Spor Üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor Üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2011 Cumartesi

Basketbol Oyun Kuralları

Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır.


Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.


Oyun, 10′ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2′şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.


Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.


Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.


Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada (post), ikisi savunma (guard) ve ikiside hücum (forward) oyuncusudur.


Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir.


Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.


Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.


Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.


Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.


Oyuncular iki durumda cezalandırılır: 1- Bireysel kural ihlalleri 2- Faul yapılan durumlar. Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla post içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ( itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.


Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa, atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, o zaman bire-bir denen serbest atış hakkını kullanır. Bu atışta kural, ilk atış sayı olursa, ikinci atış yapma hakkı kazanmaktır. Bire-bir’de ilk atışı kaçıran ikinci atışı yapamaz, top potadan oyun alanına dönerse, oyun devam eder. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, sportmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b) iki serbest atış hakkı verilir.

4 Şubat 2011 Cuma

Futbol Hentbol Basketbol ve Voleybol Oyun Kurallari İle Süreleri

Futbol oyuncu sayısı
Oyuncular
Maç iki takım arasında oynanır ve biri kaleci olmak üzere on bir kişiden fazla olamaz. Eğer bir takım yedi kişiden az ise maç yapılamaz.


Resmi Karşılaşmalar
Resmi karşılaşmalarda en fazla üç oyuncu değişikliği yapılabilmektedir.
Oyun kurallarına göre en fazla yedi oyuncu, oyuncu değişikliği hakkı için aday gösterilebilir.


Diğer Maçlar
Diğer maçlarda eğer:
Takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlarsa,
Hakeme maçtan önce bildirirlerse, anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler.
Hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.


Futbol oyun süresi
Oyunun periyotları
Maçlar 45 dakikalık iki devre üzerinde oynanılır. Bazı anlaşmalarla daha kısa da olabilir (mesela her iki yarı da yetersiz ışıktan dolayı 40′ar dakika olarak kısalabilir). Tabii ki oyun kuralları çerçevesinde…


Devre Arası
Oyuncuların devre arası dinlenmeye hakları vardır.
Devre arası 15 dakikayı geçemez.
Oyun kuralları devre arasında da geçerlidir.
Kayıp zaman için uzatma
Kaybolan Zamanlara Şu Şekilde Müsamaha Gösterilebilir:
Oyuncu değişikliklerinde,
Oyuncu sakatlanmalarında ,
Sakatlanan oyuncunun saha dışarısına çıkartılırken geçen süre,
Diğer nedenlerden dolayı,
Orta hakem yan hakemlere danışarak kaybolan zaman için bu kurallar çerçevesinde müsamaha gösterebilir.
Ekstra Zaman
Oyun kuralı oyunun iki devre daha uzamasını sağlayabilir.Burada Kural 8 uygulanır.


Penaltı Atışları
Eğer maç ekstra zamandan sonrada skorda eşitlik bozulmadıysa penaltılara kalır ve 8 penaltıdan sonra da eşitlik bozulmazsa bundan sonra ilk kaçıran maçı kazanır.


Hentbol oyuncu sayısı


Oyuncular
Hentbol oldukça hızlı oynanan bir spor dalıdır.Her takım bir kaleci ve 6 oyuncu olmak üzere yedi oyuncu ile sahaya çıkar. Bir takım en fazla on dört oyuncudan teşekkül etmiştir. Takımlar kurallara uygun olduğu müddetçe sınırsız oyuncu değiştirme hakkına sahiptir. Oyuncular sahanın istedikleri yerinde oynama hakkına sahiptir. Gol sahası içinde oynama hakkı sadece kaleciye verilmiştir.


Hentbol Oyun süresi


Oyun Süresi
16 ve daha yukarı yaştaki oyunculardan oluşan bütün takımlar için normal oyun süresi 30 dakikalık iki devredir ve devre arası normalde 10 dakikadır.Yaşları 12 – 16 arasında olan takımlar için oyun süresi 2 x 25 ve 8 – 12 arasında olan takımlar için ise 2 x 20 dakikadır ve her iki durumda da devre arası 10 dakikadır.


Kazananın belirlenmesi gereken bir müsabakada, normal oyun süresi berabere biterse 5 dakikalık aradan sonra uzatma bölümü oynanır. Uzatma bölümü 5 dakikalık iki devreden oluşur ve devre arası 1 dakikadır.


Birinci uzatma bölümü sonunda oyun hala berabere ise, 5 dakikalık bir aradan sonra ikinci uzatma bölümü oynanır. Bu uzatma bölümü de 5 dakikalık iki devreden oluşur ve devre arası 1 dakikadır. Oyun hala berabere ise, kazanan takım müsabaka yönetmeliğine göre belirlenir.


Bitiş Sinyali
Oyun süresi, hakemin ilk başlama atışı için çaldığı düdükle başlar ve skorborddan gelen otomatik bitiş sinyali veya saat hakeminin bitiş düdüğü ile sona erer. Bu tür bir düdük veya sinyal gelmezse, hakem oyun süresinin bittiğini belirtmek için düdük çalar.


Basketbol oyuncu sayısı
Basketbol 5’er kişilik iki takımın karşı karşıya gelmesi ile oynanmaktadır. Her takımın 7’şer tane de yedek oyuncu bulundurma hakkı vardır. Yani sahaya toplam 12 oyuncu ile çıkılır. Oyuncu değiştirme sayısında herhangi bir sınırlama yoktur, yani her iki takım da dilediği kadar oyuncu değiştirebilmektedir. Takımlar COACH denilen baş antrenörler tarafından yönetilir.


Basketbol Oyun süresi
Oyun 10’ar dakikalık dört periyottan oluşur, toplam oyun süresi 40 dakikadır. Top oyunda olmadığı zamanlarda kronometre durdurulduğu için oyun süresi 40 dakikadan daha uzun sürmektedir.


Oyunun amacı topu rakibin sepetinden geçirerek sayı kazanmak ve rakibin sayı yapmasına engel olmaya çalışmaktır. Oyun süresi sonunda hangi takım daha fazla sayı yaparsa maçı kazanmış olur. Normal oyun süresi berabere biterse, eşitlik bozulana kadar 5’er dakikalık uzatma devreleri oynanır. Her takımın eline geçirdiği topu en fazla 24 saniye süresinde rakibin sepetine doğru atma ve en azından çembere çarptırma mecburiyeti vardır.


Karşılaşma baş hakem ve iki yardımcı hakem tarafından yönetilir. Ayrıca bu üç hakeme ek olarak 3 adet masa görevlisi ve bir de teknik komiser oyunun yönetilmesine yardımcı olurlar. Masa görevlileri sayı, saat ve 24 saniyeden sorumludurlar. Teknik komiserler ise hakemler ile masa görevlilerinin arasındaki koordinasyona yardımcı olurlar.


Takımların ilk üç periyotta birer, dördüncü periyotta ise ikişer tane mola kullanma hakları vardır. 1 dakika süren bu molaları baş antrenörler maçın herhangi bir anında kurallar çerçevesinde kullanabilirler.


Voleybol Oyuncu Sayısı
Takımın Oluşumu
Bir takım en fazla 12 oyuncu, bir koç, bir yardımcı koç, bir masör ve bir tıp doktorundan oluşur. Oyunculardan biri müsabaka cetvelinde takım kaptanı olarak belirtilmelidir.


Voleybol Maç Süresi Maç Kazanmak


BİR SAYI ALMAK, SET VE MAÇ KAZANMAK
BİR SAYI ALMAK
Oyun Hataları
Ne zaman takım bu kurallara uymayan bir harekette bulunur veya bir şekilde bu kuralları çiğnerse, hakemlerden biri oyun hatası için düdük çalar. Hatalara hakemler karar verir ve kurallara göre cezalarını tayin ederler.
Eğer art arda iki veya daha fazla hata yapılırsa, sadece ilk yapılan hata dikkate alınır;
Eğer iki ya da daha fazla hata rakipler tarafından aynı anda yapılırsa, bu bir ÇİFT HATA’dır ve rally tekrarlattırılır.
Bir hatanın sonuçları
Her hata rally’nin kaybedilmesiyle sonuçlanır:
Eğer hatalı takımın rakibi servis attıysa, bir sayı alır ve servis atmaya devam eder;
Eğer hatalı takımın rakibi servis karşıladıysa, bir sayı alır ve servis kullanma hakkı kazanır.


SET KAZANMA
Bir set (netice seti -5’inci- hariç) en az 2 sayı farkla 25 sayıya ulaşan takım tarafından kazanılır. Sayılarda 24-24’lük eşitlik olması halinde oyun iki sayılık farka ulaşılana kadar (26-24, 27-25) devam eder.


MAÇ KAZANMAK
Maç, üç seti alan takım tarafından kazanılır.
Setlerde 2-2’lik eşitlik olması halinde, netice seti (5’inci) en az 2 sayı farkla 15 sayı üzerinden oynanır.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Eklem Ağrılarına Ne İyi Gelir

 


Geçen aylarda sol el bileğimde bir acı hissettim ve ne olduğunu anlayamadım. Beni o kadar rahatsız etti ki ağırlık çalışırken bileğimi sargı bezi ile sabitlemek zorunda kaldım. Sanırım senelerce aikido yapmanın, özellikle ısınmadan kote gaeshi hareketi denemenin bir bedeli bu olsa gerek…


 


Bu hafta sizlerle bu konuyu paylaşmak istedim çünkü her ne kadar “belli etmemeye çalışmak” ilk tepkimiz olsa da, yaptığım araştırmalara göre Ülkemizde yaklaşık 5 milyon kişi eklem yıpranmasına bağlı ağrılardan muzdarip olduğunu anladım.


 


Özellikle yaşı geçkin kişilerde sıklıkla görülen, eklem ağrıları yaşam sevincini yok edebilir, spor yapmayı ızdırap haline getirebilir ve bazen her adımı sıkıntılı yapar. Ancak eklem ağrılarına teslim olan bir kişi ağrılardan dolayı hareketlerini kısıtlamaya başlarsa kendisine en büyük kötülüğü yapmış olur. Eklem ağrılarının ve rahatsızlıklarının nedenleri çeşitli olabilir…


·         Aşırı kilolu olmak


·         Çok az hareket etmek


·         Uzun zaman ağırlığın tek bir tarafa yüklenmesi


·         Doğuştan ya da sonradan olan eklem kusurları en önemli nedenlerdir.


