükümet Grubu’ndan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Seyit Ahmet Baş; Basın Grubu’ndan Belde Gazetesi Sahibi Alaeddin Kaya, Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Mustafa Arslan; Tarafsızlar Grubu’ndan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Celal Göle, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Yusuf Karakoç yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Böylece Adnan Ertem, Celal Göle’nin yeniden seçildiği yönetime dört yeni isim girmiş oldu. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay’ın doğal üyesi olduğu yönetim kurulunun aynı gün yapılan ilk toplantısında Dr. Adnan Ertem yeniden yönetim kurulu başkanlığına seçildi.
Öte yandan, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Faruk Şahin ile Milli Gazete Sahibi Ömer Yüksel Özek denetçi olarak seçildi. Yedek denetçiler ise Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Mali Sekreteri Muhittin Doğan ile İlân Prodüktörleri Temsilcisi Bülent Şimşek’ten oluştu.

İnterpromedya birikimini uluslararası platforma taşıyor

Interpromedya_birimini18 yıldır Türkiye’de iş dünyasına bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yayıncılık, etkinlik yönetimi, araştırma ve elektronik pazarlama hizmetleri sunan İnterpromedya tüm bilgi birikimi ve deneyimini uluslararası platforma taşımayı hedefliyor. Şirket, bu amaca uygun olarak, 1-5 Mart 2011 tarihleri arasında Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen CeBIT 2011’de yer alıyor.
İnterpromedya fuar alanında, Partner Ülke Türkiye ana standının olduğu 12 numaralı salonda yer alacak. İnterpromedya’nın CeBIT’te tanıtacağı başlıca ürün ve hizmetler arasında; bilişim sektörüne yönelik anlık, haftalık, aylık basılı ve elektronik yayınları, Türkiye’nin ciro büyüklüklerine göre sıralanmış ilk 500 şirketinin bulunduğu Bilişim 500 Raporu, alanında en büyük iş ve buluşturma platformu olan Bilişim Zirvesi etkinliği, bilişim pazarının büyüklüğü, yatırım yapılacak alanlar, sektörel kullanıcı araştırmaları, bilişim alanında tüketici eğilimlerinin bulunduğu araştırmalar, veritabanına dayalı elektronik pazarlama hizmetleri yer alıyor.
İnterpromedya’nın CeBIT’te tanıtacağı ürünlerinden biri de bölgedeki ülkelerin bilişim profesyonellerine dağıtımını yaptığı ve içeriğinde bilişim alanında bölgesel iş fırsatları ve bilişim politikaları ve benzeri bilgilerin yer aldığı yeni bir ürün olan ICT News Eurasia yayını olacak. İngilizce yayınlanan dergi, Türkiye ve bölge ülkeleri arasında bir bilgi köprüsü özelliği taşıyor.

Ar-Ge’yi kolaylaştıran Ar-Ge

ArgeyiGazi Teknopark’ta 2010 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı TeknoGirişim desteği ile kurulan Robutel, gömülü bilgisayar tasarımı ve üretimi, gömülü bilgisayar danışmanlığı ve bu alana yönelik yazılım geliştirme faaliyetleri yürütüyor.
Yüksek teknolojili Ar-Ge faaliyetleri konusunda uzmanlaşma yoluna gittiklerini ifade eden Robutel Genel Müdürü Şadi Çağatay Öztürk, “Geliştirdiğimiz yazılım ürünleri olsun ya da elektronik kartlar olsun hepsinin hedefi Ar-Ge’yi kolaylaştırmak. Örneğin yeni bir kart geliştirme süreci 6 ay ile 1 sene arasında geliştirilebiliyor. Burada şirketler şu avantajı yaşıyor. Şirketler Ar-Ge faaliyetlerinde ürüne odaklanıyor. Ar-Ge süreçleri kısalıyor” şeklinde konuştu.


Mühendislik süreçlerinde Ar-Ge kolaylaştırılmalı
Tüketici elektroniğinin her geçen gün kullanımı kolay ürünlere yöneldiğini ve hızlı gelişmeler yaşandığını ifade eden Öztürk ancak işin mühendislik tarafının bu kadar hızlı ilerlemediğine dikkat çekti. Öztürk, hedeflerini ise şu şekilde aktardı: “Bizim hedefimiz burada bu mühendisliği kolaylaştırmak. Burada daha hazır ve esnek bloklar kurarak bu süreçleri hızlandırmak. Bu anlamda yazılım ve elektronik mühendisliğine büyük katkı sağlayabiliyoruz.”


