Mektup ve Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mektup ve Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011 Pazartesi

Evliya Çelebi

Seyyah-yazar


Asıl adı Derviş Mehmed Zillî  olan Evliya Çelebi 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Babası Derviş Mehmed Zillî, sarayda kuyumcubaşıydı.Evliya Çelebi'nin ailesi Kütahya'dan gelip İstanbul'un Unkapanı yöresine yerleşmişti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi. Musiki ile ilgilendi. Kuran'ı ezberleyerek "hafız" oldu. Enderuna alındı, dayısı Melek Ahmed Paşa'nın aracılığıyla Sultan IV. Murad'ın hizmetine girdi.


SEYAHAT YA RESULALLAH


Evliya Çelebi Seyahatname’nin girişinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed'i gördüğünü, ondan "şefaat ya Resulallah" diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp "seyahat ya Resulallah" dediğini, bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz'in ona gönlünün uyarınca gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar.


NERELERİ GEZDİ


Evliya Çelebi bu rüya üzerine 1635'te, önce İstanbul'u dolaşmaya, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı. 1640’larda Bursa, İzmit ve Trabzon’u gezdi, 1645'te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitti. Yakınlık kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katıldı. 1645'te Yanya'nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulundu.1646'da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa'nın muhasibi oldu. Doğu illerini, Azerbaycan'ın, Gürcistan'ın kimi bölgelerini gezdi. Bir ara Revan Hanı'na mektup götürüp getirmekle görevlendirildi, bu sebeple Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaştı. 1648'te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitti, üç yıl bölgeyi gezdi. 1651'den sonra Rumeli'yi dolaşmaya başladı, bir süre Sofya'da bulundu. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine, Selanik yörelerini gezdi.


SEYAHATNAME’NİN ÖZELLİKLERİ


Evliya Çelebi 50 yılı kapsayan bir zaman dilimi içinde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapmıştır. Bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatıları içermez,araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar. Seyahatname'nin içerdiği konular, belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Üslup bakımından ele alındığında, Evliya Çelebi'nin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, özellikle Divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığı görülür. Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır, ağdalı bir biçimle ortaya konurdu. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, daha çok günlük konuşma diline yakın, kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcıdır, sürükleyicidir, yer yer eğlenceli ve alaycıdır.Evliya Çelebi gezdiği yerlerde gördüklerini, duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, onlara kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır. Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı yazma yönteminden kaynaklanır. Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlanmaz, geçmişle gelecek, şimdiki zamanla geçmiş iç içedir. Bu özellik anlatılan hikayelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur. Evliya Çelebi belli bir süre içinde, özdeş zamanda geçen iki olayı, yerinde görmüş gibi anlatır, böylece zaman kavramını ortadan kaldırır. Seyahatname'de, yazarın gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken, başlı başına birer araştırma konusu olabilecek bilgiler, belgeler ortaya konur. Bunlar arasında öyküler, türküler, halk şiirleri, söylenceler, masal, mani, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, eğlence, inançlar, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutar Evliya Çelebi insanlara ilgili bilgiler yanında, yörenin evlerinden, cami, mescid, çeşme, han, saray, konak, hamam, kilise, manastır, kule, kale, sur, yol, havra gibi değişik yapılarından da söz eder. Bunların yapılış yıllarını, onarımlarını, yapanı, yaptıranı, onaranı anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan söz eder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırır.Seyahatname'nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına,çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerinden, ileri gelen kişilerinden, şairlerinden, oyuncularından, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir.Evliya Çelebi'nin eseri dil bakımından da önemlidir. Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları, onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken orada kullanılan kelimelerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si çok ün kazanmasına rağmen, ilmi bakımdan, geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmamıştır.1682'de Mısır'dan dönerken yolda ya da İstanbul'da öldüğü sanılmaktadır.


ESERİ: Seyahatname, ilk sekiz cilt: 1898-1928, son iki cilt: 1935-1938.

9 Ocak 2011 Pazar

İlk gazete Ne Zaman Yayımlandı

Gazete artık günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bir gazetenin yayınlanmasındaki temel amacın “haber vermek” olduğunu bilmeyen de yoktur.


Nitekim gazetenin en ilkel örneği, sadece haberlerin duyuru iması amacına dayanmaktaydı. Gelip geçen yolculardan, ya da hükümet kaynaklarından edinilen haberler toplanıyor,çok basit bir ifadeyle büyük boy bir kağıda yazılıyor ve herkesin okuması için belirli bir yerde duvara asılıyordu.


Tabiidir ki bunu gerçek anlamıyla bir gazete sayamayız. Gerçek anlamda bir gazete, dilediğiniz zaman,dilediğiniz yerde okumak için yanınıza alabileceğiniz bir şeydir. Bu açıdan bakınca,ilk gazetenin tarihi 1300 yıl öncesine kadar uzanmaktadır.


İşin garip yönü, kağıdı ilk yapanların Çinliler olduğu gibi, ilk gazetenin de Çin’de yayınlanmış olmasıdır. Hükümet tarafından yayınlanan bu gazetenin adı “Başkent Haberleri ” anlamına “Tching Pao” başlığını taşıyordu. Söz konusu gazete sayesinde, hükümet halkı önemli gelişmelerden, herkesin duymasında, öğrenmesinde yarar olan büyük olaylardan haberdar edebiliyordu.


Eski Roma’da halk arasında dağıtılan bir gazete de “Açta Diurna” adını taşıyordu. Bunun anlamı “Günlük Olaylar” diGüvenilir kaynakların kayıtlarından bilindiği kadarıyla,en eski iki gazete bu ikisidir.


16. yüzyılda, para verip gazete satın almak yaygın bir alışkanlık halini aldı. Venedik Hükümeti, “Notizie Şeritte” yanı, “Yazılı Haberler” başlığıyla bir gazete yayınlıyordu.


Giderek gazeteler sadece bir haber duyurma aracı olmaktan çıktı. 18 yüzyılda, belirli yazarlar,politikacılar, düşünürler,gazete aracılığıyla fikirlerini yayınlıyorlardı. 1663 yılına da İngiltere’de çıkan böyle bir gazete “The Intel Ligencer” adını taşımaktadır. Haber sağlama olanakları çok ağır işlediğinden,ilk gazeteler haftada bir sayı çıkıyordu.


İlk Amerikan gazetesi ise 1690 yılında Boston’da yayınlanmıştı. Koloni hükümeti bu gazetenin yayınlanmasını tez zamanda durdurdu. Benjamin Franklin “Pennsytvania Gazetesi” adında başka bir gazete çıkardı.Söz konusu gazete 1729dan 1765 e kadar yayınlanmıştır. Kolonilerin sadece iki gazetesi olmasına karşılık, Amerikan İhtilali sırasında gazete sayısı 37′yi bulmuştu.


Dünyanın belki de en önemli gazetesi olan “The London Times” 1785 tarihinden beri çıkmaktadır.