Çocuk Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2011 Pazar

Yüksek ateşli çocuklarda yapılması gerekenler

Halk arasında yaygınlaşan yanlış sağlık bilgileri zaman zaman istenilmeyen sonuçlara sebep oluyor. Uzmanlar, özellikle yüksek ateşli çocuklara aspirin vermenin yanlışlığına dikkat çekiyor.


Uzmanlar; yüksek ateşli çocuğun üzerindeki fazla giysileri çıkartarak az ve gevşek giysiler giydirip, ateşinin düşmesine yardımcı olunmasını tavsiye ediyor. Uzmanlar, yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle, bol miktarda sıvı verilmesi gerektiğine işaret ediyor.


Gemlik Muammer Ağım Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Artar, yüksek ateş sebebiyle titreyen çocukların üzerinin örtülmesinin yanlış olduğunu söyledi. Halk arasında yapılan yanlış uygulamaların zaman zaman ölümle sonuçlandığına dikkat çeken Dr. Artar, “Zaten çocuk ateşten titriyor. anne-babalar da titryen çocukların üzerini örtüyor. Bu son derece yanlış bir yöntem. Çocuklardaki yüksek ateş ılık suyla ( 29-32 derece) duş veya ıslak bezlerle pansuman yapabilirsiniz. Ancak zaten ateşi yüksek olan çocuğun üzerinin örtülmesi havale geçirmesine sebep olabilir. Özellikle 3 ay 5 yaş arası çocuklarda yüksek ateş havaleyşe sebep olabilir. Yüksek ateşli çocukların üzerinin örtülmesi havale riskini beraberinde getiriyor.” dedi.


Uz. Dr. Artar, yüksek ateşli çocukların tedavisinde yanlış bilinen bir başka uygulamanın ise aspirinle vücudun silinmesi ve aspirin verilmesi olduğunu kaydetti. Yüksek ateşli çocuklara verilen asprinlerin ‘REYE’ denilen sendroma sebep olduğunu dile getiren Dr. Artar, şöyle devam etti:


“Özellikle viral enfeksiyonlarda yüksek ateşli çocuğu aspirinli suyla silmek, bebek aspirini vermek son derece yanlıştır. Yüksek ateşli çocuklara bilinçsizce aspirini ağızdan vermek veya vücudunu silmek yoluyla vermek yapılan büyük hatadır. Ateşli çocuklarda yapılan bazı basit işlemler ateşin düşürülmesinde çok yardımcı olurken, bazı yanlış uygulamalar da tedavinin uygun olarak yapılmasını engellemektedir. Alkol ve sirke ile vücudu silmek, üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak veya daha çok giydirmek. Çok sıcak veya soğuk içecekler vermek.Yanlış ateş düşürücü kullanmak, aşırı dozda veya düşük dozda ilaç kullanmak ve uygun aralıklarda ateş düşürücü kullanmamak gibi davranışlardan kaçınmak gerekiyor. Ateşli çocuklarda ve özellikle bebeklerde aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı ateşe eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır.”


CİHAN

8 Ocak 2011 Cumartesi

Yeni Doğan Bebeklerin Günlük Temizlikleri

Yeni doğan bebeklerin ilk günlerdeki en önemli ihtiyaçlarından biri, günlük bakım ve temizliğidir. Bebeğin ilk haftalardaki bakımı onun temiz ve güzel görünmesinden çok hastalıklardan korunmasını sağlar.


Küçük bebekler yıkanmaktan çok hoşlanmazlar. Özellikle kışın doğan ve sık hasta olan bebekleri her gün yıkamak gereksizdir. Onlar için günlük temizliklerini yapmak yeterlidir.
Çok dikkatli olunduğu sürece bebeklerin göbek bağları düşmeden banyo yaptırılabilir. Banyo yaptırırken göbeği elinizle tutup, su kaçmasını engelleyebilirsiniz.


Bebeğin günlük bakımı denilince eli, yüzü, koltuk altları, boynu ve ayaklarının temiz tutulması anlaşılır. Cinsel organları gün içinde en sık temizlenen bölgeleridir.


