Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2011 Pazartesi

Zayıflama Psikolojisi Nedir


Zayıflamayı başarabilmek için psikolojik durumunuzun etkisi oldukça fazladır. Hemen her konuda olduğu gibi motivasyon oldukça önemli kişi kendini zayıflamaya motive etmediği veya bunu başaramadığı zamanlar, kilo verme proğramlarının başarı şansı oldukça azalacaktır. Gün içerisinde kilo verme için yaptığınz diyet proğramını bırakmak düşüncesi içinizden nekadar geçiyor. Bir çok diyet denemenize rağmen hala diyet denemeleri yapıyorsunuz ancak yarım bıraktığınz için bir türlü başladığınız proğramı bitiremiyorsanız.Bununla ilgili çevrenizdeki insanların durumu tavrı motivasyonunuz açısındanda önemlidir. Diyet yaparak zayıflayan arkadaşlarınız, aile efradınızın sizleri destekleyici türdeki davranışları bu dönemlerde oldukça önemlidir. Kendinizi yemeğe verdiğniz anları düşünmek önemli canınız sıkıldığındamı, sevindiğinizdemi daha çok yemek yemeyi düşünüyorsunuz, bunun tespiti kendinizi kontrol etme açısından ihmal edilmeden tedbir almalısınız.


Gün içerisinde yaptığınız diyet ile ilgili olarak kendinizi uygun zamanlarda heşaba çekin ancak arada yaptığınız kaçamakları telafi edebilmek için diyet ve beslenme uzmanları kontrolünde uyguladığınız zayıflama diyetlerinde bu tur aksaklıkların üstesinden daha kolay gelebilirsiniz.

Kilo Vermek Sandığınız Kadar Zor Değilse


Kilo vermek her zaman kolay olmuyor. Kilo vermek için farklı değişiklikle formda vücuda bir adım daha yaklaşabilir, sağlıklı ve zayıf olmanın tadına varabilirsiniz. İşte uygulaması kolay ipuçları için tıklayın.


Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.Daha fazla su içmeye başlamalısınız. Günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabilirsiniz. Eğer böyle bir alışkanlığınız yoksa yanınızdan küçük bir su şişesini ayırmayın, bu şişeyi her gördüğünüzde içmek aklınıza gelecektir.


Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.


Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.


Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.


Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.


Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.


Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.


Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nedeniyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.


Çok lifli besinler doyduğunuz hissini verir ve çabuk acıkmanıza engel olur. Beyaz ekmek yerine kepeklisini, beyaz pirinç yerine esmerini tüketin. Lif oranı yüksek mercimek, kuru fasulye, nohut gibi gıdalara öncelik verin. Elbette sebzeleri unutmayın.


Arabanın içinde atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin.


Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın. Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyen yasaklayın.


Alkolün yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz.


Eğer adet öncesi dönemdeyseniz, çikolata yeme isteğinizi kesinlikle engelleyemiyorsanız, küçük mini barlardan alın veya şekersiz, sıcak kakao, yağsız puding kullanın.


Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında. Şirketteki doğumgünü ve partilerde şerefe kaldırdığınız kadehin içinde soda olsun.


Bir sinema yıldızı, içinde krema kelimesi olan hiçbir şeyi yemediğini söylüyor. Kremalı pasta, kremalı çorba gibi. Çünkü o, krema demenin yağ demek olduğunu biliyor. Bunun tek istisnası, yağsız krem peynir demektir.


Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.


Şekerli besinler kan sekerinin kısa sürede artmasına ya da düşmesine neden olur. Bu nedenle tatlı yedikten sonra tekrar tatlı yeme ihtiyacı duyarız. Şekerin fazlası vücutta yağ olarak depolandığı için mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

Yemekten Hemen Sonra Çay İçmeyin


Türkiye’nin hangi şehrine giderseniz gidin, hangi restoran veya lokantaya girerseniz girin yemekten sonra garson size çay ikram etmek isteyecektir. Ya da; garsonun ikram etmesine zaman bırakmadan siz çayınızı zaten isteyeceksinizdir.


Misafirliklerde de aynı şey geçerlidir, evlerimizde de. Öğle yemeği veya akşam yemeği fark etmez, yemekten kalkar kalkmaz çaylar demlenmeye başlanır.


Türkiye’de bu beslenme davranışı pek çok kişide alışkanlık haline gelmiştir. Kimi yorgunluğunu atmak için; kimi içini ısıtmak için; kimi de yemekten sonra içeceği sigarasının tadını daha çok çıkartmak için yemekten sonra çayını yudumlamak ister.



Bu alışkanlığımız, sağlıklı beslenme açısından bakıldığında çok da doğru bir davranış değildir. Çünkü yemekten hemen sonra içilen çay, demir içeren besin tüketildiyse, yemekle birlikte alınan Demir (Fe) mineralinin vücut tarafından kullanımını sınırlar.


‘Bu ne demektir?’ Örneğin; yemekte kırmızı et yemiş olun (Kırmızı ette yüksek oranda Demir bulunmaktadır). Yemeğin hemen ardından çay içtiğinizde vücudunuz, köfteden gelen Demir’den tam olarak faydalanamayacaktır; çünkü çayda bulunan ‘tanen’, demir’le bağlanarak demir emilimini azaltıcı etki gösterir. Kahve için de aynı şey geçerlidir.


Çayı Yemekten En Az 1 Saat Sonra İçin


Yemekten en az 1 saat sonra tüketilen çay ve kahvenin demir emilimini etkilemediği bilinmektedir. Peki demir yeteri kadar alınamaz veya vücut tarafından kullanılamazsa ne olur? Demir eksikliğinde anemi dediğimiz kansızlık oluşabilmektedir. Anemi, ülkemizde çok sık görülen bir sağlık sorunudur. Ekonomik durum, beslenme alışkanlıkları ve daha pek çok etken kansızlığın meydana gelmesinde rol almaktadır.


Tabi bu etkenlerden biri de çaya olan düşkünlüğümüz diye düşünüyorum.


Demir eksikliğine dayalı kansızlıkta, renk solukluğu, halsizlik, yürüyüş ve hareketlerde isteksizlik, efora tahammülsüzlük görülmektedir.


Bunlara Dikkat Edin


Eğer aneminiz varsa; siz herkesten daha çok dikkat etmelisiniz. Çay tüketiminizi yemekten 1-2 saat sonraya kaydırmaya çalışın. Çayınızı mümkün olduğunca açık için, hatta limon ekleyin. Böylece bir miktar C vitamini de almış olacaksınız.

Bu diyet göbeğinizi eritecek


Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek…) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak özel diyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.


Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21′inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.Mekik Hareketi:Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.


Sopalı Hareket


Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.


Bel Kasları İçin Mekik


Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.


Haftanın Tek Günleri Bunları Yiyin


Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).


Sabah sporu: 35 – 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.


Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.


Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali


Ara : 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.


Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).


Ara(saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi.


Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma.


Akşam : 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.


Gece : 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.


Yasaklar


* Kolalı, şekerli içecekler
* Kızartma
* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk – balık derisi, tam yağlı süt)
* Alkol (özellikle bira)
* Beyaz un
* Beyaz şeker
* Doğum kontrol hapları
* Aşırı gündüz uykusu
* Çikolata
* Yağlı çerezler
* Cips


Zayıflatıcı Çayı Elinizden Düşürmeyin


Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek.


Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.

Kiloları kasa çevirmek


Kiloları sebebiyle yaşam kalitesi oldukça düşen ve hareketlerindeki kısıtlamalardan dolayı hayatı çekilmez hale gelen insanların ilk aklına gelen. kiloları kasa çevirmek oluyor kaslar yağa çevrilirmi: Vücutta bulunan yağ tabakaları düzenli bir beslenme proğramı ile birlikte uygulanan egzersizlerle yağların yakılarak yerlerini kasların alması sağlanabilir. Ancak kas yapmak öyle sanıldığı kadar bir kaç egzersiz proğramını üç beş gün uygulayarak yapılacak iş olmadığını herkes bilmelidir. Kaslardan bahsedildiğinde özelleklikle vücut geliştirme sprou ile uğraşanlar akla geliyor.Definasyon yapanlar uzun zamanlar düzenli ve ağır egzersizlerle birlikte beslenme proğramları uygulayarak bu hale gelebiliyorlar. Yağ tabakası azalmaya başladıkça kilo kaybı oluşur kimi insanlar kilolu oldukları halde vücutlarındaki yağ tabakası diğerlerine göre daha azdır. Kaslı insanlar boy ve kilo oranları ile kilolu insanlara benzeyebilir ancak onların kiloları yağlardan değil kaslardan oluştuğundan sağlık açısından sorun oluşmayacaktır.


Kiloları kasa çevirmek adına bilinçsizce diyet proğramları uygulanmamalı uzmanlar eşliğinde belirli egzersiz ve beslenme proğramı uygulayarak bu işe başlanmalıdır.