 


ZAMAN GEÇTİKÇE


Eklem ağrıları, genel anlamda, eklemlerdeki kemik uçlarını koruyan kıkırdağın aşınmasıyla başlar. Normalde bu kemik uçlarında yumuşak, elastik bir kıkırdak kılıfı vardır. Sürekli yük, kıkırdakları pürüzlendirir, elastikiyetini azaltır ve kıkırdaklar giderek incelir, kırılgan olurlar. Kıkırdak tamamen aşınıp, kemikler birbirine sürtünmeye başlarsa artroz ağırlaşır. Ağrılar başlar ve eklem hareketlerinde azalma olur. İş bununla da kalmaz. Kıkırdakların yıkımı ile iltihap uyarıcı maddeler eklem sıvısına karışarak, eklem kapsülünde şişme ve ağrılı iltihaba yol açabilir.


 


 


GLUKOZAMİN ve KONDROİTİN


Özellikle spora hayatını adamış profesyoneller, kas, kemik ve eklemlerini normal bir kişiden çok daha fazla kullandıkları için sık sık eklem ağrılarına maruz kalırlar. Bu gibi durumlarda elit sporcuların baş vurduğu kuvvetli bir besin takviyesinden bahsetmek istiyorum sizlere… Profesyonel sporcular, eklemin hasar gördüğü durumlarda, eklem hasarının ilerlemesini yavaşlatmak, kıkırdağın rejenerasyonunu sağlamak, eklemlerin fonksiyonlarını iyileştirmek, eklemleri koruyup güçlendirmek ve kronik ağrıyı azaltmaya yardımcı olmak amacı ile glukozamin ve kondroitin isimli gıda takviyesi kullanırlar. Glukozamin ve kondroitin kıkırdak dokunun yenilenmesinde etkili olan önemli bileşikler olup metabolizma tarafından doğal olarak üretilirler. Ağız yoluyla alınan glukozamin vücutta, kollajen lifler, su ve çok az kondrosit hücreleri ile beraber kıkırdağın oluşumunu yenilemeye yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalar, glukozamin ve kondroitin sülfatın kireçlenme semptomlarını azalttığını ortaya koymuş. Aklınızda bulunsun!


 


 


KİREÇLENMEYE BİTKİSEL ÇÖZÜM MÜ?


Zerdeçalın aktif içeriği olan kurkumin isimli bir madde, Arizona Üniversitesinde yapılan son çalışmalarda, eklem ağrılarını gidermede oldukça başarılı bulunmuş. Öyle ki başarı oranı anti-enflamatuar ilaçlarla karşılaştırıldığında daha yüksek gibi görünüyor. Özellikle glukozamin ve kondroitin gibi besin destekleriyle birlikte kullanıldığında tenisçi-golfçü dirseği semptomlarında bile çok etili olduğu, ibuprofen gibi ağrı kesicilerden daha iyi sonuç verdiği de gözlemlenmiş.


 


Balık yağının da eklemleri yağlayabileceğine dair birkaç araştırma var elimde ama daha henüz inceleme fırsatı bulamadım. Yine de balık yağının kalp damar sağlığı için de çok önemli olduğunu zaten hepimiz biliyoruz, öyle değil mi?


 


KİREÇLENMEYE NE İYİ GELİR?


Bu anlattıklarım kireçlenme konusunda da destekleyici olabilirler, denemekte fayda var diye düşünüyorum! Yalnız mutlaka aile hekiminize bir danışın, çünkü glukozamin aslında glutamin amino asidi ile glikoz bileşimi olduğundan kan şekeri düzeyini yükseltici etki yapabilir… diyabet hastalarının dikkate alması gereken bir konu!


 


Bir başka dikkat edilmesi gereken nokta ise glukozamin’in "chitin" adlı bir maddeden üretildiği için deniz ürünlerine alerjisi olanlarda etkileşim yapabileceği konusudur.


.

11 Ocak 2011 Salı

Vücut Geliştirme ve Kas Yapma Yöntemleri

erkekleri nasıl etkilerim nelerden hoşlanır evde kas yapmaYeni bir yıla daha başladık… Bu sene neleri değiştirmeye karar verdiniz? Çoğumuz kendimize söz verdik bu sene zayıflayacağız, egzersiz yapacağız, sağlıklı besleneceğiz, ve daha neler neler…

Çoğumuz için 2011 yılında en çok değiştirmek istediğimiz şey vücut hatlarımız olsa gerek. Bu ister kilo vermek, yağ eritmek, bacak inceltmek olsun ister kas yapmak, göbek eritmek, karın kaslarını göstermek, çoğumuz karşı cinsin beğeneceği bir vücuda sahip olmak için 2011’e girerken ant içtik ve yola koyulduk. Nihayetinde kim fark edilmek istemez ki? Bir odaya girdiğinizde, bir topluluğa karıştığınızda karşı cinsin sizi fark etmesini istemez misiniz? Bundan daha doğal bir şey olamaz.

Her ne sebepten dolayı bu sene egzersiz yapacak olursanız olun, sadece disiplinini ve motivasyonunu kaybetmeden karşısına çıkan zorluklara göğüs gererek göz yaşı, ter ve kan döken birkaçımız bu hedeflerine ulaşabilecekler. Biraz melodramatik oldu… ama inanın bu yürümeye başladığınız yol kolay olsaydı etrafınızdaki herkes kaslı, üçgen ve seksi bir vücutla geziyor olmaz mıydı?

 kas yapma yolları geliştirme yöntemleri

Hedeflerinize ulaşmanızda size yardımcı olabilecek birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. İnsan oğlu yüzyıllardır egzersiz yapıyor, ağırlık kaldırıyor, spor hareketleri tamamlıyor, fakat günümüzde teknolojinin ve yapılan araştırmaların ışık tutmasıyla birlikte birçok ürün yolunuzu kısaltabilir ve size daha çok fayda sağlayabilir. Gelin, yeni vücut geliştirme yöntemlerine ve kas yapma yollarına bir bakalım:

Fat-Gripz

bilek kuvvetlendirmek

Bu çok basit görünen aletin amacı egzersiz hareketleri yapacağınız barı veya dambılı kalınlaştırmaktır. Böylece siz fark etmeden bilekleriniz kalınlaşacak, kavramanız kuvvetlenecek ve kollarınız şişecek. Yanlış anlamayın, bunları elde etmek için siz yine de ter döküp efor sarf etmek zorundasınız… Ama kolları şişirmek için veya göğüs büyütmek için yapacağınız vücut geliştirme hareketlerini çok daha efektif ve etkili hale getirebilirler. Deneyin ve acının ne demek olduğunu görün…

Tiger Balm

Egzersiz ve spor hareketlerinden sonraki birkaç gün kaslarınızda ve eklemlerinizde ağrı ve sızılar olması çok normaldir. Bu et kesiği dediğimiz ağrılara DOMs adı verilir. Bu kas yorgunluğu egzersizden 8-24 saat sonra başlar ve 24-72 saat içerisinde tavan yapar. Gerçekte çalışan kasın kaldırılan ağırlığa adapte olamadığı için yaşadığı hasar yani küçük yırtılmalardır. Her ne kadar bu iyi bir şey olsa da, özellikle bunu her gün yapmak zorunda kalan elit sporcular için, çekilen acı ızdırap gibi olabilir.… İşte bu noktada elit sporcular bilirler ki; aspirin ve ağrı kesici haplar almak kas - protein sentezini ters yönde etkileyeceğinden topikal bir yöntem daha uygun olacaktır. Çok eski zamanlardan beri Asya’da kullanılan tiger balm formülü gerçekten de bu konuda size çok yardımcı olabilir. 30 senelik sporculuk hayatımda birçok zorlu antrenman sonrası uyguladığım tiger balm beni çok rahat ettirdi, size de tavsiye ederim.

Ketlebell (Girya)

kettlebell girya spor hareketleri 

Top mermisi veya demirden bir gülle gibi görünen bu ağırlık onu her türlü kullanıma açık hale getiren bir kulptan oluşuyor. Söylendiğine göre girya, çok eski zamanlardan gelen bir spor aleti. Yanılmıyorsam Rusların balistik egzersizler ve reaksiyon zamanını hızlandırmak için, çeşitli spor hareketleri geliştirerek dünyaya tanıttıkları girya hem çok iyi bir kardiyo egzersizi hem de çok etkili bir vücut geliştirme aparatı olabilir. Denemenizi tavsiye ederim.

Exum Mass XXL

nasıl kas yapılır

Kas yapmak için vücudunuzun anabolik kalması gerekecek, yani kalori fazlalığında olması lazım. Günümüz hayat şartlarında, özellikle iş, aile, eğlence vs. arasında koştururken bunu sağlamak kolay değil… Nanox firmasının ürettiği Exum Mass XXL size yemek aralarında ihtiyacınız olacak protein, karbonhidrat ve yağ desteğini tek bir formülde toplamış. En beğendiğim özelliği ise glisemik endeksinin düşük olması, bu da şeker veya früktoz içermediğinden kaynaklanıyor. İzomaltoz kullanılarak desteklenen içeriği (Palatinoz Formülü) yağlanma yapmadan kas kütlesini arttırmaya yönelik bir ürün haline getirmiş.

Protrex formülü (hızlı yükleme amino asit matrisi) kreatin, HMB ve beta alanin ile güçlendirilmiş bir whey proteini kombinasyonu; yani kas yapmak için ihtiyacınız olan her şey bir ölçekte sizin için hazır edilmiş durumda…  Yeni yılda daha şişkin kollar, daha iri göğüsler, geniş omuzlar istiyorsanız bu ürüne ihtiyacınız var!