BEBEĞİN YIKANMASI İÇİN GEREKLİ OLAN MALZEMELER


• Pamuk
• Yüz, boyun, koltuk altı gibi bölgelerini yıkamak için yumuşak bir tülbent
• Kaynatılmış ve beden ısısına getirilmiş su
• Altını değiştirmek için bez ve pişik kremi
• Yumuşak havlu
• Bebek şampuanı
• Bebek saç tarağı
• Temiz giysiler


BEBEĞİ TEMİZLERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR


• Bebeğinizin temizliği sırasında mutlaka 100 derecede kaynatılmış ve ılıklaştırılmış su kullanın.
• Bebeğinizin gözlerini burun kısmından başlayarak dışa doğru silin. Temizleme işlemi sırasında her göz için ayrı pamuk kullanın. Böylelikle bir gözde olan mikrobun diğer bir göze geçmesini engellemiş olursunuz.
• Bebeğinizin kulağını temizlerken, kulağının içine hiçbir şey sokmayın ve asla kulağın içini temizlemeye kalkmayın.
• Bebeğinizin burnunu temizlerken içine hiçbir şey sokmayın.


BEBEĞİNİZİN ALTINI TEMİZLERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER


• Yeni doğan bebeklerin altı, günde 7-8 defa açılmalıdır.
• Gece beslenmeleri sırasında bebeğinizin altını değiştirmenize gerek yoktur. Uykuda bağırsak hareketleri olmadığı için bezlerini kirletmezler.
• Yeni doğan bebeklerde ilk 1 ay boyunca alt silme işlemi için ıslak pamuk kullanmanız, bebeğinizin cildinin tahriş olmasını önler.
• Erkek bebeklerde silme işlemi arkadan öne doğru yapılmalıdır.
• Kız bebeklerinde ise olası bir iltihabik durumu engellemek amacıyla önden arkaya doğru temizlik işlemi yapılmalıdır.
• Temizleme işlemi bittikten sonra bebeğinizi bir müddet altı açık bırakın. Bu işlem derinin hava almasını sağlar ve böylece pişik oluşumu engellenmiş olur.


PİŞİK OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN


• Bebeğinizin altını sık sık değiştirin.
• Bebeğinizin altını sık sık açık bırakıp, hava almasını sağlayın.
• Koruyucu pişik kremini kalın bir tabaka halinde sürün.
• Kumaş bez kullanıyorsanız, deterjanla değil, sabun tozuyla yıkayın.
• Bazen inatçı pişikler olabilir. Özellikle ağzında pamukçuk olan bebeklerde görülen pişikler için doktor tavsiyesiyle mantar kremi kullanmanız gerekebilir.
• Pişik oluşumunu engellemek adına kesinlikle pudra kullanmayın. Islanan pudra bebeğinizin kıvrım yerlerinde tahrişlere yol açar.


PAMUKÇUK NEDİR?


Ağız içinde oluşan bir çeşit mantar enfeksiyonudur. Genellikle dilin üzerinde, ağzın iç kenarlarında ve yanak içlerinde görülür. Biberon ve emzik kullanan bebeklerde daha sık görülür. Yoğun ilaç ve antibiyotik kullanımından sonra kendini gösterebilir.


Damla şeklinde ilaçlarla tedavi edilebilir. Boğaza doğru yayılmışsa ve damlalar fayda vermiyorsa, bağışıklık sistemi bozukluğunun belirtisi olabilir.


KONAK NEDİR?


Bebek doğduktan yaklaşık 10 gün sonra görülen, kafatasının ön saçlı derisinde bıngıldağın olduğu bölgede sarımsı, deriye yapışık kabuklanmalardır. Tedavi edilmezse altındaki deri havasız kaldığı için bir süre sonra pis koku ve apseye sebep olabilir.


Banyodan önce sürülen zeytinyağı konağı yumuşattığı için banyodan sonra taranarak rahatlıkla sorun çözülebilir. Konak önleyici bebek şampuanları da kullanılabilir. Konak bakım gerektirir. Bebeği temiz tutmak çok önemlidir.