Dukan Diyeti


Dukan diyeti, hayatımıza “Fransız kadınlarının zayıf kalmalarını sağlayan diyet” olarak girdi. Çünkü aklımızda hep şu soru vardı: Kruvasan, peynir ve şarap memleketi Fransa’da nasıl oluyor da bütün kadınlar düzgün bir fiziğe sahip olarak kalabiliyorlar? Son zamanlarda kitabıyla ortalığı kasıp kavuran Beslenme Uzmanı Pierre Dukan’ın kendi adıyla lanse edilen Dukan diyeti ne müteşekkir olduklarını biliyoruz artık Fransız kadınların. Dukan diyeti bundan tam 10 yıl önce Fransız damak tadıyla tanıştırıldı. Ve 1,5 milyon Fransız kadın bu şekil diyete bağlı kaldı. Son zamanlarda ilgi gören dukan diyet listesi halini alıyor.


Peki nedir bu Dukan diyeti?
Karbonhidrat sevenler, üzgünüz ama bu bir protein diyeti! Yağsız proteinleri, süt ürünlerini, balık ve kümes hayvan etini içeriyor.
Diyetin ilk aşaması
Diyetin ilk aşaması oldukça keskin. Sadece et, balık, yumurta ve yağsız süt ürünlerini tüketiyorsunuz. Bu aşama, ilk 10 günü içeriyor. İlk beş gün içinde 3 kilo vermeniz bekleniyor.


Bu saf protein aşamasında ağız kuruluğu ve ağız kokusu sorunu yaşayabilirsiniz. Ancak her iki durum da kilo veriyor olduğunuzun işareti. Bu durumun üstesinden gelmek için daha çok su içmenizi öneriyor Dukan. İlk dört günden sonra kabızlık sorunuyla karşılaşabilirsiniz. Bu sorunun üstesinden gelmek için de yulaf kepeğinize bir çorba kaşığı buğday eklemeniz gerekiyor.


Bu aşamada listedeki her şeyden özgürce yeme hakkınız var. Diyetin sloganı: “İstediğin kadar ve istediğin zaman ye!” Kulağa hoş geliyor, değil mi?


Dukan diyetinin aşamaları
1. aşama: İlk 10 gün sadece protein yiyorsunuz. (Et, balık ve yağsız süt ürünleri)


2. aşama: Sırasıyla “sebze ve protein günleri” ve sadece “protein günleri”. Sebzeli günlerde sınırsız sebze yiyebiliyorsunuz.


3. aşama: Her gün protein ve sebze günü. Fakat bir miktar meyve, iki dilim ekmek ve peynir yiyebiliyorsunuz her gün. Ayrıca haftanın 1-2 günü karbonhidratlı yiyecek tüketebiliyorsunuz (makarna ve pilav). Haftada iki kez ‘kutlama öğünü’ kapsamında istediğiniz her şeyi yiyebiliyorsunuz.


4. aşama: Bu aşamada ne seviyorsanız herhangi bir sınırlama olmadan ve kendinizi suçlu hissetmeden yiyebiliyorsunuz. Ancak kural şu: Her perşembe sadece protein günü. Daima!


Protein aşamasının kurallar listesi
1. Sığır ve dana eti, hatta tavşan eti yiyebilirsiniz ama kuz eti yasak. Tabii etin yağlı kısımlarını yememeye özen göstermelisiniz. Eti ızgarada, fırında pişirilmiş ya da haşlanmış olarak yiyebilirsiniz. Tabii sıvı yağ, tereyağı ve herhangi bir krema ya da sos eklemeden. Yağsız kızartma yolunu da seçebilirsiniz. Bunun için tavanın yüzeyini çok az sıvı yağ ile ovalayın ve eti kızartın. Kıymayı yumurta, gebre otu ve baharatlar ile karıştırıp köfte halinde de tüketebilirsiniz.


2. Tavuk ve hindi eti yiyebilirsiniz. Tabii yemeden önce derisini soymak şartıyla. Ve kanatları dışında kalan kısımlarını tüketmelisiniz.


3. Az yağlı ya da yağsız jambon tüketebilirsiniz. Şarküteri ürünleri, pişmiş ya da tütsülenmiş jambon yemeyin, çünkü bu şekilde çok yağlıdırlar.


4. Sığır eti, dana eti ve tavuk ciğeri yiyebilirsiniz.


5. Bütün balıkları; taze, dondurulmuş, tütsülenmiş, konserve, kurutulmuş halde yiyebilirsiniz. Ancak yağda ya da herhangi bir yağlı krema ile pişirilmemiş olarak.


6. Tüm kabuklu deniz hayvanlarını tüketebilirsiniz.


7. Günde iki yumurtadan daha fazlasını yiyebilirsiniz. Eğer yüksek kolesterol sorununuz varsa, hafta üç ya da dört yumurta sarısını tüketebilirsiniz. Yumurtanın beyazı yasak!


8. Yağsız süt ürünleri; yoğurt, süzme peynir, yağsız süt tüketebilisiniz. Sade yoğurt ya da hindistan cevizi, vanilya, limon ile tatlandırılmış yoğurt sınırsız! Fakat yağsız yoğurt ya da meyveli yoğurdu günde iki kere ile sınırlandırmalısınız.


9. Tatlandırıcılar, sirke, baharatlar, şifalı otlar, sarımsak, soğan, salatalık, limon suyu (sadece yiyeceklerin üzerinde, içecek olarak değil), hardal, tuz (ölçülü miktarda), ölçülü miktarda şekersiz doğal ketçap, şekersiz sakız yasak değil.


Ek kurallar
- Günde 1,5 litre su içmelisiniz. Bu, midenizde doluluk hissetmenize yardımcı olur. Çay, kahve ve diyet içecekleri de tüketebilirsiniz.


- Günde 1,5 çorba kaşığı yulaf kepeği (örneğin, yoğurdun üstünde ya da pankekin içinde) tüketmelisiniz.


- Her gün 20 dakika hızlı bir şekilde yürümelisiniz.


- Tüm sıvı yağlardan ve tereyağından sakınmanız gerekiyor.
Sebze diyeti
Haftanın iki günü (pazartesi ve perşembeleri)salt protein günleri, diğer günleri de sebze ile kombinlenmiş protein günleri olarak belirleyebilirsiniz!


Et ya da balıkla birlikte yiyebileceğiniz; çiğ, buharda pişmiş, haşlanmış ya da folyo ile fırında pişirilmiş sebzeler şunlar: enginar, kuşkonmaz, patlıcan, brokoli, lahana, kereviz, kabak, radika, rezene, salatalık, mantar, balkabağı, marul, turp, kuzukulağı, soya fasulyesi, ıspanak, domates.


Tüm bu sebzeleri istediğiniz kadar ve istediğiniz zaman yiyebilirsiniz. Ancak eğer hızla kilo vermek istiyorsanız bu yiyecekleri tamamen boş mideye değil, acıkmanıza az bir zaman kala tüketin ki daha az yeme ihtiyacı duyun.


Dikkat!
Havuç ve pancar da bu listeye dahil. Ancak bunlar karbonhidrat içerdiklerinden, her öğün tüketmekten kaçının. Diyetinizde patates, pirinç, mısır, fasulye ve mercimek gibi diğer karbonhidrat içeren gıdalardan da uzak durun.
Tipik sebze ve protein günü diyeti:
Kahvaltı: Kahve (yağsız süt ve tatlandırıcı ile) ya da çay (tatlandırıcı ile),225 gram kadar yağsız peynir ya da yoğurt, bir dilim hindi eti, tavuk ya da jambon, bir adet haşlanmış yumurta.


Ara öğün: Bir küçük yoğurt ya da 115 gram kadar yağsız peynir.


Öğle: Mantar, ton balığı, kremalı kahve.
Ara öğün: Bir dilim jambon ya da somon balığı, yulaf kepeği ile yapılmış pankek (2 çorba kaşığı yulaf kepeği eklemek yeterli).
Akşam: Kabak çorbası, sığır eti kebabı, süt ve yumurtadan yapılmış muhallebi gibi bir tatlı.

Fazla kilonuzun gizli bir nedeni olabilir


Verdiğiniz kiloları fazlası ile geri alıyorsanız, kendinizi sürekli aç hissediyorsanız, her şeyden vazgeçerim ama tatlıdan asla diyorsanız, ailenizde şeker hastalığı varsa fazla kilonuzun sebebi “şeker düşüklüğü” olabilir…


Obezite ve metabolizma hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya, fazla kilonun nedeninin şeker düşüklüğü olabileceğini bildirdi.