ABS Askısı

alt karın kası hareketleri

Karın kası yapmak istiyorsunuz ama mekik çekmekten daha etkili spor hareketleri olduğunun farkında mısınız? Örneğin üst vücudu sabit tutup alt vücudu kaldırmak gibi… Özellikle profesyonel vücut geliştirmecilerin mutlaka uyguladıkları asılı kalarak bacakları kaldırma hareketi alt karın ve oblik kaslarını inanılmaz derece zorlayan bir egzersiz hareketidir. Ne var ki bu hareketi bir yere asılarak yapmanız tutuş gücünüze bağlı olarak etki edecektir. Bu sebepten dolayı tutuş gücünü resimden çıkararak yapabilmenizi sağlamak için geliştirilen abs askısı ile daha rahat ve uzun süre asılı kalabilir ve alt karın kaslarınızı çalıştırabilirsiniz.

Straps Bilek Kancaları

 bilekleri güçlendirmek vücut geliştirme hareketleri

Tutuş gücü kas yapmak için uygulayacağınız spor hareketlerinde zayıf halka ise sizin için bir apart var. Eğer daha sırt kaslarınızdan yorulmadan, kavrama kabiliyetinizi yitirdiğinizden dolayı, hareketi bitirmek zorunda kalıyorsanız mutlaka bir çift straps edinin. El, bilek ve ön kol kaslarınızın zayıflığı vücudunuzun diğer bölgelerini geliştirmenize mani olmasın.

.

Yeni Kas Geliştirme Yöntemleri: ORBILOX 8

vücut yapma kas geliştirme yolları sporcu beslenmesi diyeti protein tozu

Bugün size, geçenlerde söz verdiğim gibi çok beğendiğim bir üründen bahsedeceğim: Orbilox 8 Protein Tozu!

Gerçekten deneyip çok beğendiğim bir protein tozu olan orbilox 8, elit sporcuların, kas yapmak isteyenlerin ve hatta hızlı kilo verme hayalleri olanlarımızın bile çok faydalanabileceğine inandığım bir gizli silahtır.

NEDİR BU ORBILOX 8?orbilox 8 micellar casein protein tozu

Nanox firmasının ürettiği, belki de piyasada bulabileceğiniz en kaliteli protein tozlarından birisi olan Orbilox 8, tam bir anti-katabolizma canavarı… Üstün bir amino asit matrisine sahip olan bu üründe misellar kazein proteini yumurta albümini ile kuvvetlendirildiği için gerçekten bir ölçekte kas yapma ve dokuru tamiri sağlamak için ihtiyacınız olan tüm anabolik bileşenleri karşılayabiliyorsunuz. Hem de GDO’suz!

Misellar kazeini daha önce anlatmıştım, hatırlayacaksınız: kimyasallar eklemeden microfiltrasyon tekniği kullanılarak laktoz, yağ ve whey’den arındırılarak elde edilen bir süt proteinidir. İşleme tekniği sayesinde, bioaktif süt peptitlerinin daha yoğun ve kaliteli kalmasını sağlanır.

 amino asit bcaa glutamin kas yapmak için ne lazım gerekenler

ORBILOX 8 NASIL KULLANILMALI

Misellar Kazein; mide asidi ile birleştiğinde bir jöle kıvamı oluşturur, oldukça yavaş kana karışır, kaslara uzun süre amino asit yollayarak kas ve doku onarımını maksimum seviyede tutar. Özellikle profesyonel sporcuların akşam yatmadan hemen önce ve sabah kalktıktan hemen sonra kullandıkları bir strateji proteinidir. Orbilox 8 kaslarınızın ihtiyacı olan amino asitleri en uyun şekilde hücrelere taşıyıp, 7-8 saat boyunca kas ve doku tamirini sürdürmeyi sağlayarak katabolizma meydana gelmesini önler. Böylece siz uyurken vücudunuz tamiratı yavaş fakat en etkili şekilde anabolik kalarak devam ettirir.

kas yapma yöntemleri nasıl kas yapılır vücut yapma

SÜT İÇSEM OLMAZ MIYDI?

Yumurta albümini ile güçlendirildiğinden, Orbilox 8’in bir ölçeğinde 5,5 gr. BCAA ve 4,5 gr. glutamin bulunuyor. Vücudunuz ve kaslarınız için vazgeçilmez olan bu amino asitleri bu miktarda alabilmek için litrelerce süt içmeniz gerekir. Üstelik te bunu gece yatmadan önce yaparsanız yağlanırsınız. Bu kimsenin istemeyeceği sağlıksız bir seçim olur. kas geliştirme yöntemleri yolları vücut geliştirme nasıl

Konu ile alakalı birkaç soruyu da buradan cevaplamış olayım. “Zayıflamak istiyorum, akşamları saat 22:00’den sonra ne yiyebilirim?” “Tatlı krizim tutuyor ve kendime engel olamıyorum. Yatmadan önce ne önerirsin?” “Definasyon diyeti yapıyorum, ama akşam yemeğinden sonra her şey bir tatlı ile mahvoluyor!”  Eğer sizde bana bu soruları soran kişilerdenseniz herkese önerdiğim gibi tek bir yanıt verebilirim. Size de Orbilox 8 öneririm…  Böylece hedeflerinize ulaşmanız açısından bir taş ile birkaç kuş vurmuş olursunuz.

Dikkat etmeniz gereken nokta bir oturuşta bütün konteynırı bitirmemek olmalı…

Biz ailecek Belçika Çikolatalısını denedik ve inanılmaz bir tada sahip olduğunu onayladık. Orbilox 8 sizi çok daha hızlı, kuvvetli ve dayanıklı bir sporcu yapabilecek bir formülasyona sahip. Ben nasıl onsuz 30 sene spor yapmışım hiç bilemiyorum!

.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Zayıf Kalmak İçin 20 Yöntem


1- Ekşili


‘TheComfort’ Table’ kitabının yazarı Katie Lee, “Limon benim gizli silahım. Sıkıp suyunu çıkarabilir ya da ekstra zeytinyağı, tereyağı veya tuz kullanmak yerine sebzelere çeşni olarak ilave edebilirsin. Ispanağı bir çay kaşığı zeytinyağı ile soteleyip, tatlandırmak için üzerine bir miktar limon dökebilirsin. Her şekilde çok az kalorili olur” diyor.


2- Gökkuşağının tadını çıkar


‘So Easy’ kitabının yazarı ve ‘Healthy Appetite’ programının sunucusu Ellie Krieger, “Ben her zaman ‘Bütün renkler nerede?’ diye sorarım. En ideali her birinden olmasıdır çünkü her renk farklı bir antioksidan içerir” diyor.


3- Eti de benimse…


‘The Compassionate Carnivore’ kitabının yazarı Catherine Friend, “Eğer otla beslenmiş hayvanların yağsız etini, derisi alınmış beyaz kümes hayvanlarının etiyle karşılaştıracak olursan, yağ oranı olarak ikisinin eşit olduğunu göreceksin. Ancak kırmızı et çinko, demir ve B12 bakımından daha zengindir.” diyor.


4- Vejetaryen yönünü de kabullen!


The New York Times’da köşe yazarı olan ve ‘The Food Matters Cookbook’ kitabının yazarı Mark Bittman, “Sağlığını ve bel çevreni düşünüyorsan öğününün ana bölümü sebze olmalı. Her ne olursa olsun, fazlasıyla yemekte de özgürsün. Büyük bir dilim hayvansal protein ve az miktarda sebze yerine, ufak bir parça balık veya et ve bir tabak dolusu sebze ye” diyor.


5- Sözlük kullanmadan ye!


Men’s Health editörü ve ‘Eat this, Not That’ kitap serisinin yazarı David Zinczenko, “FDA şu an listesinde 3.000 adet sağlıklı besin malzemesi bulunduruyor” diyor. Biz bütün o koruyucu maddeleri bilmiyoruz ve dolayısıyla yapay tatlandırıcı ve renklendiriciler kilo ve sağlığımıza etki ediyor. Önerisi, eğer yedi yaşındaki bir çocuk yemeğinin içeriğinde yazan bir maddeyi söyleyemiyorsa, onu yememen doğrultusunda…


6- Fırını kapat


Doğru duydun: Yemeğin altını düşündüğünden üç dakika önce kapat. Yemek yazarı ve food52.com’un kurucularından Merrill Stubbs “Fazla pişirmek hem lezzeti hem de besin değerini yok eder. İç ısı, sen yemeği fırından ya da ocaktan aldıktan sonra yemeğin pişmeye devam etmesini sağlar. O yüzden yemeği, servise başlamadan önce birkaç dakika beklet” diyor.


7- İçmeden önce düşün…


Zinczenko, “Ortalama bir insan sadece içeceklerden günde 400 kalori alıyor. Ayrıca bunun yanında on kaşık şeker de tüketmiş oluyor” diyor. Eğer meyve suları ve soda yerine, şekersiz çay ve su içersen yılda 20 kilo verebilirsin.


8- Atıştırmalıkları yanında taşı…


Eğer yanında sağlıklı ve porsiyon kontrolü olan bir şeyler bulundurursan, 500 kalorilik bir tatlı yemeden günü geçirebilirsin. Cora, “Ben her zaman yanımda yağsız peynir, çiğ badem, bir paket yulaf veya bir parça meyve bulundururum” diyor.


9- Evde pişir…


Bittman, “Evde yemek yapmak, genelde restoranda yemekten daha sağlıklıdır. Ayrıca mutfağına gerekli aletleri alırsan, yemek yapmaya alışman da kolay olur” diyor.


10- Keten tohumuna alış


‘The New American Diet’ kitabının yazarı Stephen Perine, “Yulafa, yoğurda, hafif içeceklere, fıstık ezmesine ve istediğin herhangi bir şeyin üzerine keten tohumu ilâve et Omega-3 yağ asitleri ve lif almak için en kolay yöntem budur” diyor.


11- Diğer tohumlardan faydalan


Keten tohumunu sevmiyor musun? ‘The Oxygen Diet’ kitabının yazarı Keri Glassman, “Balkabağı ya da ay çekirdeği deneyebilirsin. Her ikisi de sağlıklı yağlar içerir ve lif açısından iyi kaynaklardır” diyor.


12- Yumurtayı dene


Lee, “Ben her zaman iki düzine yumurta alır, bir düzinesini haşlayıp atıştırmalık olarak saklarım” diyor. Pittsburg Üniversitesi Sports Medicine Merkezi’nden Spor Beslenmesi Bölüm Direktörü Leslie Bonci de şunları ekliyor: “Yumurtada sadece 70 kalori vardır ve bunun yanı sıra protein, D vitamini, demir ve bazen Omega-3 bulunur.”