İSİLİK NEDİR?


Aşırı sıcaklarda terleme sonucu ortaya çıkan küçük kızarıklıklardır. Sıcaktan meydana gelen isilikler, insan vücudunun bıraktığı terden kaynaklanır.


Bebeklerin ter bezi kanalları olan gözeneklerin daha kolay tıkanması sebebiyle, vücutları isilik olmaya daha meyillidir. İsilik olduktan sonra en iyi iyileştirme yöntemi, bebeği soyup ona ılık bir banyo yaptırmaktır. Bebeğinizi hafifçe kurularken, bebeğiniz serinler. 12 saat içinde geçmeyen isilikler için mutlaka doktora başvurmak gerekir.


Aysun ÖZPOLAT

7 Ocak 2011 Cuma

Aylara Göre Bebek Gelişimi

Birinci Ay
Yeni doğanın hareket yetenekleri fazla etkileyici değildir. Çocuğun ilk kazandığı yeteneğin başını kaldırmak olduğu, bunun ardından el ve kollarını kullanabildiği, nihayet ayak ve bacaklarını kullanmaya başladığı görülmüştür.
Çenesini kaldırabilir
19-20 cm. Uzaklıktaki nesneleri net görebilirler. – Kokuları ayırt edebilirler,
Bebeklerin daha çok gözlere baktığı belirlenmiştir. Bu nedenle, bebekle sağlanan göz teması, bebekle bakıcısı arasında sosyal bağın gelişmesinde önemli rol oynar.
Annelerin çocuğuna karşı duyduğu bağın oluşumunda kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmektedir ki bu da doğumdan hemen sonraki dönemdir. Bu dönemde bebeklerini kucaklarına alarak seven annelerin, çocuklarına daha kuvvetli bağlarla bağlandıkları belirlenmiştir.
Bu ayda konuşmaya yönelik bir faaliyet genellikle görülmez.
Bebeğin başı her zaman desteklenmelidir.
Elleri yumuktur veya hafifçe açıktır.
Hıçkırıklar sık görülür ama önemsizdir.
Hapşırıklardan korkmayın, bu burnu temizler.
Bu ay objelere bakmaya başlayabilir.
işitmeye başlamıştır ama sesin geldiği yeri anlayamaz.
Yüzüne 0.5 metreden yakın objeleri daha iyi görür.


Bu ayda bebek siyah beyaz geometrik objeleri çok iyi seçer.
Yatağının çevresindeki bu tür objelere dikkatini çeker.
Bebekler insan yüzünü diğer objelerden ayırırlar.
Bebeğiniz insan sesini diğer seslere tercih eder.
Bebeğinizi beslerken onunla konuşun.
Günlük banyoya ihtiyacı yoktur. Fazla yıkamak bebeğinizin cildini kurutur.
Doğumda Hepatit B aşısının ilk dozunun yapılmış olması gereklidir. Birinci ayın sonunda (ilk dozdan 1 ay sonra) Hepatit B aşısının 2.dozu uygulanmalıdır.


Kişilik gelişimi
Bebeğin diğer önemli özelliği tümüyle kendi gereksinimlerini gidermeye yönelik olmasıdır. Bu özelliğine egosantrik de diyebiliriz. Ancak burada söz konusu olan bencillik bilinçli olarak kendi gereksinimlerini en ön planda tutmak değildir. Bebek ilk ilişkisini bu çerçeve içinde annesi ya da annelik görevini yapan kişi ile kurar. Çocuğun bu ilişki içinde iki temel gereksinimi vardır: fiziksel bakım ( doyurma ve korunma ) ve sosyal bakım ( sevgi ve duygusal yakınlık ). Bu iki temel gereksinimin nasıl ve ne ölçüde yerine getirildiğini bilirsek çocuğun ilerdeki kişiliğinin temeli hakkında çok şey öğrenmiş oluruz. Önce fiziksel bakımı ele alalım. Olumlu bir anne çocuk ilişkisinde çocuk zamanla annesini ve ona doyum veren, onu koruyan, rahat ettiren bir kişiyi bir ödül kaynağı olarak beller, ona değer verir. Anne yokken arar, görünce sevinir, ona bağlılık duyar ve bağlanır. Bebeğin kısa süre de olsa annenin gözden uzaklaşmasına dayanabilmesi bebeğin özbenliğine de varlığı artık kesinlik kazanmış bir anne tasarımının bulunduğunu gösterir. Anne bir süre gözden uzaklaşmış olabilir, fakat az sonra gelecektir, çünkü gözden şu anda silinmesi tümden yok olması değildir. Demek ki düzenli alma verme ilişkisi bebeğin zihninde annenin sürekliliğini sağlar. Anne çocuğa karşı tutarlı ve olumlu ise çocukta genel olarak yaşamda doyum bulacağına ilişkin bir temel güven duygusu oluşmaya başlar. Ama anne tutarsız, olumsuz ya da kaygılı ise çocuk bu temel güveni oluşturmakta zorluk çeker.