“Şeker düşüklüğü olan kişilerde tatlılara, çikolatalara aşırı bir eğilim, açlığa dayanamama, sürekli aç hissetme, geceleri uykudan uyanıp yeme eğilimi görülebilir” diyen Kaya, bunun da ilerleyen dönemlerde hem kiloya hem de şeker hastalığına yol açtığına dikkat çekti.


“ŞİŞMANIM DEYİP DİYETİSYENE GİTMEK DAHA BÜYÜK HATA”
Toplumdaki en büyük şişmanlık nedenlerinden birinin “şeker düşüklüğü” olduğunu belirten Kaya, şunların altını çizdi:
“Şeker düşüklüğü tanısı konulmadan, kişi diyet uzmanına başvurup düşük kalorili bir diyetle zayıflamaya başlarsa çok büyük bir hata yapar. Çünkü temel sorun olan açlık, açlıkla tedavi olmaz. Yani zayıflamaya karar vermeden önce muhakkak şişmanlığın nedeni ortaya çıkarılmalıdır. Şeker metabolizması bozuk, tiroid bezi az çalışıyor veya genetik bozukluk var olabilir.”


Kaya, günümüzde doktorların en fazla uğraştığı hastalıkların (diyabet, tansiyon yükseklikleri, kan yağı yükseklikleri, eklem problemleri, adet düzensizlikleri…) temel nedeninin de şişmanlık olduğunu vurguladı. “Şişmanlığın temel nedeni ise alınan ve tüketilen enerji dengesizliği ile birlikte çeşitli metabolik rahatsızlıklardır” diyen Kaya, şöyle devam etti:


“DOĞRU TEDAVİYLE AÇ KALMADAN FAZLA KİLOLAR YOK OLABİLİR”
“Dünyadaki ortalama 220 milyon Tip 2 Şeker hastasının %80′i şişmandır. Şeker hastalığını şeker metabolizması bozukluklarında son nokta olarak düşünürsek, bir önceki basamak gizli şeker hastalığı dönemi, ondan önceki dönem de şeker düşüklüğü yani reaktif hipoglisemi dönemidir. Yani kan şekerinin yükselmesi ile karakterize olan şeker hastalığının ilk basamaklarında kan şekeri düşüklüğü görülür. İnsülin hormon salgısında anormallik olduğu için normalde kan şekerini 70-110 mg/dl arasında tutan vücut bu ayarlamayı yapamaz ve özellikle şeker yükü yüksek yiyecekler yendikten bir müddet sonra kan şekeri 70′lerin altına iner. Kişi bunu aşırı acıkma olarak algılayıp tekrar yeme ihtiyacı duyar.


Bu gibi durumlarda erken tanı konulup tedaviye başlandığında hiç acı çekmeden, aç kalmadan kendiliğinden fazla kiloların yok olduğu ve ileride şeker hastalığının gelişmediği görülür.”


ŞEKER DÜŞÜKLÜĞÜ OLANLARA ALTIN ÖĞÜTLER
Dr. Ayça Kaya, şeker düşüklüğü olanlara da şu öğütlerde bulundu:
* Kan şekeri yemekten 3 saat sonra düşmeye başlar, o nedenle 3-4 satten fazla aç kalmayın.


* Zayıflamaya karar verdiğinizde bunun bir metabolik rahatsızlıktan kaynaklanabileceğini düşünerek mutlaka doktorunuza danışın.


* Kan şekerini hızla yükseltip arkasından ani düşmesine neden olan basit şekerlerden (sofra şekeri, bal, pekmez, çukulata, şerbetli hamurlu tatlılar gibi) kaçının.


* Şeker yükü fazla olan muz, incir, üzüm, patates, havuç gibi meyve ve sebzeleri süt veya yoğurtla birlikte tüketin.


* Kan şekerim düştü elim ayağım titredi dediğiniz anda asla tatlı yemeyin, peynir ekmek daha iyi bir seçimdir. Kan şekeri düşüklüğünde sadece tatlı yiyebilecekler insülin kullanan şeker hastalarıdır.


* Kan şekerinin hızlı yükselmesini önlemek için kepekli ekmek, bulgur, kepekli pirinç ve kepekli makarna iyi seçimlerdir. Beyaz undan yapılmış besinlerin tercih etmeyin. (poğaça, börek, pasta gibi)


* En iyi insülin dengeleyicisi egzersizdir, ancak egzersize asla aç başlamayın.Yemekten 1,5-2 saat sonra egzersiz yapmak iyidir. Veya egzersizden hemen önce 1 bardak az yağlı sütle 1 adet meyve yiyi.


* Hazır meyve sularından, şeker içeren limonatalardan ve aşırı çay ve kahveden kaçınmak gerekir. Canınız şeker istediğinde taze meyvelerden tüketin…

Dukan Diyetiyle 4 aşamada zayıflamak mümkün


Dr. Pierre Dukan, düşük kalorili beslenmeye alternatif olan Dukan Diyeti’nin yaratıcısı. İlk ünlü müşterilerinden biri Prens William’ın nişanlısı Kate Middleton’un annesi olunca ünlüler Dr. Dukan’ın mucizevi zayıflama formülüne akın etti.


Son 10 yılda sadece Fransa’da 5 milyon kadını zayıflatan Dr. Dukan’ın yarattığı sistemin hikâyesi 35 yıl öncesine dayanıyor. O tarihlerde Dr. Dukan bilimsel bir yayında, düşük kalorili beslenmenin tehlikeleri üzerine “Düşük kalorili beslenmeyle belki kısa süre için kilo veriyoruz ama sonra hem fiziksel sağlığımız tehlikeye giriyor hem de duygusal hayatımız altüst oluyor” diye yazıp ortalığı birbirine katmıştı. Dukan Diyeti’nin merkezinde, protein açısından zengin 72 maddelik bir yiyecek listesi var. Buna ek olarak düşük karbonhidratlı 28 sebze de yer alıyor listede. Diyet sırasında 5 günde 3 kiloya kadar zayıflamak mümkün. 4 aşamalı diyette, perşembe hariç diğer günlerde ne isterseniz onu yiyorsunuz.


4 AŞAMADA ZAYIFLATIYOR
Mucizevi Dukan Diyeti 4 aşamadan oluşuyor: Saldırı, kilo verme, korumaya hazırlık ve sürdürme. Sistem sıkı ama ilk 2 aşamayı tamamladıktan sonra bir daha kilo almıyorsunuz. Hem de hayatınız boyunca istediğiniz her şeyi, istediğiniz kadar yiyerek…


1- SALDIRI
En zor kısım bu. 10 gün sürüyor. Dr. Dukan size 72 proteinli besinden oluşan bir liste veriyor. Yağsız proteinler, süt ürünleri, yumurta, balık ve kümes hayvanları içeren listeden seçtiklerinizi istediğiniz öğünde istediğiniz miktarda tüketebiliyorsunuz. Ama sadece haşlama, ızgara veya fırında pişirilmiş olarak… Sıvı ya da katı yağ yasak. Lezzet için her türlü baharatı kullanabilirsiniz. İlk 5 günde 3 kilo veriliyor. Kabızlığa karşı her gün yoğurt veya süte karıştırıp 1.5 çorba kaşığı kepekli yulaf yiyor, en az 1.5 litre su içiyorsunuz. Şarküteri ürünleri ve kuzu etine izin yok.


2- KİLO VERME
İlk listeye 28 sebze ekleniyor: Enginar, patlıcan, brokoli, lahana, kereviz, kabak, mantar, marul, turp, ıspanak, domates… Haftanın 2 günü ilk aşamada olduğu gibi sadece protein tüketiyor, diğer günler ise sebzeleri de ekliyorsunuz. Karbonhidrat zengini patates, pirinç, mısır, fasulye, mercimek yasak. Havuca ise haftada 2 gün izin var. Yiyecekleri yağsız pişiriyorsunuz.


3- KORUMAYA HAZIRLIK
Her gün hem et hem sebze yiyorsunuz. Günde bir porsiyon meyve ve 40 gram peynire izin var. Haftada 2 öğün kepekli ekmek ya da makarna da yiyebiliyorsunuz. Ayrıca “kutlama” öğünleri de başlıyor. Yani haftada 2 öğün her şey serbest! Tatlı ve alkol dahil. Bu aşamayı, verdiğiniz her kilo için 1.5 hafta sürdürüyorsu


4- SÜRDÜRME
Hayat boyu sürdürebileceğiniz bu aşamada her şey serbest. Hem de her gün, her öğün. Sadece perşembe günlerini “saldırı” aşamasıyla geçiriyorsunuz.