13- Kendi salata sosunu kendin yap!


Salata sosu hazırlamak, markete gidip koruyucu madde içeren soslar almaktan aslında çok daha kolaydır. Üstelik senin hazırlayacağın sosun kalori değeri de diğerlerinin yanında çok daha düşük kalır. Perine, “Birçok önceden hazırlanmış sosun içinde su ve yüksek fruktozlu mısır şurubu bulunur” diyor. Kendisi sos için zeytinyağı, hardal, balsamik sirke ve limon suyu kullanıyor. En basit formülü ise kabaca şöyle: Zeytinyağı üç oransa, balsamik bir olmalı ya da yarım yağa yarım lime veya limon suyu şeklinde olmalıdır.


14- Baharat rafını doldur


Glassman, “Tarçın kan şekerini düzenlemeye, zerdeçal Alzheimer’ı önlemeye, kekik kanser önleyici maddeler üretilmesine yardımcı olur” diyor. O yüzden lattenin üzerine tarçın, sebzenin üzerine köri tozu, salata ve makarna sosuna da bolca baharat ilave et.


15- Kutunun arkasını çevir


Markette satılan birçok ürünün kutusunun ön yüzeyinde “az yağlı”, “doğal” veya “şekersiz” gibi yazılar görebilirsin ancak bunlar izinsiz olarak konmuş olabilir. ‘Double Delicious! Good, Simple Foodfor Busy, Complicated Lives kitabının yazarı Jessica Seinfeld, “Bir ürünü gerçekten tanımak istiyorsan arkasını çevirip içindekiler bölümüne bakmalısın. O yüzden önce bunları nasıl okuyacağını öğren” diyor.


16- Tahıllılara takıl…


Paerrine, “Ben hafta sonları paketler halinde yulaf ezmesi, pirinç ve yüksek proteinli kurutulmuş meyveler hazırlayıp bunları buzdolabında saklarım. Böylece hafta arası kahvaltıda veya yemeklerin yanında onlara ihtiyacım olduğunda hemen çıkarıp ısıtırım” diyor.


17- Pazartesi sabahında gibi ye!


Glassman, “Her öğünü yeni bir başlangıç, yeni bir olanak gibi düşün. Eğer çok fazla kızarmış yiyecek ve şeker yediysen, kendini bırakıp daha da fazla yeme. Tekrar yemek yiyeceğin zaman her şeye baştan başlayabilirsin” diyor.


18- Tam doymadan masayı terk et…


Krieger, “Miden şişmeden ve hâlâ biraz açken yemek yemeyi bırak. Fakat kendini bir şeyden mahrum bırakıyormuş hissiyle değil, çok da aç olmamalısın. Bunu bire on oran gibi düşünebilirsin. Eğer on demek yılbaşı yemeğiyse, sekize kadar ye ama altıda durmaya çabala. Kendini hem daha iyi hissedeceksin, hem de daha güzel görüneceksin” diyor.


19- Her şey kararında güzel…


Rodale, “Bedenimiz çeşitli, besleyici ve yeterli miktarda beslendiğimiz zaman kuvvetlenir. Her dakika çok fazlaya da az yedim diye düşünerek beslenmeyi bir takıntı haline getirme” diyor. Arada bir çikolatayı fazla kaçırıyorsan, bırak oluversin.


20- Kalk ve ye!


Glassman, “Kahvaltın protein, lif ve az bir miktar yağ içermeli. Böylece metabolizman çalışmaya baslar ve öğle yemeğine kadar tok kalabilirsin. Benim tercihim: İçinde natürel fıstık ezmesi, çırpılmış yumurta ve çilek bulunan bir dilim tam tahıllı tost” diyor. Ayrıca kahvaltı etmek kilo vermeni kolaylaştırır” diyor.

Saçlarınız Artık Dökülmesin


Saç dökülmesi mevsim geçişlerinde en sık rastlanan sağlık problemlerinin başında geliyor. Birçok hormonal, metabolik ve besinsel etkiler ile saç dökülmesi oluşabiliyor. Dermatolog Uzm. Dr. Köksal Hacı, mevsim değişikliklerinde artan saç dökülmeleri ve alınabilecek önlemler hakkında bilgiler veriyor.


Düzensiz beslenme alışkanlıklarının saç sağlığı üzerindeki zararları her geçen gün artıyor. Saç dökülmesine neden olan en önemli faktörlerden biri de dengesiz beslenme.


Önlemek için Neler Yapmak Gerekiyor?


Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar için öncelikle protein, çinko, B12 vitaminleri, folik asit ve bakır eksikliği olmamasına özen gösterilmelidir. Bu besinlerin eksikliği saç sağlığınızı olumsuz yönde etkiler. Ayrıca alkol ve sigara kullanımını alışkanlık haline getirmek saçların ölmesine neden oluyor.


- Saç ve saç derisine zarar veren ürünlerden kaçınılmalıdır.


- Protein ağırlıklı besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.


- B grubu vitaminler alınabilir.


- Demir ve çinko eksikliği varsa ek vitaminlerle eksiklik giderilmelidir.


- Karbonhidrat ağırlıklı beslenmeden kaçınılmalıdır.


- Stresten uzak durulmalıdır.


- Sigara ve alkol kullanımı alışkanlık haline getirilmemelidir.


- Jöle kullanılmamalıdır. Jöle saçın nefes almasını önler ve dolayısıyla saç kaybına neden olur. Jöle kullanılsa bile aynı gün saçı yıkamak gerekir.


- Yüksek miktarda A vitamini alınması saç dökümünü tetikler. A vitamini alımı kesilerek bu problem çözülebilir.


- Saç derisinin kanlanmasını sağlayan damarların akışı yönünde saçlı deriye masaj yapmak saç dökülmesini önlemektedir.

Kontakt Lensler

Saydam tabakanın üzerine yerleştirilen ve gözde uzun süre kalabilen mercekler Kontakt lens ya da yalnızca lens adıyla tanınır.


Kontakt lens takılmadan önce göz hekiminin gerekli incelemeleri yap­ması gerekir. Saydamtabakanın eğriliğiyle ilgili çeşitli ölçümler yapılarak lensin göze uygunluğu sağlanmalıdır. Kontakt lenslerle ilgili ağır komplikasyonlara ender rastlanır.


Uzun süre göz­de kalmasına bağlı olarak Kontakt len­sin örseleyici etkisi ortaya çıkabilir. Ama kuralına uygun kullanım ve belirli bir alışma süreci sonunda çoğu zaman bütün sorunlar ortadan kalkmaktadır. Günümüzde Kontakt lensler üç ana gru­ba ayrılır. Bunlar sert, yumuşak ve gaz geçirgen sert lenslerdir.


Kontakt Lenslerin Üstünlükleri
Estetik üstünlüklerinin yanında Kon­takt lenslerin gözlüklere göre birçok üstünlüğü vardır: Kontakt lensler gö­zün hareketlerini izlediklerinden görme alanını sınırlamazlar. Göze yakın ol­dukları için de, özellikle kırma gücü yüksek merceklerdeki gibi görüntünün büyümesine ve küçülmesine neden ol­mazlar.


Bu nedenle iki göz arasında üç dereceden yüksek kırılma farklılıklarını düzeltebilirler. Oysa bu düzeltme göz­lükle olanaksızdır.


Kontakt lenslerin sürekli gözyaşı salgısıyla ıslanmalarına karşın görüntü­nün net kalması ilginçtir. Keratokonus (ağır bir saydamtabaka bozukluğu) gibi normal merceklerle düzeltilemeyen astigmatik olgularında, mutlaka saydam tabaka lensleri kullanılması gerekir.

Ender Saraç’tan 3 Haftada Selüliti Azaltan Çay Tarifi

Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan bir güzellik kusurudur.


Kadınların korkulu rüyası olan selülütler için Ender Saraç bir bitki çayı öneriyor. 3-4 haftada selülitleri yok edip, eski güzelliğinize kavuşmak istermisiniz.


Ender Saraç’tan Selülitleri Yok Eden Bitki Çayı Tarifi:


Yarım çay kaşığı funda yaprağı
2-3 yaprak melissa
3 adet avakado yaprağı
1 parmak ucu kadar zencefil
Bir tutam biberiye ve kekik
5-6 adet saplarıyla beraber maydanoz
2 yaprak sinameki
ince bir dilim limon


Limon hariç, diğer malzemeler 1 su bardağı kadar suya atarak 2 dakika kaynatın. 4-5 dakika demlendirin. Daha sonra limonu ekleyin. Şekersiz ve sıcak olarak günde 2-3 kere taze taze hazırlayıp için. Bu çayı ne çok aç, ne de çok tok değil iken için.


Yemeklerden 1-2 saat sonra içilmesi etkisini arttıracaktır. 3-4 haftada etkisini görebilirsiniz.

Ender Saraç iştah azaltıcı buzlu çay tarifi faydaları

Ender Saraç iştah azaltıcı buzlu çay tarifi ile aç kalmadan zayıflama deneyimi yaşamak isteyenlere yardımcı olacak bitkisel ve doğal bir çözüm geliştirdi. Özellikle yaz aylarında hem serinleten hem de iştah kapatan iştah azaltıcı buzlu çay içerek formunuzu koruyabilir ve hatta kilo verme deneyimi yaşayabilirsiniz.


işte sizlere Ender SARAÇ’tan iştah kesici buzlu çay tarifi
Ender SARAÇ’tan iştah kesici buzlu çay için gerekli malzemeler şunlardır:


Bir buçuk litre su.
iki çay kaşığı yeşil çay.
Bir çay kaşığı kaşığı yasemin çayı .
iki çay kaşığı mate yaprağı çayı.
20 gram kadar ıhlamur yaprağı


Ender SARAÇ’tan iştah kesici buzlu çay yapılışı
1.5 litrelik suyu bir çaydanlığa koyarak kaynatıyoruz. Daha sonra bu kaynar suyu 1 dakika kadar fokurdar vaziyette tuttuktan sonra 5 dakika kadar dinlendiriyoruz. Ardından yukarıdaki malzemelerin hepsini suyun içine atarak 10 dakika kadar beletiyoruz. Bitkisel çayın demi iyice açığa çıkınca içerisinde bir tatlı kaşığı süzme bal veya 4 adet esmer küp şeker atıyoruz.