Fiziksel bakım eksiksiz de olsa temel güveni oluşturmada tek başına yeterli değil. Sevgi ve duygusal yakınlık görmeyen çocuğun kişiliği bu durumdan olumsuz etkilenir. Hatta bakım evlerinde yaşayan çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar yeterli fiziksel bakım gören ama sevilip okşanmayan, konuşulmayan çocukların önce çevreden ilgi aradıkları, fakat zamanla adeta yaşama küsüp çevreyle ilişkilerini kestiklerini ortaya koymuşturlar. Oysa sevgi ve duygusal yakınlık gören çocuk insanlarla ilişki kurmayı tatmin edici bir olay olarak görür. Annesinin ona değer vermesi onda değerli olduğu kanısını uyandırır. Genellikle insanlarca sevileceğine, sevilmeye değer bir insan olduğuna ilişkin temel güven oluşturur. işte, anne çocuk ilişkisindeki bu süreklilik, tutarlılık ve aynılık çocukta “temel güven duygusunun” özünü oluşturur.


İkinci Ay
Emmeye başlama refleksi, arama refleksi, yutma refleksi, moro refleksi, babinksi refleksi, yakalama refleksi, adım atma refleksi bu ayda görülen reflekslerdir.
Bu reflekslerden çoğu doğumdan sonraki 2-5 ay içinde azalarak geçmektedir.
Bu ayda bebek göğsünü kaldırabilir
Başarısız uzanmalarda bulunur.
Ellerini açmaya başlar.
Anneyi babayı tanır.
Seslere tepki vermeye başlar.
Birinci ay tamamlandıktan sonra Hepatit B aşısının 2. dozu uygulanmalıdır.
Bebeğinizin ikinci ayı dolduğunda, 5li karma aşının (difteri, boğmaca, tetanoz, menenjit(Hib), çocuk felci(polio) aşısının) 1.dozunun yapılmış olması gereklidir.


Algısal gelişim
Doğumdan hemen sonra parlaklıktaki değişime duyarlıdırlar.
Bu duyarlılık ilk iki ay içersinde hızla gelişir.
Bebeğe gösterilen oyuncak saklanınca şaşırdığı görülür
iki aylık bebeklerin şeklin değişmezliğinin algısına ulaşmış oldukları gösterilmiştir.


ilk hafta ve aylarda anne-baba ile bebek arasında karşılıklı olarak birbirlerine kenetlenme, bağlanma şeklinde davranış örüntüleri gözlenir. Gerçek bir bağın oluşması için zamana ve denemelere ihtiyaç vardır. Bu süreç sakin bir şekilde yürüdükçe ve anne-baba çocuklarının ihtiyaçlarını sezmeye başladıkça, anne-babalık görevi daha doyumlu olmaya başlar ve bebeklerine olan bağları kuvvetlenir.