PERŞEMBE MÖNÜSÜ
Kahvaltı: Ilık su, yağsız beyaz peynir, yağsız omlet
Öğle: Köriyle tatlandırılmış tavuk ızgara
Ara öğün: Yulaflı ekmek veya krep
Akşam: Izgara somon (Şekersiz çay, kahve serbest. Miktar belirtilmemişse yiyeceklerden dilediğiniz kadar yiyebilirsiniz)


ÜNLÜLER DUKAN’LA KİLO VERDİ
Dr. Dukan’ın en ünlü müşterisi Jennifer Lopez. 40 yaşındaki J-Lo, ikizleri Emme ile Max’ı dünyaya getirdikten sonra bu diyetle kilo verip eski formuna kavuştu. Dukan Diyeti’yle kilo veren model Nikki Phillips “Normalde diyetten hiç hoşlanmam. Ama Gisele Bundchen, Dr. Dukan’ın tavsiyelerine uygun bir şekilde beslendiğini açıklayınca, bu kez deneyebileceğimi hissettim. Kusursuz vücuduyla Giselle hepimiz için bir simge” diyor. Gossip Girl dizisinin yıldızı Jessica Szohr da bu diyeti uygulayanlardan.

Hastalıklardan koruyan diyet

Kış hastalıklarından korunmanın en etkili yolu bağışıklık sisteminizi güçlendirmekten geçiyor. 


Hem güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak hem de forma girmek istiyorsanız Diyetisyen Esra Aran’ın reçetesini uygulayabilirsiniz. 


1 haftalık bağışıklık sistemini güçlendiren diyet:Her sabah uyanınca 1 bardak sıcak su içerisine 1-2 parça taze zencefil ekleyip, demlenmeye bırakın. Dört dakika sonra zencefilli ılık suyu için. İsterseniz zencefil parçacıklarını da tüketebilirsiniz.Vücudunuz için gerekli besin öğelerini belirlemek ve d

oğru besinlerle bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için doğanın şifalı otlarından ve renkli yiyeceklerden faydalanabilirsiniz. Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran, “Mevsimsel değişikliklerle birlikte vücudunuzun hastalıklara yakalanma riski de artıyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi için, 7′den 70′e herkesin kullanabileceği çaylar ise bu riski azaltıyor” dedi. İşte o reçete… 

Şifalı bitki çayları 

Kış aylarında içinizi ısıtan sıcak içecekler gibisi var mı? Fakat bu içecekleri seçerken, bağışıklık sisteminizi düşünmeli ve birinci tercihinizi bitki çaylarından yana kullanmalısınız. Ama unutmayın, bitki çayı içmenin de bir sınırı var. Gün içerisinde 2 fincandan fazla bitki çayı içmemelisiniz. Ayrıca, bitki çayını tercih ederken, şeker veya tatlandırıcılardan uzak durmalısınız. 

Yeşil çay: Özünde en güçlü antioksidanlardan polifenolleri içeren yeşil çay, kalp hastalıkları ve kanser ile yaşlanmaya eşlik eden birçok hastalığı önlemeye yardımcı oluyor. 

Ekinezya çayı :Ekinezyanın köklerinde bulunan çok sayıda bileşen, vücudun bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinde etkili bir rol oynuyor. Hücreleri virüslerin saldırılarına karşı koruyan bakterilere ve mantarlara karşı etkili bileşenler, akyuvarların miktarını artırıp bağışıklık sisteminin güçlenmesini destekliyor. Hafif ve orta şiddetteki soğuk algınlıklarında destekleyici çay olarak içebilirsiniz. 

Kuşburnu çayı: İçerisinde B1, B2, K, P vitaminleri, protein, mineral, potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve meyve asitleri bulunuyor. Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostu olan kuşburnu çayı, vücuda dirilik sağlıyor. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalı oluyor. Enfeksiyonlara ve bulaşıcı hastalıklara karşı vücut direncini artırıyor. Nezle ve gribe karşı koruyucu. 

Probiyotik yoğurt: Bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek oluyor. Özellikle bağırsaklarda bazı yararlı mikroorganizmaların çoğalmasına ve aktivitesini uyarmaya yardımcı olarak sağlığı olumlu yönde etkiliyor. 

Kuru kayısı: A vitamini ve potasyum içeren kuru kayısı, lifli bir meyve. Sindirime yardımcı oluyor ve bağışıklık sisteminde destekleyici rol oynuyor. 

Somon balığı: Yüksek oranda omega-3 yağı içeren somon balığı düzenli tüketildiğinde bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı oluyor. Haftada 1-2 kez tüketilmesi gerekiyor. Özellikle çocukların beyinsel ve zihinsel gelişiminde önemli rol oynuyor.

Kuru, siyah, çekirdekli üzüm: Kan yapıcı özelliği bulunuyor. Protein ve karbonhidrat kaynağı ve A, B1, B2, B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asit ve formik asit minerallerini içeriyor. Üzümün içerisindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliğe, zayıflığa da iyi geliyor.

BESLENMENİZİ RENKLENDİRİN 

■ Kış aylarında bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için antioksidan olarak görev yapan A, C, E vitaminlerini ve beta karoteni günlük beslenmeniz içerisinde bol miktarda tüketmeniz gerekiyor.
■ Limon, portakal, greyfurt, dolmalık biber, enginar, brokoli, maydanoz içerisinde bol miktarda C vitamini bulunuyor.
■ Zeytinyağı, ceviz, ayçiçekyağı, badem, fındık içerisinde bol miktarda E vitamini bulunuyor.
■ C ve E vitamini bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olduğu kadar vücudu birçok kanser türüne karşı da koruyor.
■ Turuncu, yeşil ve kırmızı sebze ve meyvelerde bol miktarda beta karoten bulunuyor. Bu besinler de bağışıklık sistemi hücrelerinin artmasına yardımcı oluyor.
■ Gün içerisinde demir ve çinko yönünden zengin besinleri tüketerek vücudunuzun bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Demir yönünden zengin besinler; özellikle kırmızı et, kuru kayısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler. Çinko yönünden zengin besinler; tam tahıllar, ekmek, et, balık, ceviz gibi yiyecekler.
■ Kış aylarında haftada en az iki defa balık tüketmelisiniz. Balık, omega 3 ve omega 6 yönünden zengin. Balığı ızgara, buğulama veya fırında pişirerek yemeyi tercih edebilirsiniz.
■ Gün içerisinde su tüketiminizi artırmalısınız.

 



8 Ocak 2011 Cumartesi

Bölgesel zayıflama nedir

Bölgesel zayıflama, vücudunuzun aynı orantıda kilo almaması ile ortaya çıkan orantısız kilolu bir bedeninin, orantılı bir görünüme kavuşması için filoların fazla biriktiği alana müdahale edilerek yazılan zayıflama yöntemidir.


Örneğin bazı insanlar kilo alırken bacakları incecik kalmaya devam eder ama belinden üstü hızlı genişler, şişmanlar. Bazı insanlarda ise üst bölgesi yani sırt, göğüs kollar gibi bölgeler son derece zayıfken belinden altı göbek, kalça bacaklar hızla kilo alabilir. Böyle durumlarda ortaya orantısız bir vücut tipi çıkar. işte tamda burada devreye bölgesel zayıflama metotları giriyor.


Bölgesel zayıflama metotları için üretilen birçok ürün ve uygulama sistem mevcut. Ancak içlerine en çok tercih edilen 3 yöntem var. Bunlar:


1.Liposuction


2. Lipoliz


3. Ultrasonik kavitasyon


Liposuction bölgesel zayıflama yöntemi
Vücudunuzun belli bölgelerinde biriken yağları ameliyat ile vakum yaparak alınmasını sağlayan cerrahi bir yöntemdir.


Lipoliz bölgesel zayıflama yöntemi
Bölgesel yağlarınızın olduğu bölgeye enjeksiyonlar ile bir takım kimyasal maddeler veriliyordu ve bu maddeler bölgesel olarak zayıflanmak istenen alandaki yağları eritiyordu. Ancak sağlık bakanlığı lipoliz uygulamasında kullanılan kimyasal maddelerin sağlığı zararlı olabileceği endişesi ile bu bölgesel zayıflama sistemini yasakladı.


Ultrasonik kavitasyon bölgesel zayıflama yöntemi
Ameliyatsız ve ilaçsız olarak uygulanan yöntem bölgesel zayıflama adına yapılan en yan etkisiz zayıflama yöntemidir.

Yoğurt yiyerek göbeğinizden kurtulun

Ne kadar diyet yaparsanız yapın, ne kadar spor yaparsanız yapın, göbeğiniz hep aynı hali ile kalıyorsa. Göbeğinizi eritmek için bilimsel testler ve deneylerle kanıtlanmış olan, yoğurt yiyerek göbek yağlarını eritme yöntemini mutlaka deneyin.


Gün içersinde bol bol hatta istediğiniz kadar, doyana kadar yiyeceğiniz yağsız yoğurt en yorucu diyetlerden bile daha çok kilo verdirecek size. Üstelikte en problemli bölge olan göbek yani karın bölgesindeki yağları eriterek.


Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre günde 3 öğün 3 kâse yoğurt yemeniz halinde, yoğurt yemeden diyet yapanlara nazaran yüzde 22 daha çok zayıfladıkları ve tüm vücut yağlarından yağlardan yüzde 61daha çok yağ yaktıklarını ve göbek bölgesindeki yağlardan yüzde 81 daha fazla yağ yaktıklarını tespit etmişlerdir.


Yağsız yoğurt yiyerek, dümdüz bir göbeğiniz olmasını istiyorsanız dikkat etmeniz gereken ufak ayrıntı ise, bu 3 kâse yoğurdu sabah bir kâse, öğlen bir kâse yoğurt, akşam bir kâse yoğurt şeklinde tüketmeniz gerekiyor.


Ayrıca yoğurt yiyerek zayıflayanların bir avantajı daha var oda; tartıda 7 kilo vermiş görünseniz de, görünüşünüze bakınca 10 kilo vermiş kadar görünüyorsunuz. Yani yoğurt ile zayıflama diğer diyet listelerine, incelme konusunda müthiş fark atıyor.

Lif ile Kesin Ve Kalıcı Zayıflama

Aç kalmadan zayıflamanın yollarını arayanlardansanız doğru yerdesiniz. Bazı insanlar örneğin ben, asla açlığa dayanamadığı için bir türlü uzun vadeli diyetlere sadık kalamaz ve doğal olarak da kilo vermez.


Kilo vermek istiyorsanız kesinlikle, aynı anda yapmanız gereken iki unsur var biri spor diğeri az yemek.


Ancak azda olsa çok da olsa yemek listeniz lifli besinlerden oluşuyorsa hem kendinizi tok hissediyorsunuz hamda kalıcı zayıflamaya doğru adım atmış oluyorsunuz.


Lif nedir
Lif bitkilerin, besinlerin kolay hazmedilemeyen yönüdür. Lif genelde Meyve, sebze, fındık, baklagil, tüm tahıllar ve fasulyede bulunan ancak son yıllarda insanlar tarafından yoğurda, süte, makarnaya insanlar tarafından eklenerek satılan lif kişiyi tok tutma konusunda mucize bir sonuç gösterir. Lifli besinleri tükettiğinizde midenizde yerini alır ve siz yeni besin tüketene kadar orda değişim göstermeden bekler. Buda sizin kendinizi uzun süre tok hissetmenizi sağlar.


Lifler kendi aralarında çözülebilen lifler ve çözülemeyen lifler olarak ikiye ayrılır. Çözülebilen lif dediğimiz lifler besinlerin içinde gizli bulunan liflerdir. Örneğin elmada, pirinde çözülebilen lifler vardır. Zaten pişirilmiş besinlerin yumuşamasını ve kıvamını sağlayan sağlayanda çözülebilen besinler içeriyor olmasıdır. Midede, çözülebilen lifler jel kıvamını geçmek için akışkan maddeleri tutar ve size tokluk hissi verir, sindiriminizi yavaşlatır, vücudunuzun tükettiğiniz besinlerin daha fazlasını emmesini sağlar.


Çözülemeyen lifler ise mideye ulaştığında midedeki sıvıları emmeye başlar ve emdikçe de şişer. Çözülemeyen liflerin şişmesiyle vücutta bekleyen artık maddeler sıkışarak vücuttan atılma hatta bir an önce kaçma isteği duyar. Çözülemeyen lifler meyve ve sebzelerin kabuk kısımlarında ve dış kısımlarında bulunur ki zaten bu kısımlara sertlik veren de yine çözülemeyen liflerdir. Çözülemeyen lifler özetle vücudunuzdaki toksinlerin tamamını yok eder, sindirim sisteminizin hızlanmasını sağlar. Böylece asla kabızlık sorunu yaşamazsınız.


Doğal ve sağlıklı gıdalar ile besleniyorsanız midenizdeki kalan boşlukları bu iki tür lifi içeren besinlerle doldurmaya gayret edin. Böylece gün içinde uzunca bir zaman kendinizi tok hissedeceksiniz, bağırsaklarınız çalışacak, toksinleriniz atılacak.


işin birde kalori tarafını incelersek örneğin bir öğünde 50 gramlık karbonhidratlı bir besin tüketti iseniz bunun 10 gramı lif ise vücudunuz sadece 40 gramlık bir lifsiz karbonhidrat emilimine geçmiş demektir. Böylece yüksek karbonhidrat içeren besinlerin sizi kabız etme riski yavaş ortadan kalmış oluyor. Kabızlık yok kilo yok.

Kalça ve Basen Eritme

Kalçalar ve basenlerde problem yaşamamamız açısından beslenmemizde dikkatli olmalıyız. Bölgesel kilolanmalar da yalnızca yediklerimiz değil, genetiğimiz de önemlidir. ilk olarak gün içerisinde tüketeceğimiz suyun miktarını 2.5 litre olarak sabitlemeliyiz. Bu suyu gün içerisinde belli aralıkla içmeliyiz. Yemekleri hızlı yemeyip, kesinlikle kahvaltımızı yapmalıyız. Ara öğünleri alışkanlığa çevirmeliyiz. Özelliklede ara öğünlerde kuru ya da taze meyveler, kepekli bisküviler ya da kepekli ekmekle yapılan tostlar şeklindeki besinler bolca suyla tüketilmesi önemlidir. Ara öğünler, kahvaltı sonrasında, ikindide ve de geceleri yatmazdan 1-2 saat önce yenilebilir.


Karbonhidrat içeren besinleri sayacak olursak; Unlu mamüllerin hepsi, makarnalar, pirinçler, bulgurlar, patatesler, tahıllar ve de ekmek türleridir. Protein içeren besinler ise; Balıklar, et, yumurta gibi hayvansal olan besinler, fındıklar, bakliyatlar gibi nebati ürünler. Proteinler akşamları 17.00 sonrası çok tüketilmemelidir. Haftalık bir, iki sefer akşamları tüketebiliriz.


Proteinlerin sindirilmesi uzun sürmektedir ve de geç vakitlerde tüketilmesi yağlanmanın artmasını sağlar. Genel olarak sabahları ve de öğlenleri proteinli besinler alınabilir, akşamları ise nebati protein alabiliriz. Karbonhidrat içeren gıdaları fazla yoğun günlerde fazla alabilirsiniz, aralarda da bol meyve tüketebilirsiniz. Fazla hareket etmeyeceğiniz günlerde günde 4 dilimi geçmeyecek kadar ekmek tüketin ve de genel olarak meyveyi de 3 adetle sınırlayın. Spor yapacağınız gün ise kendinize ödül verebilir, makarna yiyebilirsiniz.

Diyet mantar çorbası

Diyet mantar çorbası


Kremalı mantar çorbası ayrı bir lezzete sahiptir tüm çorba çeşitleri arasında. Mantarın lezzeti bu konudaki en büyük faktörlerden birisidir. Oldukça ilginç bir tada sahip olan mantar, tükettiğimiz besinler arasında en ilginç olanıdır muhtemelen.


Hele birde kültür mantarı değil de, doğal ortamdan toplanmış büyük şapkalı mantarlardansa kullanılan mantar o yemeğin tadına doyum olmayacaktır. Mantarın diyet yemeklerinde kullanımı mümkündür. Bu çorbamız en güzel örneğidir bu durumun. Dört kişiye yetecek bir diyet mantar çorbası için ihtiyacınız olan malzeme listesi ise hiç de kabarık değildir.


Beş su bardağı dolusu su, bir paketlik kremalı mantar çorbası ve bir bağ maydonoz. Tencereye koyduğunuz suyun içerisine paket halindeki çorbayı boşaltınız. Karıştırarak ocağınıza yerleştirin ve kapağı hafif aralık olan tencerenizden kaynama sesleri yükselmesini bekleyin.


Ardından on dakika kısık ateşte pişirdiğiniz çorbanız servise hazır! Kâselerde bir de ince ince kıydığınız maydanozları eklediğiniz zaman tadına doyulmayacak bir lezzet ile karşı karşıya olacaksınız.

Besin Alerjisinin Tanımı ve Belirtileri

Besin Alerjilerinde Beslenme
Besin alerjisi; vücudun bazı besinlere normal dışı tepki göstermesi, aşırı du­yarlı olması durumudur. Vücuda alınan her besin alerji yapabilir. Ancak bazı besinlerin yol açtığı alerji olguları daha sık görülür.


Alerji ;insan sağlığım hem bedensel, hem de ruhsal yönden etkiler. Gerekli önlem alınmadığında bazı olgular çok tehlikeli olabilir. Bu yüzden, alerji yapan besinin belirlenmesi ve diyetten çıkarılması, gerektiğinde yeniden denenmesi bü­yük önem taşır.