Balın içerisindeki detoks sağlayan değerli aminoasitlerin bozulmasını önlemek için suyun ılımasını beklemek daha doğru olur. Daha sonra çay iyice soğuyunca bir termos içerisine doldurarak üzerine 3-4 iri buz kalıbı koyuyoruz. En son olarak ta çayın üstüne kuru nane yaprağını hafifçe ovalayarak serpiştirin. Ender Saraç tavsiyesi olan iştah kesici buzlu çayı yemeklerden 15 dakika evvel 200 ml kadar içiniz. Dilerseniz ısıtarak ta içebilirsiniz.


Ender Saraç iştah azalan kesen buzlu çay faydaları kısaca özetlenirse, tok tutan, besleyici ve vücuttan toksinleri atıcı detoks kürü etkisi olan bir çaydır. Afiyetle içiniz.

Argan yağı nedir

Birçok kimse tarafından çok fazla duyulmamış olsa da argan yağı bitkisel tedavi araçları arasında önemli bir yere sahip. Üretimi oldukça zahmetli olan argan ağının bilinen faydaları arasında cinsel sorunlara ve cilt güzelliğine sağladığı etkiler bulunuyor.


Argan yağı bize yabancı gelebilir.


Bunun nedeni
Fiyatı oldukça pahalı olan argan yağının elde ediliş şekli ve üretim aşamaları oldukça zahmetlidir. Fiyatının bu denli pahalı olmasının nedenlerinden biri de budur.


Argan ağacı sadece Fas’ta yetişen bir ağacın meyvelerinden elde edilmektedir.


Argan yağının yapılış aşaması çok ilginç ve keçiler bu aşamada çok önemli rolleri bulunuyor. 10 metreye kadar uzayabilme özelliğine sahip olan argan ağacının meyvesi keçiler tarafından sindirilmeden çıkarılıyor.


Üreticiler bu çıkarılan meyveyi ikiye ayırıp içindeki çekirdeği çıkarıyorlar. Ardından bu çekirdek kavrulup öğütülüyor. Suyla karıştırılarak öğütülen çekirdeğin yağı çıkartılıyor.


Argan yağı üretim işlemi ortalama 2 gün süresince devam ediyor. Ardından çıkarılan yağ miktarı ise en fazla 1 litre olmaktadır.

Balın faydaları

Kahvaltıların vazgeçilmezi balın birbirinden farklı yararları var. Bel ağrılarından, ishale, iyileşmeyen yaralardan, öksürüğe çok konuda yardımcı. Mucizevi gıda balın o kadar çok faydası var ki, yanınızdan ayırmamalısınız…


Mucizevi gıda bal nelere mi yarıyor? işte cevaplar.


Bal, bel ağrıları için havanda dövülen kuyruk yağı ile karıştırılıp sürülürse 3 gün içinde ağrı gittikçe azalır ve sonunda yok olur.


Bal, soğuk su ile karıştırılıp içilirse ishali durdurur, sıcak su ile veya ılık su ile içilirse kuvvetli müshil olur.


Bal, boğaz ağrılarında ılık nemli bezle boğaza sürülüp sarılırsa ağrı kısa zamanda geçer yok olur.


Bal, bir miktar tuzla karıştırılıp, devamlı içilirse balgam söktürür.


Bal, sırt ağrılarında ağrıyan yere sürülür, üzerine dövülmüş karabiber ekilirse ağrı kesilir.


Bal, beynin çalışmasını kolaylaştırır. Düşünceye mükemmellik kazandırır.


Bal, kan yapar. Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenler, hem kolaylaştırır ve damar sertliğinde olumlu etki yapar.


Bal, yağın hazmını kolaylaştırır, anne ve inek sütünün demir eksikliğini tamamlar, iştah açar ve bağırsaklara özgü hareketleri artırarak rahatlık sağlar.


Bal, kalp çarpıntısından ve yüksek tansiyondan şikâyetçi olanlar için son derece yararlı bir besindir.


Bal, yiyerek, sinir bozukluğundan yakınan uykusuz kişiler rahatlayabilirler.


Bal, altını ıslatan çocuklara 1-2 ay devamlı yedirilirse bu huylarından vazgeçtikleri saptanmıştır. Çünkü balın sinirler üzerinde olumlu etkisi vardır.


Bal, beslenmeden doğan bazı eksiklikler çocuklara ve hatta büyüklerde bile kemikle ilgili hastalıkların tedavisinde çok faydalıdır.


Bal, hem sabah hem akşam devamlı yedirilirse sarılığın çok kısa zamanda tedavi edilmesinde yardımcı olur.


Bal, kusma, öksürük, bronşit gibi hastalıklarda kaynatılmış arpa suyu ile içirilirse hastalık tedavi edilir.


Bal, bademciklerin doğal ilacıdır. Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz bal karıştırılıp önce gargara yapılıp sonra yudum yudum içilirse boğaz içindeki ağrılar geçer, bademcik iltihaplarında iyileşme görülür.


Balın çabuk enerjiye dönüşen hazır gıda maddesi olması özelliği ile sporla meşgul olan kimselere enerji vermek için ve yorgunluklarını gidermek için sade veya portakal suyuna karıştırılarak kullanılmaktadır.


Bal, kozmetik sanayisinde çeşitli güzellik malzemelerinin yapımında da kullanılmaktadır. Bal, limon suyu ve bir bardak sıcak su ile içildiğinde boğaz ağrısını ve öksürüğünü giderir, gribe yakalanmış kişileri rahatlatır.

Egzersiz Sonrası Kas Ağrıları İçin

 


egzersiz sonrası kas ağrıları et kesiğiHer gün ağır antrenman yapan sporcular için iyi bir haberim var… Ağır antrenman yaptığınız günün ertesinde sabah kalktığınızda et kesikleri, kas ağrısı ve yorgunluk hissediyorsanız, test ettiğim bir yöntemi sizlerle paylaşacağım. Anlatacaklarımı dinleyip not almak isteyebilirsiniz…


Geçtiğimiz hafta ağır bir sırt idmanından çıktım ve vücudumdaki kırıklığı hissedebiliyordum. Genelde yoğun egzersiz yaptığım günün ertesi sabahı çok yorgun kalkarım ve kaslarımın üzerinden kamyon geçmiş gibi hissederim. Adeta fazla çalıştırılmaktan dolayı kaslarımda oluşan mikroskobik yırtılmaları hissederim diyebilirim. Zaten bu duruma spor biliminde DOMS adı verilir.


DOMS: Delayed Onset Muscle Sorenesset kesikleri antrenman sonrası beslenme sporcu diyeti


Halk arasında fazla çalışan kaslarda oluşan değişimi ve bunun getirdiği acı, sertlik ve güçsüzlük hissini açıklamak için genelde “et kesiği” gibi deyimler kullanılsa da bunun literatürdeki ismi doms’dur. Yani: geç gelen kas yorgunluğu… Bu kas yorgunluğu egzersizden 8-24 saat sonra başlar ve 24-72 saat içerisinde tavan yapar. Gerçekte çalışan kasın kaldırılan ağırlığa adapte olamadığı için yaşadığı hasar yani küçük yırtılmalardır. Her ne kadar bu iyi bir şey olsa da çekilen acı ızdırap gibi olabilir. Özellikle bunu her gün yapmak zorunda kalan elit sporcular için…


Konumuza dönelim. Sırt kaslarımı çalıştıracağım gün, yakın arkadaşım Milli Takım Antrenörü Akif Uz vasıtasıyla elime birkaç adet  Power System Amino Liquid 11500 geçti. Aslına bakarsanız uzun zamandır yatmadan önce kullanabileceğim bir kazein protein kaynağı arıyordum. Çünkü yatmadan önce alacağınız kazein proteini gece boyunca kanınıza amino asit salgılayarak kaslarınızın tamirini sağlayabilir. Böylece hem katabolizmadan yani kas yıkımından uzak durursunuz hem de DOMS olayı sizin için çok hafiflemiş ve süresi kısalmış olur. kucak hareketi deadlift


Sırt antrenmanları benim için çok ağır oluyor çünkü gerçekten bu büyük kas gurubunu çok zorluyorum. Deadlift gibi temel güçlendirici hareketleri vücut ağırlığımdan kat kat daha fazlasıyla çalışıyorum. Sonucunda da bu anlattığım gecedeki gibi yorgunluk, acı ve bitkinlik beni buluyor. O gece sabaha karşı 2 gibi kalkmak zorundaydım, çünkü beni tanıyanlar 3 yaşında bir oğlum olduğunu bilirler. Tufi!


Tufi şimdilerde tuvalet eğitimi gördüğünden gece yarısı kalkıp ona hatırlatmam gerekiyor, tuvaletini yapmasını… O gecede saat 2 gibi kalktım oğlumu tuvalete götürdükten sonra masanın üzerinde Amino Liquid 11500’ü gördüm. Sabaha karşı aç karna amino asit almaktan daha sağlıklı ne olabilir diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bir tüp açıp içtim, yarı uykulu yarı pestilim çıkmış bir şekilde…  Tekrar uykuya dalmadan hatırladığım son şey böğürtlen tadıydı!


Sabah saat 7’de yataktan fırladığımda ne olduğunu anlayamadım. Bu kadar dinç kalkmamın imkanı yok diye düşündüm. Çoraplarımı giymek için eğildiğimde spinal erektörlerim sızlamadı bile. Yarı eğilmiş bir şekilde dirseklerimi geriye attım, kanatlarımda DOMS’dan eser yok.  Boş bir Power System tüpü görünce masada aklıma geldi. Elime alıp bir bakayım dedim içeriğine… Şimdi amino asit supplement olduğunu biliyordum, ama içeriği üzerinde yazmıyordu. Bilgisayara oturdum ve araştırdım içeriğini…


 amino asit kullanımı


Ne Olmuş Olabilir?