Üçüncü Ay
Bebek bu aylarda kişileri ayırabilir.
Çevredeki ilginç değişiklikleri fark edebilirler.
Bebekler konuşma seslerini algılayabilir .
Konuşucuları çok erkenden ayırt edebilirler.
Anne babalarının yüzlerini daha henüz tanımadan önce, onları seslerinden ayırt edebilir gibidirler.
Yüksek sesle güler.
Seslerin kaynağına bakar.
Ellerini birleştirir.
Bu aylarda evde sessiz zamanlar yaratın.
Bebeğinizle konuşurken aynı sesleri tekrar edin.
Bebeğiniz hasta olmasa bile normal kontrollerine götürün.
Genizden konuşanlar incelendiğinde, genellikle sütleri çok yavaş emdikleri, bu nedenlerle annelerin biberon deliğini fazla genişlettiği öğrenilmiştir, ancak bu konuşmaya yardımcı olacak olan normal emmeyi engellediği için önerilmemektedir. Biberon deliği gereğinden fazla küçük olanlarda ise ileri de peltek konuşma olabileceği için bu da önerilmemektedir. – Üçüncü ayın içinde bebeğinizin BCG (verem) aşısının uygulanması gerekmektedir.
Bebekler hem tatlı, ekşi ve biberli gibi tatlara duyarlıdırlar hem de aralarında ayırım yapabilirler.


Babaların çocuklarına olan bağlarının annelere benzediği, fakat doğumdan birkaç ay sonra(genellikle 3. Ay), babaların annelerden farklı bir rol üstlendikleri araştırmalarda saptanmıştır. Annelerin çocukların bakımını üstlendikleri gibi, onlarla daha fazla konuştukları, daha fazla kucaklarına aldıkları, daha fazla şefkat gösterdikleri ve daha sakin bir etkileşime girdikleri görülmüş; babaların ise daha çok çocuklarıyla fiziksel boğuşma davranışına girdikleri ve daha çok oyun oynadıkları gözlenmiş, bunun da bebekle etkileşim örüntüsünde pek etkili olmadığı bulunmuştur.


Dördüncü Ay
- Dört aylıkken normal bir yetişkin gibi görebilirler.
Renkleri farkedebilirler.
Bebekler hareketleri üzerinde daha istemli bir denetim sağlayabilir.
Yaptıkları davranışı yinelemekten hoşlanırlar.
Bu ayda destekle oturabilir.
Objeleri elden ele geçirebilir.
iki heceli sesleri çıkarabilir.
Yabancılardan korkmaya başlar.
Bebeğin ayakları düz olarak görülebilir veya başparmakları içe dönük görünebilir. Doktorunuz bu konuda en doğru bilgiyi verecektir ancak bu durum genellikle geçicidir.
Konuşmayı öğrenmek uzun ve karmaşık bir olgudur. Bu ayda çocuk iletişimini mimiklerle, ve anlamsız mırıldanmalarla dile hazırlık şeklinde yapar.
Sesli uyarıcıları bol çevrede yetişen bebek, daha fazla seslendirme etkinliğinde bulunmakta ve daha çeşitli sesler çıkarabilmektedir.
Bebeğinizin dördüncü ayında, 5li karma aşının (difteri, boğmaca, tetanoz, menenjit(Hib), çocuk felci(polio) aşısının) 2.dozunun yapılmış olması gereklidir.


Beslenme
ilk dört ay bebeğin emerek beslenme evresidir. Bu süreden önce yutma refleksi zayıftır vesüt çocuğu kaşıkla verilenleri yeterince yutamaz, ağzından geri çıkarmaya eğilimlidir. Bu dönemde böbrekler de immatürdür.protein ve elektrolitlerin yükünü atamaz. Sindirim sisteminde yabancı proteinlere karşı koruyucu mekanizma tam gelişmemiştir. Mideden yeterli asit salgılanamaz. Nişasta ve yağların emilimi için gerekli enzimleri de yetersiz salgılanırlar. Bu nedenle bu dönem için en ideal gıda,içinde bu enzimleri içeren,protein ve elektrolit içeriği düşük olan anne sütüdür. Anne sütünün verilemediği nadir durumlarda içeriği anne sütüne yaklaştırılmış sütlerin verilmesi gerekir.