Alerji oluşumunda; kalıtsal yatkınlık, birçok karmaşık fiziksel ve çevresel etmen rol oynar. Bazı insanlarda, belirli besinlerin sık ve çok yenmesi; yiyecek­lere çeşitli amaçlarla katılan renk verici, lezzetlendirici, koruyucu maddeler, ba­harat gibi katkı maddeleri alerji yapabilir. Ayrıca, besinlerin hazırlanma ve tü­ketim şekli, örneğin, kızartmalar, çok soğuk tüketilen besinler, sucuk, pastırma, turşu gibi yiyecekler alerjiye yol açabilir. Bebek ve küçük çocuklarda birtakım besinlere aşırı duyarlık daha sık görülür. Bu durum yaş ilerledikçe hafifleyebilir ya da düzelebilir.


Alerjinin; genellikle besinlerdeki proteinlerden, sindirim sırasında parça­lanma ürünlerinden, tümüyle amino asitlere çevrilmeden kana emilen peptitlerden ileri geldiği sanılmaktadır.


Alerjik etkisi en sık görülen besinler: Balık ve öteki su ürünleri, özellikle midye ve istiridye gibi kabuklu olanlar; yumurta; çikolata ve kakaolu besinler; muz, çilek, kavun, turunçgiller, enginar, kuşkonmaz, domates, kereviz, bezelye, fasulye, bakla; buğday; fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler; sucuk, pastırma, salam, sosis; kızartma, salamura ve baharatlı yiyeceklerdir. Süt ve türevleri ve hemen her besin, duyarlı kişilerde alerji yapabilir.


Alerji yapan besinler kişisel ayırım gösterir. Bazı insanlar birkaç besine aşı­rı duyarlı olabilir. Alerjik tepkinin şiddeti; sorumlu besinin yenen miktarına, ye­me sıklığına, hazırlama şekline, bireysel özelliklere göre değişir. Belirtiler aler­jik besin yendikten hemen sonra, ilk dört saat içinde görülebileceği gibi, 2-3 gün sonra bile başlayabilir. Alerjik besinin alınan miktarına, çeşidine ve bireysel özel­liklere göre değişmek üzere en sık rastlanan belirtiler cilt. sindirim kanalı, so­lunum ve sinir sistemiyle ilgilidir. Bunların tümünde ya da bir bölümünde çeşitli bozukluklar görülebilir. Besin alerjilerinde en sık görülen belirtiler, deride kızarma, kaşıntı, sivilce, kusma, sürgün, şişme ve benzerleridir. Besin alerjisi; yorgunluk, sinir gerginlikleri, titreme, kaslarda ağrı, terleme, baş ağrısı, egzama, alerjik nezle de yapabilir.


Besin alerjisi tanısı (teşhisi) değişik yöntemler uygulanarak yapılır. Bunun için, bireyin beslenme özellikleri ve özgeçmişi araştırılır; kuşkulanılan besinler diyetten birer birer çıkarılarak denenir; doktor tarafından özel cilt testleri uy­gulanır. Alerjik besin ya da besinler belirlendikten sonra bireyin beslenmesi ona göre düzenlenir.

Alerji Durumlarında Beslenme

Besin alerjisi olan kişilerin diyetinden kuşku duyulan besinler 4-8 gün sü­reyle birer birer çıkarılarak denenir. Deneme süresinden sonra kuşkulanılan be­sin ya da besinler birer birer diyete yeniden eklenerek sonuca bakılır. Alerjik tepkiye yol açtığı belirlenen besinler 3-6 ay gibi uzunca süre diyetten çıkarılır. Belirli süreden sonra, aynı besin yeniden az miktarda diyete eklenir ve alerji yapıp yapmadığı incelenir. Alerji bir süre sonra geçebilir ya da yaşam boyu sürebilir. O yüzden, belirli aralıklarla alerjik besinin verilerek denenmesi gerekir.


Alerjik besini belirlemek için uygulanan pehriz diyetine, alerji yapmadığı sanılan yiyeceklerle başlanır. Belirli aralıklarla diyete yeni bir besin eklenerek denenir. Böylece hangi besin ya da besinlerin alerji yaptığı belirlenir.


Eğer, alerjik tepkiler bir hafta ya da daha uzun aralıklarla oluyorsa, kişi­nin yediği her tür yiyecek ve belirtileri bir ya da birkaç ay süreyle her gün yazı­lır. Bu sürede tüketilen besinlerle, alerjik tepkilerin artması, azalması ve kay­bolması arasındaki ilişki incelenerek, sorumlu besin ortaya çıkarılır.


Alerjik olduğu anlaşılan besinler diyetten önce kısa süre için çıkartılıp ye­niden denenir. Yine alerji yaparsa 3-6 ay süreyle hiç verilmez. Bu süre sonun­da yine denenir. Denemeler, yiyeceklerin hazırlama ve verilme şekli değiştirile­rek de yapılır. Örneğin, süt ve yumurta gibi besinler çiğken alerji yapabilir, pişirilince alerjik etki göstermeyebilir. Yumurtanın yalnız akı ya da yalnız sarısı alerjik olabilir. Süte alerjisi olan kişi sütlü tatlıyı, yoğurdu kolayca alabilir. O nedenle, özellikle besin değeri yüksek olan alerjik besinlerin değişik şekillerde denenmesi gerekir.


Denemelerden olumlu sonuç alınamazsa ve diyetten çıkarılması gereken be­sin süt, yumurta, et gibi temel besinler ise, yerine eşdeğerde başka besin konur. Örneğin, ete alerji varsa, diyette yumurta artırılır; yumurta alerjik ise et, süt, peynir artırılır. Buğday proteini alerjik ise pirinç, mısır ve ürünleri kullanılır. Balık ve kabuklu su ürünlerine alerji varsa yerine öteki etler verilir.


Alerji yapan besinler belirlendikten ve diyetten çıkarıldıktan sonra, yersiz kuşku ve korkuyla gereksiz şekilde besin kısıtlamasından kaçınmalıdır. Besin alerjisi olan kişilerin beslenmesinde temel ilke; alerjik besinin diyetten çıkarıla­rak yerine eşdeğerde başka besinin konması ve yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasıdır. Alerji yapan besin istiridye, çikolata, hardal, çilek, ceviz, fındık gibi yiyeceklerse, diyet düzenlemede sorun çıkmaz. Süt, yumurta gibi temel be­sinlere alerjisi olan çocukların beslenmesini düzenlemek zorlaşır. Özellikle bu tür temel besinlere alerjisi olan çocuklara alerji yapan temel besinler belirli ara­lıklarla ve değişik şekillerde verilerek denenmelidir. Çünkü, bazı besin alerjileri kısa süreli ve geçici olabilir. Özellikle çocuklarda, diyetten çıkarılan temel be­sinlerin yerine eşdeğerde başka bir besinin konması çok önemlidir.

Diyete niyetlenenlere 79 ipucu

Belki hepsini ya da çoğunu biliyoruz ama hatırlamakta ve gözden geçirmekte yarar var. Madem siz diyete niyetlendiniz işte size sıkı ipuçları…


Diyete niyetlenenlere 79 ipucumuz var…


Şu dünya üzerinde halinden, ölçülerinden memnun ve zayıflamak istemeyen kaç kadın vardır acaba? Varsa da eğer katiyen tanışmak istemem! Aynen benim gibi takıntıları olan ve üzerinde fazlalık duran birkaç kiloyu asla veremeyen, iştahlı, tatlıya ve çikolataya düşkün ‘şahane’ kadınlar için hiçbir masraftan kaçınmadım; araştırdım. İnternetin altını üstüne getirdim ve diyete başlayanları motive etmek için bir liste oluşturdum. Kendi kurallarınız varsa ekleyin ve listeyi her zaman görebileceğiniz bir yere asın. Ha gayret, birimiz hepimiz hepimiz birimiz için…


1 Eğer yaptığız diyet sizi gerçekten   aç bırakıyorsa, bir porsiyon sebze veya ekstra bir meyve yiyebilirsiniz.
2 Günde en az iki defa sebze ve  meyve yemelisiniz zaten.
3 Yemek tabaklarınız ne kadar büyürse, kalçalar da o kadar  büyür unutmayın.
4 Yemek yerken bir amacınız olsun ve her ne kadar lezzetli olursa olsun aklınızı kaybetmeyin; önce tadını alın, yavaşça çiğneyin, ağzınızda eritin, mideye gittiğini hissedin ve bir sonraki lokmayı o zaman ağzınıza atın.
5 Kahvaltıları büyütmeye başlayın, öğünlere küçülterek devam edin.


AZ KALORİ İÇİN ÖNERİ YOK MU?