Bir tüp Amino Liquid 11500’de isminden de anlaşılabileceği gibi 11,5 gram amino asit var. Likit form hidrolize whey proteininden elde edilmiş. Hidrolize whey proteininin teknolojik olarak en üstün protein kaynağı olduğunu daha önce en iyi protein tozu hangisi başlığında anlatmıştım. Bu konuya yeniden girmeyeceğim. İlginç olan ise bir tüpte 3000 mgr. arjinin ve 500 mgr. da ornitin bulunması. Bu iki amino asit GH Büyüme Hormonunu tetiklediğini size daha önce de anlatmıştım.


Büyüme Hormonu


Somatotropin adı da verilen büyüme hormonu (GH) vücut dokularının yenilenmesini gerek direk olarak gerekse dolaylı yoldan temin eder. Büyüme hormonu, kas gelişimini tetikleyen en etkili maddelerin başında gelir:


1. Vücuda alınan proteinleri eriterek kullanıma hazır hale getirir,


2. Nükleyik asit sistemini organize ederek, erimiş proteinleri, sportif aktivite sonucunda yıpranmış kas birimlerine gönderir,


3. Başta vücut geliştirme olmak üzere, fitness, kondisyon çalışmaları sırasında, ağır yüklemeler sonucu birçok kas gurubu onarıma muhtaç duruma gelir. Bu durumlarda büyüme hormonu, proteinlerin temel maddesinde bulunan amino asitlerle birlikte, yıpranan kas guruplarını eski halinden daha hacimli ve güçlü hale getirebilmektedir,


4. GH, vücutta bulunan yağ depolarını ve yağları, yağ asidine dönüştürerek enerjiye çevirmekte ve kan dolaşımıyla vücut aktiviteleri için gerekli enerjide kullanılmasını sağlayabilir.


Aile Hekiminize Danışın!


GH büyüme hormonu, uyku esnasında faaliyete geçerek, sabaha karşı saat 5-7 civarında azamî seviyeye ulaşır. Ben çok faydasını gördüğüm bir kas onarımı şeklini sizlerle paylaştım. Dikkatli olmanız gereken nokta aspirin ve antihistamin kullanımı büyüme hormonu salgılanmasını tamamıyla bloke eder. Aklınızda bulunsun, Aile Hekiminize mutlaka danışın!

Göz Kapağı Estetiği

Kişide gerek yaşlanmaya bağlı olarak, gerek genetik sebeplere bağlı olarak, gerek gözleri çok fazla yormaya bağlı olarak zaman içersinde gözlerde torbalanma, göz kapağında gevşeme ve sarkmalar meydana gelmeye başlar. işte bu noktada devreye göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi bir girişim olan, göz kapağı estetik ameliyatı blefaroplasti giriyor. Estetik göz kapağı ameliyatında, alt ve üst göz kapaklarından fazla yağ dokusu, deri ve kas fazlalıkları, doku miktarları çok iyi ayarlanarak çıkartılıyor. Başarılı yapılmış bir göz kapağı ameliyatı ile daha genç ve dinç bir görünüme kavuşabilirsiniz.


Bunun aslında üç ana temeli var
Birincisi alın bölgesinin zaman içersinde yaşlanmaya bağlı olarak aşağıya doğru kayması ve kaşların üzerine birikerek kaşları göz kapaklarının üzerine itmesi. Doğal olarak da göz kapakları bu kadar ağrı bir yükü kaldıramıyor ve aşağıya doğru sarkmaya başlıyor.


İkincisi göz küresinin çevresinde, göz küresine destek veren, yağ torbalarını alt göz kapaklarından ayıran, bir nevi bariyer görevi gören bir zar var. Yaş ilerledikçe bu zar gevşiyor ve yağlar dışarı fırlayarak göz torbaları dediğimiz durum ortaya çıkıyor. Üçüncüsü ise göz kapağı derisi insan vücudundaki en ince derinin olduğu yerdir. Ve göz her hareket ettiğinde bu ince derideki kaslar çalışır ve doğal olarak zamanla göz kapaklarında deri kırışmaya, çizgiler oluşmaya ve sarkmaya başlar.


Göz kapağı ameliyatında hangi tür anestezi uygulanıyor
Doktorunuzun ve sizin ortak kararınızla genel anestezi veya lokal anestezi uygulanır.


Göz kapağı estetik ameliyatı ne kadar sürer
Genelde 1 ila 2 saat arası süren göz kapağı estetik ameliyatı ek uygulamalar gerekirse 3 saate de çıkabilir.


Göz kapağı estetiğinden sonra ne zaman taburcu olunur
Doktorunuz uygun görürse göz kapağı ameliyatı olduktan sonra aynı gün taburcu olabilirsiniz.


Estetik göz kapağı ameliyatından sonra ağrı, morluk oluyor mu
Her estetik ameliyat sonrası morluk, şişlik ve biraz ağrı hissi mutlaka olduğu gibi estetik göz kapağı ameliyatından sonrada 1 hafta kadar sürecek olan yüzünüzde şişlikler morluklar ve hafif de olsa bir ağrı olacaktır. Morluk ve şişlikler 1 hafta içinde her geçen gün azalarak yok olacaktır ağrılarınız için ise doktorunuzun verdiği ağrı kesiciler yeterli olacaktır.


Göz kapağı estetik ameliyatı sonrasında ameliyat izi oluyor mu
Göz kapağı ameliyatı göz kapaklarınızın enine ortasından yapıldığı için ameliyat izi göz kapağı kıvrımında kalıyor ve çok çok dikkatli bakılmadığı sürece belli olmuyor.

Uygulayabileceğiniz en iyi 10 diyet


Kolaylıkla uygulayabileceğiniz en iyi diyet yöntemleri. Aç kalmadan, işkence çekmeden uygulayabileceğiniz diyet yöntemleri. Glisemik endeks diyeti, Makrobiyotik diyet, Organik diyet, Çiğ gıda diyeti, Sonoma diyeti, Jenny Graig diyeti, Nutri sistem diyeti, South beach diyeti, Bölgesel diyet, Tartı diyeti. Uygulaması kolay diyet yöntemleri


Zayıflama merkezinde birkaç kilo veren kişi evine döndüğü zaman bu kiloları tekrar geri alıyor. Bu yüzden uzmanlar, zayıflama merkezlerine çuval dolusu para akıtmak yerine, yaşama şeklini değiştirmeyi öneriyor. Bunun için Uygulayabileceğiniz 10 En iyi Diyet 


En iyi 10 diyet


Glisemik endeks diyeti


• Karbonhidrat tüketimine dikkat ederek, kan şekerini sabit tutmayı hedefler. Genellikle şeker hastaları tarafından uygulanıyor.


• Örnek gıdalar: Arpa, çavdar ve kepekli buğday ile düşük karbonhidratlı sebzeler.


Makrobiyotik diyet


• Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.


• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.


Makrobiyotik ‘te 4 altın kural


1. Sadece karnınız açken yiyin ve bir lokmayı en az 50 kez çiğneyerek yutun.


2. Günlük aldığınız gıdaların yüzde 10′u çorba, yüzde 30′u sebze, yüzde 10′u fasulye ve yüzde 50′si tahıl olmalıdır. Tüm bunların yanında meyve ve bir avuç fındık yemeniz gerekiyor.


3. Bol bol yeşil çay için. Bu sindirim sistemini hızlandırır.


4. Diyetinizi yoga ile destekleyin, böylece en iyi sonuçları alacaksınız.


Organik diyet


• Tatlandırıcı, katkı maddesi, hormon ve tarım ilaçları olmadan üretilen sağlıklı tarım ürünleri ile beslenmeyi hedefliyor.


• Örnek gıdalar: Hormonsuz süt, köy yumurtası, kepekli tahıllar, tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebze ve meyve.


Çiğ gıda diyeti


• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor.


• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.


Sonoma diyeti


• Asya ve Akdeniz mutfağının karışımından oluşuyor.


• Örnek gıdalar: Yağsız et, peynir, badem, dolmalık biber, zeytin, brokoli, üzüm, zeytinyağı, çilek, domates, tahıl, her türlü deniz ürünü


Jenny Graig diyeti


• İngiltere’de çığır açan beslenme uzmanı Jenny Graig tarafından geliştirildi.


• Örnek gıdalar: Tavuklu makarna, taze sebze-meyve, her türlü sebze çorbası.


Nutri sistem diyeti


• Düşük karbonhidratlı, yüksek protein ve lifli gıdalardan oluşan bir diyet programı.


• Örnek gıdalar: Tarçınlı yulaf yemeği, kremalı brokoli çorbası, ızgara biftek.


South beach diyeti


• Amacı kişiye gıdaların beslenme değerlerini ve uygun porsiyonları öğretmek. Bu yüzden diyet programı, ilk önce düşük karbondidrat ve bol sebze ile başlıyor. İki hafta sonra çikolata ve makarna gibi bol karbonhidratlı gıdalara geçiliyor.


• Örnek gıdalar: 1′inci aşama: Sebze, yumurta, peynir, fındık, balık. 2′nci aşama: Mısır gevreği, patates ve ev yapımı ekmek.


Bölgesel diyet


• Amacı hormon dengesini sağlayarak, vücudun insülün dengesini korumak. Bunun için yüzde 40 karbonhidrat, yüzde 30 yağ, yüzde 30 protein tüketilmesini öngörüyor.


• Örnek gıdalar: Herhangi bir sınırlama bulunmuyor.


Tartı diyeti


• Amaç zayıflamak isteyen kişinin kilosunu belirli bir düzeyde tutmak. Kilo vermek isteyenler için iki farklı seçenek bulunuyor. Birinci seçenekte sadece besleyici değeri olan gıdalar tüketiliyor. İkincisinde ise tüm gıdaları küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi öneriliyor.


• Örnek gıdalar: Seçilen yola göre değişiyor.