Her yerde çalışan C++ programlama çatısı
ROFPP yazılım geliştirme kütüphanesi hakkında bilgi veren Öztürk, yazılım geliştirime süreçlerinde farklı platformlarda yazılım geliştirmenin şirketlere ek maliyet ve zaman kaybı oluşturduğunu belirtti. Windows tabanlı bir yazılımın mobil platformlarda uygulanması için yeniden yazılması gerektiğine değinen Öztürk, geliştirdikleri ROFPP programlama çatısı sayesinde yeniden kod yazmaya gerek duymadan Windows, Linux, Mac OS gibi birden fazla platform üzerinde yazılımları çalıştırabildiklerini ifade etti.
C++ programlama dilinin zor bir dil olduğu için daha az tercih edildiğini ancak C++’ın daha az işlemci döngüsü ile daha çok iş yapabilme kabiliyetinin bulunduğunu vurgulayan Öztürk, bu sayede yazılımlarda iş mantığına daha çok odaklanılabildiğini belirtti.
Gömülü bilgisayar ailesinin ilk örneği
Tamamen yerli tasarım ile geliştirilen ROECS-C1’in gömülü bilgisayar ailesinin ilk örneği olduğunu belirten Öztürk, bu ürünün ROIDE geliştirme aracı tarafından desteklendiğini söyledi. Öztürk, “Robutel’in işlemci ve FPGA temelli gömülü bilgisayar ailesi olan ROECS-C’nin ilk örneğidir. ROECS-C ailesi dağıtık işleme, bulut hesaplama, paralel kontrol ve benzeri paralelleştirilebilir uygulamalar için özel olarak tasarlanmıştır. ROECS-C1, endüstriyel kontrol
sistemleri, ev otomasyonu,
görüntüleme ihtiyacı olan uygulamalar, paralel görüntü ve ses işleme, dağıtık hesaplama uygulamaları ve bulut hesaplama ile sunucularda kullanılabilir bir ürün” dedi.
Türkiye’de Ar-Ge’nin zorluklarını bildiklerini ve yüksek teknolojili Ar-Ge yapan ülkelere yetişilebilmesi için bilgi birikimini paylaşabilen yeteneklerin ve Ar-Ge iş süreçlerini kolaylaştıran donanım ve yazılımların artırılması gerektiğini söyleyen Öztürk, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Gerek gömülü sistemler tasarlamak gerek yazılımlarını üretmek çok geniş bir yelpazede Ar-Ge çalışması yapmanızı gerektirir. Bu durum, şirketinizin asıl faaliyet alanında çalışan kaynaklarının bir kısmından feragat edip onları başka alanlara kaydırmanıza sebep olur. Ayrıca, teknoloji değiştikçe yeni ürünler pazara çıktıkça tekrar Ar-Ge yapmanız gerekir. Dolayısıyla bu işlemler şirketler için önemli zaman ve para kaybına neden olur” dedi.

Veri merkezleri işbirlikleriyle büyüyecek

Veri_MerkezleriHP Networking ile Servus, geçtiğimiz hafta yaptıkları etkinlikte özellikle kamuda veri merkezlerinin önemini vurguladı.
Servus ve HP Networking’in Antalya’da gerçekleştirdiği etkinliğe HCS, Exagate, Legrand, İnform ve Estap gibi konularının uzman şirketleri de katıldı. Kamu katılımcıları arasında ise Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi, TRT, SGK ve BTK gibi 30 farklı kurumdan toplam 48 bilgiişlem yöneticisi yer aldı. Etkinliğe toplamda ise 90 kişi katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını HP Networking Ülke Müdürü Sami Arbak, kapanış konuşmasını ise Servus Kamu ve Savunmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ödül Bilgi yaptı. Türkiye’de veri merkezleri tarafında ciddi yatırımlar yapılması gerektiğinin altını çizen Sami Arbak, “Bugün burada veri merkezleri tarafında hizmetleri olan şirketler belki de ilk kez bir araya geldik. Altyapıdan, kablolamaya, sunuculardan kesintisiz güç kaynaklarına kadar bir veri merkezi yatırımının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek şirketler burada. Servus ise bizlere evsahipliği yaparak bir anlamda bu işin bilişim müteahhitliğini üstleniyor” dedi.
Etkinlikte HP adına Yeni Nesil Veri Merkezleri konulu bir sunum yapan Taner Ayaş ise teknolojinin değişim hızıyla binalar yenilenme hızının aynı olmadığını belirtti. HP’de küresel olarak veri merkezi dönüşümünü tamamladıklarının altını çizen Ayaş, “HP olarak esnek veri merkezleri üzerinde çalışıyor ve çözümler üretiyoruz. Teknolojinin çok hızlı değiştiğini göz önüne alacak olursak binalar metrekare başına 500-600 kilogram taşıyacak şekilde ve yirmi yıl kullanılacak yapıda tasarlanmalı. Çünkü bir sunucu aldığınız zaman nişanlanmış oluyorsunuz ancak bir veri merkezi kurduğunuzda evlenmiş sayılıyorsunuz” dedi.
Etkinlikte Exagate Ortam İzleme ve yönetim sistemleri, HCS Yeni Nesil Kablolama, Legrand şemsiyesi altında toplanan İnform ve Estap Yeni Nesil Veri Merkezi Uygulamaları başlıklı birer sunum yaptı.
Toplantı sonrasında sohbet etme fırsatı bulduğumuz Servus Kamu ve Savunmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ödül Bilgi ise kamuda veri merkezleri için ciddi bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Birçok kamu yetkilisini bu etkinlikte ağırladıklarını ve birikimlerini aktardıklarını belirten Bilgi, “Bu etkinlikte sistem bütünleştirme yeteneklerimizi 81 ilimizdeki kamu kuruluşlarında uygulayabileceğimizi anlatıyoruz. Son beş altı yılda kamudan çok ciddi projeler yaptık. Başta Milli Eğitim ve çevre bakanlıkları, SGK olmak üzere birçok kamu kuruluşunda projelerimiz oldu. Artık sistem odası projeleri veri merkezi projelerine dönüyor. Biz de bu alanda ne kadar hazır olduğumuzu katılımcılarımıza gösterdik” şeklinde konuştu.


Sami_ArbakToplantı formatı değişiyor


Bu etkinlikle birlikte toplantı formatında önemli bir yenilik yaptıklarını kaydeden Sami Arbak ise “Bu toplantıda üç tane genel paydaş vardı. Bir tanesi sistem bütünleşmesini yapan Servus, diğeri bizler yani HP, Exagate ve Legrand gibi şirketler diğeri ise son kullanıcılar yani müşteriler. Bu üç paydaşın genelde bir araya gelmesi mümkün olmuyor. Toplu bir halde veri merkezi genelinde ilk defa bu kadar çok taraf bir araya geldik. Buradaki amacımız da müşterilere toplu çözümü aynı anda göstermekti ve günün sonunda bunu da başardığımızı görüyorum” dedi.