6 Tabağınızın yarısından fazlası   sebze dolu olsun.
7 Lokantada yemek mi dediniz?   Başlangıç yerseniz en az 1000 kalori alısınız. Ana yemeği, ekmeği, içeceği ve  tatlıyı yemeden hem de.
8 Lokantada yemeğe gidince kendinizi otomatiğe bağlayın ve 2 kişiyseniz ana yemeği ve tatlıyı bölüşün. Yalnızsanız yiyeceğinizi mutlaka ikiye bölün, yarısını da paket yaptırın.
9 Yemek tabağı yerine ana yemek   için de salata tabağı kullanın. Tepeleme doldurmayın ama…
10 Ne yediğinizi görün, hatta gün  içinde yiyeceğiniz her şeyi bir araya getirip şöyle bir bakın. Aslında hiç de az değil, değil mi?
11 Önce tabağa az kalorili yiyecekleri alın, salata ve sebze ile başlayın. Sonra  çorba için ve yemek yiyin. Eğer bu sırayı izlerseniz ana yemeği zaten küçültmek zorunda kalırsınız.
12 Yağlı süt dolaptan derhal çıkmalı Az yağlı hatta yağsız olanları da var marketlerde. Her gün bir bardak süt içiyorsanız eğer, sadece bu değişiklikle yılda yarım kilo verebilirsiniz. Ve sakın yarım  kiloyu küçümsemeyin.
13 Meyve suyundaki kalori miktarını  da hiç küçümsemeyin, günde   1 bardaktan fazla içmeyin.
14 İlla kalori alacaksanız çiğnediğiniz bir şeyden alın. Meyve suyu içmek yerine meyve yiyin.
15 Bir diyet günlüğü tutun, yediklerinizi her gün not alın. Hatta diyete başlamadan önce yediklerinizi de not alın ve karşılaştırın.
16 Diyet yaparken Çin atasözünü unutmayın: ‘Midenin en fazla yüzde 80′ini doldurun’.
17 Mayonez yerine hardal   kullanın.
18 Daha fazla çorba için; kremasız  olacak elbette.
19 Kalorili içecekleri derhal kesin. Günde bir kutu normal kola içiyorsanız, diyet olanıyla değiştirin ve yılda 2,5 kilo verin.
20 İşe giderken öğlen yemeğinizi  yanınızda götürün.
21 Yemek yerken oturun, ayakta bir  şeyler atıştırmayın.
22 Meyve suyu içerken, normal    su ile karıştırın.
23 Öğlen sadece ve illa    sebze yiyin.
24 Evde yiyin, lokanta davetlerini   geri çevirin.
25 Alkolü mümkün olduğu   kadar azaltın.
26 Akşamüstü diyelim ki diyet kola içeceksiniz, bu alışkanlığı değiştirin ve domates suyu için.


DAHA ÇOK SEBZE YEMEK İÇİN


27 Sebzeleri tatlandırmak elinizde, başka sebzelerden yapacağınız soslarla yemeğinize lezzet katın.
28 Üç farklı çeşit fasulye türü ile bir salata yapın ve bunu mutlaka haftada üç gün yiyin.
29 Sebze çorbası da sebzeden sayılır unutmayın. Ayrıca sebze yemek için kasmayın kendinizi.
30 Tatlı patatesi keşfedin.
31 Ispanak hayatınıza her evrede girmeli, sandviçlere marul yerine; çorba, makarna ve salataya da tatlandırsın diye ekleyin.
32 Biraz paraya kıyın ve ayıklanmış, doğranmış sebzelerden alın. Her gün yenecek ya, rahat edersiniz.
33 Sebze sevmiyor musunuz? Dert değil, meyve de sebze kadar faydalı. Ama koyu renk olanlar daha iyidir, siyah üzüm, mango, kavun, portakal, artık Allah ne verdiyse.
34 Kalorili yemekten azıcık yiyeceğinize, kalorisiz yemekten koca bir tabak yiyebilirsiniz. İlkemiz bu.
35 İşi hızlandıralım ve iştahımızın iyice konsantre olursak kaybolacağından emin olalım.
36 Dolaptan yedi sekiz çeşit sebze çıkartın, beraberce haşlayın. Üzerine güzel ama kalorisiz bir sos ekleyin. Gün içinde 4 defa yiyin.


NE YESEM YARIYOR!


37 ‘Torunlarımı görmek istiyorum’ diyorsanız derhal o kurabiyeden vazgeçin.
38 Ben bir gelişme sürecine girdim,  diye düşünün.
39 Şişmanlamaya devam etmek,  zayıflamaya karar vermekten daha zahmetli bir iştir, unutmayın.
40 Hayatınıza mümkün olduğu kadar çok aksiyon sokun. Mutlaka yürüyüş yapın. Yürüyorsanız koşun, hareket edin, kımıldayın. Yaz ayları hareket için idealdir. Bu yazı boşa harcamayın.
41 Kendinize asla şişman demeyin. Midenizi de    olmadık şeylerle doldurmayın.
42 Makarna bağımlısı mısınız? Korkmayın her öğün   büyük bir kase yiyebilirsiniz. Yağsız elbette!..
43 Atıştırmak için kepekli veya çavdarlı bir dilim ekmek yiyebilirsiniz. Yine yağsız elbette…
44 ‘Bir kibrit kutusu büyüklüğünde’ gibi cümleleri    asla kullanmayın.


AKŞAM ACIKANLARA VE ÜŞENGEÇLERE


45 Atıştırmak için fındık yiyebilirsiniz ama fındık da kalorilidir ve sakın bir kase dolusu yemeyin. Üç beş tane.
46 Çikolata gofret yok, meyve ve meyve var.
47  Yağsız süt, müsli ve meyve ile güne başlayın.
48 Fast food yemek zorundaysanız en küçük boy olanından ve mayonezsiz yiyin, içecek almayın ve eve gidince de sadece meyve yiyin.
49 Tam tahıllı ekmeğe yağsız peynir sürün ve yağsız süt için.
50 Haşlama sebze ve brokoli yiyeceksiniz ve sevmiyorsunuz diyelim. Üzerine abartmadan parmesan peynir dökün o halde.
51 Salata salata salata; Napolyon yaşasa böyle söylerdi mutlaka. Yağsız demeye gerek var mı?
52 Kolesterolünüz normalse haftada 7 yumurta yiyebilirsiniz. Haşlanmış yumurta ve kuşkonmazdan nefis bir akşam yemeği olur.
53 Haşlanmış sebze, üzerine parmesan ve dövülmüş fındık dökün, bayılacaksınız.
54 Yeşil salata, üzerine ton balığı, domates, yağsız peynir ve kalorisiz sos. Her gece yenir bu salata.
55 Gece yarısı atıştırmak kilo aldırmaz. Elbette ne yediğinizle alakalı bu durum.
56 Koca bir kase çorba… Acıkırsanız yine aynısından ve yine ve yine çorba.
57 Hazır sandviç yiyecekseniz, bari sebzelisinden alın.
58 Yoğurt diye bir yiyecek var, unutuyordum az kalsın. Her şeyi içine ekleyebilirsiniz.
59 Bir geceyi de sadece yoğurt yiyerek geçirin.


AH ŞU TATİLDE ALINAN KİLOLAR


60 Kendinize sakın ‘ne yapalım, tatil işte’ demeyin. Uğraştınız o kadar, silip süpürmeyin.
61 Yemeğe başlamadan kendinizi doyurun. Şu demek oluyor; bir elma veya tahıllı bir dilim ekmek yiyerek nereye gidecekseniz gidin.
62 Açık büfe mi var, eyvah! Biraz ondan biraz bundan derseniz yandınız. En iyisi her yere göz atmak ve dört çeşit belirlemek.
63 Yemekten hemen sonra diş fırçalayın, bu size artık yemek yok mesajı verecektir.
64 Evde yemek mi verdiniz, kalanlardan hemen kurtulun. Komşulara dağıtın, kapıcıya verin, ertesi gün işe götürün.
65 Alışverişe başlamadan, alışveriş merkezine kadar 3 kere yürüyün ya da bu imkan yoksa merkezin içinde hızlıca yürüyerek 15 dakika dolaşın.
66 Her zaman öncelik   egzersizde olsun.
67 Ailecek evde toplanınca bile dans edin. Kendinize hem de dansa katılırlarsa ailenize bir faydanız olsun.


KUDURAN İŞTAH KONTROLÜ


68 Günü salata ile geçiştirin ve tüm kaloriyi tatlıya saklayın.
69 Etrafta hiç tatlı görmeden, tatlısız yaşamak mı istersiniz yoksa limitli olarak arada sırada yemeyi mi? İkincisini seçmek daha mantıklı, zaten ikinciyi seçenler daha mutlu oluyorlarmış.
70 Aileyle beraber yaşıyorsunuz ve her gece tatlı mı yeniyor? Peki, o halde kontrolü ele alın ve az kalorili tatlılar yapın. Onları meyveye alıştırın.
71 İki hafta tatlı yemeden dayanın ve bakın ne kadar inceleceksiniz.
72 Tatlı yiyecekseniz, mantıklı olun. Bir parça çikolata ya da 1 top dondurma ile yetinin.
73 Kalorisiz tatlılara alışın, şekersiz sakız çiğneyin. Yanınızda siyah üzüm, kuru kayısı bulundurun; birer avuç yiyeceksiniz ama.