Kusursuz saçlar için pratik öneriler


Sağlıklı ve gür görünen saçlar hiç kuşkusuz güzelliğimizin ayrılmaz bir parçası. Ancak özellikle sonbahar mevsiminde veya aşırı stresli olduğumuz dönemlerde saçlarımız daha fazla dökülmeye başlıyor. Çoğumuz ‘mevsimdendir’ veya ‘strestendir’ deyip, bu durumu normal kabul ediyoruz. Ancak dikkatli olmakta fayda var, çünkü Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Güngör, ‘Saç kaybı bir aydan uzun süredir devam ediyorsa ve dökülme gittikçe artıyorsa, ciddi hastalıkların işareti olabilecek bu durumu dikkate alıp bir hekime başvurmak şart!’ diyor.


Her Saç Telinin 4-6 Yıl Arası Ömrü Var


Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Güngör, her yetişkinde 100-300 bin saç folikülü bulunduğunu ve bu saçların ayda ortalama bir santim uzadığını belirterek şu bilgileri veriyor:
“Her saç teli üç evreden geçiyor. Bunlar; büyüme, geçiş ve dinlenme evreleri. Her saç teli ortalama 4-6 yıl arası olan ömrü boyunca, mutlaka bu üç evreyi yaşıyor. Ancak şunun da bilinmesi gerekiyor ki, her saç telinin de kendi döngüsü var. Saçlarımızın yüzde 85-90′ı büyüme, geriye kalan yüzde 10-15′i de dinlenme döneminde oluyor. Üç aylık dinlenme dönemin sonunda saç telleri dökülmeye başlıyor. Her saç teli farklı zamanlarda dinlenme döneminde olduğu için günde 100-150 arasında tel kaybediliyor. Bu rakam olağan kabul ediliyor ve normal koşullarda fark bile edilmiyor.”


Yaz Sonrası Dökülmeler Normal


Özellikle yaz sonrasında artan saç dökülmeleri çoğu zaman normal olarak kabul ediliyor. Çünkü saçlarımız yoğun güneş ışını, deniz ve havuz nedeniyle yıprandığı için daha fazla dökülmeye başlıyor. Bu dönemde saç bakımımıza ekstra bakım uyguladığımızda dökülmeler azalıyor ve sorun kendiliğinden çözülüyor. Fakat dökülme bir ay ve daha uzun zamandır devam ediyorsa, saçlar eskisi gibi hacimli ve canlı değillerse, zaman kaybetmeden bir hekime başvurmanın şart olduğu uyarısında bulunan Doç. Dr. Emel Güngör, “Çünkü saç dökülmesi kullanılan ilaçların yan etkisi, hatalı kozmetik kullanımı veya saç bakımı gibi önemsiz veya tolere edilebilecek nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, ciddi bir hastalığın da işareti olabiliyor. Bu yüzden tedaviden başarılı sonuç alabilmek ve altta yatabilecek hastalığın ortaya konması için dermatolog kontrolünde yapılacak muayene ve tahlillerle saç dökülmesinin nedenlerini araştırmak gerekiyor” diye konuşuyor.


Nedeni Ortaya Çıkarmak Gerek


Saç dökülmesi nedenleri çok çeşitli olduğu için önemli olan esas nedeni bulup ortaya çıkarmak ve çıkan sonuca göre tedavi planlamak. Doktora gittiğinizde saç dökülmesinin sebebini bulmak için son 3-4 ay boyunca geçirdiğiniz hastalıklar, stres, kullandığınız ilaçlar ve diğer nedenler sorgulanıyor.
Öte yandan ayrıntılı saç muayenesiyle dökülmenin yaygınlığı ve tipi belirleniyor. Beraberinde görülebilecek hastalıklar yönünden ilgili tahliller isteniyor. Tüm bu işlemlerin ardından saçın dökülme tipine ve altında yatan nedene göre tedavi planlanıyor.


Hangi Hastalıklara İşaret Eder?


Artmış saç dökülmesinin birçok nedeni var. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Güngör, bu nedenleri şöyle sıralıyor:


- Kansızlık veya kansızlık olmaksızın demir depolarının azalması
- Çinko eksikliği
- Tiroit hastalıkları ve diğer endokrin bozukluklar
- Geçirilmiş ameliyat veya kaza gibi travmalar
- Geçirilmiş ateşli hastalıklar
- Psikolojik travma (yakın kaybı gibi depresyona neden olabilecek durumlar)
- Vücut için gerekli olan aminoasitler ve eser elementlerden fakir beslenme veya aşırı multivitamin kullanımı.
- Ayrıca ender olarak bazı bulaşıcı hastalıklar, deri hastalıkları, genetik hastalıklar ve tümörler de saç dökülmesine neden olabiliyor.


Güçlü Saçlar İçin Bu Önerilere Dikkat!


- Saçın ana maddesi olan keratinin yapı taşını oluşturan proteinden zengin beslenin.
- Yetersiz vitamin ve mineral alımına neden olacağı için şok diyetlerden kaçının.
- Sık sık fön çektirmeyin.
- Saçlarınızı haftada en fazla 3 kez yıkayın, daha sık yıkamanız gereken durumlarda saç ve saçlı derinize uygun şampuanlar kullanın.
- Saç tipinize uygun şampuan kullanın.
- Sırt ve sert fırçalamayın.
- Kıl fırça kullanın.
- Doğal halinde kurutun.
- Jöle ve saç köpüğünü saçınızda uzun süre tutmayın, sık kullanmayın.


Ailem

Hormon Dengesizliği Bitkisel Tedavi

Kadınlarda en çok rastlanan rahatsızlıklardan biri olan hormon dengesizliğininde bitkisel yollarla çözümü bulunmaktadır.


Aşağıda hormon dengesizliği ile mücadele edebilecek bitkisel çözümler sunulmuştur.


Ökseotu
Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ökseotu,bir bardak soğuk suda 12 saat bekletildikten sonra ısıtılır ve süzülür. Sabahları ve akşamları birer bardak olmak üzere, günde en az 2 bardak ökseotu çayı içilir. Bir kerede demlenen çay, bir termosta sıcak olarak muhafaza edilebilir.


Hayıt Meyvesi
Yarım tatlı kaşığı hayıt tohumu havanda hafifçe ezildikten sonra, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır. Genel anlamda hormon dengeleyicidir. Östrojen ve progesteron hormonlarının yetersizliğine karşı da kullanılabilir.

Etkili güzellik yöntemleri

Tüm bayanların en büyük arzusu tepeden tırnağa güzel bir vücuda sahip olmaktır. Güzel bir vücuda sahip olmak herşeyden önce sizlerin elinizde. Yapacağınız bir kaç bakım ve düzenleme ile gayet şık bir bayan olabilirsiniz. Uzmanlar güzelliğin en etkili yöntemlerini açıkladılar.


Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.


Saçlarınızın kolay yağlanmasına izin vermeyin
Şampuanlama sırasında eğer saçınzı tarayacaksanız çok sert biçimde taramak yerine hafifçe tarayın. Ayrıca kullandığınız kremi saçınızın ortasundan başlayarak uçlarına doğru sürün.


Saçlarınızın daha hacimli olması için pudra kullanın
Cansız saçlarınızı canlandırmayı ve daha hacimli görünmesini istiyorsanız bebek pudrası kullanın. Kullandığınız bu pudra saçınızdaki fazla yağı alacak ve saç tellerinizi daha kalın gösterecektir.


Eğer saçınızın grileştiğini görürseniz kullandığınız pudranın birazını yıkayın. Çünkü çok kullandığınızda saçınıza zarar verebilir.


Saçlarınızı kurutmadan önce
Saçlarınızın dalgalarının kalıcı olmasını istiyorsanız kurutma makinasıyla kurutmadan önce bir müddet kendi kendine kurumasını bekleyin.


Bebeklik saçlarınıza çözüm bulun
Alnınızın üstünde bulunan tüy gibi ufak bebek saçlarınız için çok kolay bir önerimiz var. Diş fırçanızı ıslatın ve öndeki o ufak saçları arkaya doğru tarayın. Daha sonrada yerinde kalmaları için şekillendirici kullanarak kurutun.


Sabah yaptığınız saç modelinizi koruyun
Sabah evden çıkarken yaptığınız saç modelini günün ilerleyen saatlerinde de kullanmak istiyorsanız ufak tokalarla saçınıza destek yapabilirsiniz.


Kepek sorununa son
Şampuanlama sırasında saçınıza masaj yaptıktan sonra nemli bir havlu ile kurulayın ve tarayarak kepekleri atın. Ayrıca banyo sırasında şampuanınıza elma suyu ekleyebilirsiniz. Fakat bu karışımı uyguladıktan sonra saçınızı kurutmayıp kendiliğinden kurumasını bekleyin. Artık sabah kalktığınız zaman saçınıza şekil verebilirsiniz.


Saçlarınızı kolay şekillendirin
Biryantin gibi saç şekillendiricilerini kullanmadan önce saçınızı kurutun. Ama yine de biraz nemli kalabilir. Böylelikle hem kullanılması daha rahat olur hemde saçınız daha kolay şekil alır.


Kendinizi iyi hissetmek için banyo yapmayı düşünüyorsanız.
Duş aldıktan sonra 38 derecelik banyo suyuna 1.8 litre saki (bir çeşit Japon içkisi) ve bir avuç deniz suyu atarsanız tüm ölü hücreleriniz temizlenmiş olur.


Yüzmeden önce saç bakımı
Denize ya da havuza girmeden önce saçlarınızı soğuk su ile ıslatın. Böylece saçlarınız tuzlu ve klorlu suya girmeden önce kendini yeniler ve korur.


Saçlarınızın parlaklığını korumak için
Özellikle açık renkli saçlı kadınların yapması gereken tek şey, saçlarının parlaklığını korumaktır. Işıl ışıl saçlara kavuşmak için banoydan sonra durulama sırasında bir iki damla limonu su ile karıştırarak saçınıza sürmelisiniz.


Gergin göğüslerin ameliyatsız hali
Hormonal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.


Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.


Kirpiklerin görünüşü
Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.


Cildiniz parlıyorsa
Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.


Gözlerdeki şişlik
Sabahları uyandığınızda gözleriniz kızarmış ve şişmişse uyudunuz odayı havalandırmalısınız. Daha sonra ise rahatlatıcı losyona batırdığınız pamuğu gözlerinizin üzerinde en az 10 dakika bekletin.


Aseton kullanımı
Asetonlu pamuğu tırnağınız üzerine sürtmek tırnaklar için çok sakıncalıdır. Bunun için pamuğu bir kaç saniye tırnağın üzerinde beklettikten sonra tek hareketle ojeyi çıkarabilirsiniz.


Manikür sırları
Tırnağın kenarındaki ince deri parçalarını kesmek hiç de sağlıklı değil. Bu nedenle fazla deri parçaları ucu pamukla sarılmış küçük bir çubuk yardımı ile arkaya doğru itilebilir.


Güne zinde başlamak
Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.


iyi bir manikür
Tırnaklarınız zarar göreceğinden asla metal törpü kullanmayın. Karton, tahta veya plastik törpüyü tercih edin. Özellikle aynı yöne doğru törpülediğiniz tırnaklarınız yanlara doğru törpülediğiniz tırnaklara göre daha sağlıklıdır.


Yumuşak eller
El kreminin cildinize daha iyi nüfus etmesini istiyorsanız; ellerinizi içi sıcak su dolu bir tencerenin üzerinde tutun. Böylece cilt üzerindeki gözenekler açılacak ve krem cilde kolay nüfuz edebilir.


Göz makyajı temizliği
Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.


Kırılmayan tırnaklar
Tırnaklarınızın daha sert olmasını istiyorsanız ılık suyun içine zeytin yağı ve limon suyu ekleyerek ellerinizi bir süre içinde bekletin. Tırnaklarınız olduğundan daha sert olur.


Mat dudaklar için
Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.


Farların kullanımı
Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.


Ellere süt banyosu
Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.


Buzlu dudak kremi
Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.


Susuz ciltler için
Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.


Diş sağlığı
Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.


Daha önce hiç duymadığınız güzellik sırlarıyla teninize, saçınıza, makyajınıza yeni boyutlar kazandırmak ister misiniz? Bu sırlarla birlikte güzellik anlayışınız evrim geçirecek!


Parlak farlar gündüzleri de kullanılabilir
Kadınların çoğunun kullandığı mat görünümlü kahve tonlarındaki göz farları, gözlerinizi sandığınız gibi doğal göstermez. Tam aksine gözünüzü iyice çember içine alıp daha ufak gözükmesine yol açar. Son günlerin trendi altın ve gümüş renklerini kullanmakta hala tereddüt mü ediyorsunuz? Onları gündüz kullanmanın abes olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz! Makyaj uzmanlarına göre; bu renkler gece kullanıldığı gibi gündüz de pekala kullanılabilir, üstelik yüzünüze ışıltı kazandırıp daha güzel görünmesini de sağlar.


Açık renkler dudaklarınızı daha güzel gösterir
Tıpkı gözkapaklarında olduğu gibi dudaklar için de koyu ruj kullanmak, onları ince ve doğal olmayan bir görüntü içine sokar.


Dudaklarınıza dolgun seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız, pembemsi, parlak rujlar kullanmanız gerekiyor. Dudaklarınıza en yakın pembe tonunu bulmak için, denediğiniz ruju elinizin üst kısmına sürün. Böylece teninize uygun olup olmadığını görebilirsiniz.


Kaşlarınızı almadan önce onları kısaltın
işte size güzellik uzmanlarından göz kamaştırıcı kaşların sırrı: ilk aşama kaşlarınızı almanız gereken bölgeyi belirlemek. Dikkat etmeniz gereken, kaşlarınızın her ikisinin de eşit oranda incelmesini sağlamak. Bunun için bir çubuk yardımıyla kaşlarınızın başlangıç ve bitiş noktalarını işaretleyin. Elinize cımbızı almadan önce ufak bir makas kullanın.


ilk önce, bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Burna yakın olan kılların daha uzun olduklarını göreceksiniz. Makasla bu uzun kılların uçlarından hafifçe alın. Kavisli bir kaş için burnunuza doğru bir eğim olacak şekilde kaşlarınızı alın. Daha sonra, kaşınızı tarayıp uzun olan kılları kısaltın. Son olarak da artık cımbızınızı alıp, fazlalıkları tamamen ortadan kaldırabilirsiniz.


Yüzünüzü fazla yıkamayın
New York üniversitesi dermatologlarından Jeannette Graf’ın açıklamalarına göre; yüzü fazla yıkamakla tenin doğal lipitlerine(yağlara) zarar verip, cildimizin kurumasına neden oluyoruz. Eğer teniniz kuruysa fazla nem kaybetmek cildinizin tahriş olmasına sebep olacaktır. Eğer teniniz yağlıysa, yağ kaybına yağ bezeleri cevap verecek ve daha çok yağ üretecektir.


Cildinizin nem dengesini bozmak istemiyorsanız, fazla yüz yıkama huyunuzdan vazgeçin. Yüzünüzü yalnız akşamları sabunla yıkayın. Öğleden sonra yüzünüzü yıkama ihtiyacını duyarsanız, su serpiştirmekle yetinin. Her iki defasında da hafif bir nemlendirici kullanarak su kaybınızı önleyin.

Bitkilerle doğal güzellik ipuçları

Pürüzsüz cilt, parlak saçlar, sağlam tırnaklar, yalnızca bir düş müdür? Hayır! Doğanın bize sunduğu biçimiyle kullanılan bitkiler, bitkisel yağlar ve öteki ürünlerle mutfakta hazırlanabilen hafif etkili bileşimlerle bedene sağlıklı ve göze hoş gelen bir görünüm kazandırılabilir.


Genellikle kullanılan kozmetiklerin içerdiği kimyasal maddeler, yapay koku maddeleri ve bir çok katkı maddesi, sürekli kullanıldıklarında yararlı olmaktan ziyade zararlı olabilirler.


Kimyasal maddelerle ve yapay koku maddeleriyle sürekli birlikteliğin duyarlı kişilerde ayrıca alerjilere yol açtığı da uzmanlarca kanıtlanan bir gerçektir. Tüm bunların yanı sıra, kimyasal kozmetikler çok pahalıdır da!


Avantajları çok fazla
Cilt bakımında kullanmak istediğiniz malzemeleri kendiniz seçebilirsiniz.


Renk, koku ve dayanıklılık bakımından, yapay madde kullanmanız gerekmez.


Cilt dostu maddelerle cildin işlevlerini destekleyebilir ve cildin kendisini yenileyebilmesine yardımcı olabilirsiniz. Tüm bu faktörleri göz önünde bulunduran kadınlar gitgide artan bir ilgiyle, reçeteleri yüzyıllardır uygulanmakta olan doğal bakım preparatlarını kullanıyorlar.


Dillere destan güzelliğini, bal, kısrak sütü, bitkisel esanslar ve yağlarla koruyan Kraliçe Kleopatra, bu konuda önemli bir örnek olarak görülebilir.


Cilt, saç ve tırnaklar için kremler, losyonlar, maskeler ve temizlik losyonları hazırlamak isteyen kişinin bu iş için fazla zaman harcamasına da gerek yoktur.


Kullanılacak malzemeler, eczaneden, bitkisel drog satıcılarından, sebze ve meyve satıcılarından satın alınabilinir. Bazı güzellik bitkileri ise bahçede veya balkonda bile yetiştirilebilir.


Gerekli malzemeler
Cilt bakımı ürünlerinin yapımında (örneğin kremlerde), bir taşıyıcı ve dolgu maddesi ve iyileştirici görevini üstlenen etken maddeler gerekmektedir. Doğal kozmetik ürünlerinin temel taşıyıcı maddeleri, katı yağlar ve balmumu(ve benzerleri), su, alkol ve bitkisel yağlardır.

Güzellik İksiri Kara Üzümün Faydaları


Uzmanlar, zayıflamak isteyen kadınların üzüm tüketmesini, gençleşmek isteyenlerin ise kara üzümden yapılan cilt maskesi kullanmasını tavsiye ediyor…


Prof. Dr. Çelik, yaptığı açıklamada, kara üzümün yapısında bulunan mineral, potasyum, magnezyum ve demirin vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini ifade ederek, zayıflamak isteyen kadınların üzüm tüketmesini, gençleşmek isteyenlerin ise kara üzümden yapılan cilt maskesi kullanmasını tavsiye etti.


İçerdiği maddeler sayesinde güzellik iksiri olarak nitelendirilen kara üzümün zayıflama diyetlerinde de rahatlıkla kullanılabileceğini belirten Çelik, ‘Kara üzümün kabuklarında yer alan resveratrol maddesinin birçok önemli yararı vardır. Kadınlar kara üzümü ezip yüzlerine maske yapabilirler. Ezilmiş kara üzümü bir saat yüzlerinde beklettiklerinde cildi taze tutarak, yüz güzelliği de sağlamak ve kırışıklıkları önlemekte faydası vardır. Öte yandan yoğun renginden dolayı ciddi bir antioksidan deposu olan kokulu kara üzümler doktor tavsiyesinde zayıflamada da etkili olmaktadır. Gençleşmek ve zayıflamak isteyen bayanlar güzellik iksiri kara üzüm kullansın’ dedi.


Karadeniz Bölgesi’nde yetişen kokulu üzümlerin kabukları ve çekirdekleri ile beraber tüketilmesi veya suyu sıkılarak içilmesi gerektiğini de açıklayan Çelik, şunları söyledi:


‘Üzümdeki inositol, kolesterol düzeyini azaltmaya yardımcıdır. Bu besindeki B1 vitamini kan şekerinin yakılması, kalp sağlığının korunması ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları için gerekli olan bir vitamindir. Yaşlanmaya karşı koruduğu gibi, alkol ve sigaranın zararlı etkilerini de azaltır. Vücuttaki yağların erimesi için yardımcı olur. Kabuk ve çekirdekleri bağırsak metabolizmasını hızlandırır.


Kara üzüm, vücutta yağların erimesine yardımcı olarak cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar. İçerdiği maddeler sayesinde güzellik iksiri olarak nitelendiriliyor. Bir salkım kara üzüm veya buna eş değer kurutulmuş kara üzüm, vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştiriyor. Bir kilo üzüm, bin 150 gram süt, 390 gram et, 300 gram ekmek ve bin 200 gram patatese eşdeğerdir. Bu nedenle de aynı zamanda bayanlar için en ideal rejim menüsüdür.’