KENDİMİ NASIL ZAPTEDECEĞİM?


74 Üç öğün mutlaka yenmeli. Gece acıkanlar, gündüz öğünlerini atlayanlardır çoklukla.
75 Akşam yemeğini masada, oturarak yiyin. Televizyon karşısında yemeğe veda edin.
76 Meyve çayı için, hem tok tutar hem de ağzınız meşgul olur.
77 Gece alışkanlılarınızı değiştirin. Zor ama yapacak bir şeyler bulun, kendinizi meşgul edin ama en iyisi erken yatın.
78 Duygusal bir sıkıntıdan ötürü yiyorsanız, önce derdinizi çözmeye çalışın. Belki de profesyonel bir yardıma ihtiyacınız vardır.
79 Buzdolabının üzerine ‘yemekten sonra açılmaz’ diye bir not koyabilirsiniz.


Elif Aktuğ

Hızlı kilo vererek zayıflamak

Hızlı bir şekilde kilo vermek için yapacağınız en doğru adım vücut yağ depolarınızı azaltmanızdır. Bunu başarmak için de size özel bir kalori listesi hazırlayıp bu listeden belli kalorili besinleri kısıtlamanız gerekir.


Kulaktan duyma diyet listelerini uygulamaya kalktığınızda bu diyet listesindeki besinler sizin vücudunuza, metabolizmanıza hitap etmediği için günün çoğunu aç geçirerek ayda belki 5-7 kilo verebilirsiniz. Ancak ikinci ay diyeti bıraktığınız an verdiğiniz kiloların tam iki katını hızla almaya başlarsınız. Eğer imkânınız var ise vücut yağ oranınızı da ölçtüğünüzde hiçbir azalma olmadığını göreceksiniz. Zira bu tip diyetlerle kaybettiğiniz kilonun nerdeyse tamamı vücudunuzdaki su ve kaslardan gider.


Diyete son verdiğinizin günün ertesi gününden itibaren de hızla verilen kilolar geri gelir. Bu sebeple hızla kilo verdiren şok diyetlerle, vücudunuzdaki kasları eritmek gibi sonu ölümcül hastalıklara gidebilecek bir diyet listesi yerine vücudunuzdaki zararlı yani fazla yağların kaybını sağlayacak ve kalıcı kilo vermenize fayda edecek size özel diyet listelerine sadık kalmalısınız.

7 Ocak 2011 Cuma

Diyet için yapılması gerekenler

Kuruyemişlerden yararlanın
Beslenme uzmanları az miktarlarda badem ve ceviz tüketmenin yararlı olduğunu belirtiyor. Canınız atıştırmalık bir şeyler yemek istediğinde çok aşırıya kaçmadan badem, ceviz yada fındık tüketebilirsiniz. Bu kuruyemişler kalori içerdiği için yerken dikkatli olunması şart. Bademde bulunan iyi yağlar yağ yakma genlerini harekete geçirir. Ayrıca kilo vermenize yardımcı olur.


Yağ ve karbonhidratları birbirleriyle karıştırmayın
Yağları ve karbonhidratları ayrı tutmalısınız. Vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiyi karbonhidratlardan alırsınız. Enerjiyi aldıktan sonra üstüne yağ tüketirseniz gerekli olan enerjiyi zaten aldığınız için vücudunuz yağı depolar buda kilo almanıza neden olur.


Aç kalmayın
Her gün aynı miktarda kalori alırsanız daha iyi hisseder ve daha fazla yemekten kaçınırsınız. Bir gün çok yiyip ertesi gün aç kalırsanız kendinizi doymuş hissetmezsiniz. Bu nedenle her gün aynı sakilde yemeye özen gösterin.


İnce arkadaşlar seçin
Belki biraz acımasız olacak ama zayıf olmak için zayıf arkadaşlar edinmelisiniz. Yapılan araştırmalar obezitenin bulaşıcı olduğu ve ailesinde yada çevresinde obez insanlar olan kişilerin de yavaş yavaş obezliğe doğru yaklaştığını gösteriyor. Bu nedenle zayıf olmak istiyorsanız çevrenizdeki insanlarıda diyete yönlendirmelisiniz.


Paketlere dikkat
Paket tasarımları ürünü çekici hale getirmek için yapılır. Bu nedenle ürün paketleri üzerinde yazanlar sizi yoldan çıkartmasın. Tuz oranı düşük yada az kalorili gibi cümleler sizi kandırabilir. Bu yiyeceklerin sizin için uygun olup olmadığını anlamak için içeriğine göz gezdirmeli ve sonra almalısınız.


Protein yüklemesi yapın
Proteinin yağ yakımına yardımcı olduğu biliniyor. Protein sizi tok tutarken kas yapmanızada yardımcı olur. Düşük karbonhidrat diyeti yağların saklanmasını ve sonrasında enerji için kullanılmasını sağlar.


Egzersizlerinizde değişiklik yapın
Kendinizi mutsuz ve sinirli hissettiğiniz zaman stres hormonu harekete geçer ve kan şekeri seviyeniz düşer. Bu durumda canınızın tatlı bir şeyler yemek istemesi normaldir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda spor yaparak kan şekeri seviyenizi kontrol altına alabilirsiniz. Spor şeklinizi değiştirebilir. Çok ağır egzersizler yapmak yerine yoga gibi daha hafif egzersizleri seçebilirsiniz.


Düşüncelerinizi değiştirin
Vücudunuzdan memnun olmamanız psikolojinizi de etkiler. Vücudunuz hakkında iyi hissederseniz, kötü alışkanlıklara daha az yönelirsiniz. Bu nedenle canınız sıkkın olduğunda çikolataya saldırmak yerine olduğunuz yerde zıplayabilir ya da bir yere uzanıp bacaklarınızı yukarıya doğru kaldırarak rahatlayabilirsiniz. Yüksek sesle çok iyi hissediyorum demekde size iyi gelecek.


Yediklerinizi unutmayın
Gün içinde neler yediğinizi fark etmeyebilirsiniz. Bu nedenle her yediğinizi ve bunların ne kadar kalori içerdiğini bir kağıda yazın. Yediklerinizi kâğıt üzerinde görmek ne kadar gereksiz kalori aldığınızı daha iyi anlamanızı sağlar.


Ağırlık çalışın
Kadınların en büyük korkularından biride ağırlık egzersizleri yapmak. Çünkü ağırlıkların onları arnold schwarzenegger gibi kaslı vücutlu biri yapacağını düşünürler. Oysa bu oldukça yanlış bir düşüncedir. Erkek ve kadın vücudu arasında büyük fark vardır. Erkeklerle karşılaştırıldığında kadınlar 30 kat daha az kas yapıcı hormona sahip. Ağırlık çalışması sadece metabolizmanızı harekete geçirir ve daha kolay kilo vermenizi sağlar.

Diyet yaparken hangi meyveler yenmeli

Kiloları ile başı belada olan herkesi çok yakından ilgilendirecek ve bilgilendirecek bir konuya değiniyoruz. Diyet yaparken kilo vermenizde faydalı ve etkili olacak meyveleri açıklıyoruz. Meyve porsiyonları diyet yaparken kontrolü zor bir yiyecek grubudur.


Bir porsiyon elma 100 gram şeklinde ifade edilirken bazen yediğiniz elma 200-300 gram kadar çıkarak 2-3 porsiyon meyve yemenize neden olabilir. Burada verilecek en pratik öneri alışverişlerde küçük boy meyve seçmek yada büyük boy meyveyi yakınınızdaki birisi ile paylaşmak.


Yaz meyveleri kış meyvelerine göre daha sulu rengarenk. içerindeki su ve posa oranı arttıkça kaloriside azalıyor. Bu nedenle yaz meyveleri için sınırsız kavramı kulaktan kulağa dolanan bir beslenme efsanesi haline geliyor. Ancak bir küçük boyu elma ile 10 adet yeşil eriğin kaloriside aynı yani 50 kalori.


Sağlıklı bir diyette ortalama 3-4 porsiyon meyve tüketebildiğinizi unutmayın. Bu dönemlerde kilo vermenizde
yaşayabileceğiniz takılmalar için meyve porsiyonlarınızı gözden geçirmenizi öneririm.


1 porsiyon meyve 1 küçük boy 100 gram
Elma 1 küçük boy 100 gram
Kiraz 12 adet 75 gram
Üzüm 15 iri tane 75 gram
Kayısı 3-4 adet 100 gram
Çilek 1 su bardağı 175 gram
Yeşil erik 10 adet 100 gram