Beşinci Ay
Kucağa oturup nesneleri yakalar.
Bebek yüzler arasında ayırım yapar .
Desteksiz oturmaya başlayabilir.
Objeleri ağzına götürerek keşfetmeye başlar (ayağı dahil)
Yabancı olmayanları tanır.
Aşina olduğu kişi bebeği daha kolay sakinleştirir.
Önce çocuk dili anlamlı şekilde kullanamaz, ancak seslendirme (vocalisation) işlevi vardır kişilik gelişimini etkileyen diğer bir faktör ise duygusal gelişimdir. Duygusal gelişim sağlıklı bir insan gelişimini inceleyebilme açısında önemli olduğu kadar, duygusal temelde sorunları olan çocukların bu sorunlarının anlaşılması ve tedavisi açısından da araştırılması gereken bir konudur. Duygusal gelişimin parçası olan korkuya şöyle bir bakalım. Bu dönemde ses korku yaratan uyarıcılar arasında birinci sırada gelir. 5.aysonrasında bebeklerin yaşındaki ilerlemeye bağlı olarak bebeklerde uçurum görüntüsüne karşı korku tepkileri artmıştır. Diğer bir korku türü ise bebeklerin yabancılara karşı gösterdikleri korku tepkileridir.
Bu aydan sonra ek gıdalarabaşlanmıs olması gereklidir. Kaşıkla beslenmeye geç başlanan çocukların bazılarında çiğneme ve katı gıdayı yutabilmek için dilin dönme reflekslerinde gecikme olmaktadır. Bu nedenle büyümesi yeterli olsa bile 5. Ayda kaşıkla ek gıda verilmeye başlanması önerilmektedir.


Altıncı Ay
Mama sandalyesinde oturup sallanan nesneleri yakalar
Arama davranışı buaylarda görülür.
Neden ve sonuçları ayırma yeteneği görülmeye başlar.
Sabit duran nesneleri tüm duyularıyla inceler, dikkatlice bakıp seslerini dinler. Nesneleri birçok kez elleri içinde döndürürler.
Sadece zevk almak için birçok karmaşık ve ilginç yolu denerler ve böylece de oyun davranışlarına ilk kez girişirler. Yetişkinlerin kol ve bacaklarıyla yaptıkları hareketleri taklit edebilirler.
Bebekler annelerinden ayrıldıklarını anlayabilir. Uykularından uyandıklarında korkup ağlayabilirler. Bu duruma alıştırmak için kendinizi saklayıp tekrar ortaya çıkartan “cee “oyunu oynayabilirsiniz. Bebeğiniz günde 11 saat uyur. Ama unutmayın bu süre yalnızca gece uyuyacak anlamında değildir.
Altıncı ay tamamlandıktan sonra Hepatit B aşısının 3. dozu uygulanmalıdır.
Bebeğinizin altıncı ayında, 5li karma aşının (difteri, boğmaca, tetanoz, menenjit(Hib), çocuk felci(polio) aşısının) 3.dozunun yapılmış olması gereklidir.


Hayatın dört-altı aylarında süt çocuğunda yutma refleksi gelişir.


Ancak henüz dişleri olmayan çocuk katı gıdaları çiğneyemez ve ağzından geri çıkarır. Sindirim sisteminin yağ ve karbonhidratları emme işlevi ve yabancı proteinlere karşı koruyucu mekanizması da bu dönemde gelişir. Bu geçiş döneminde başlanan ek gıda lar yumuşak ve düşük allerjenik özellikte olmalıdır. Unlu, sütlü mamalar, yoğurt anne sütünün yanı sıra bu dönem için uygun besleyicidirler. Allerjen olmadığı için pirirç unu tercih edilmelidir. Dördüncü aydan sonra meyve ve sebze pürelerine de azar azar başlanabilir. Sebze püreleri patates,havuç, kabak ve pirinç ile hazırlanabilir. Mevsime göre elma, şeftali bu dönem için tercih edilen meyvelerdir. Vitaminlerin kaybolmaması için pürelerin yapımında cam rende kullanılması önerilmelidir. Gaz, karınağrısı ve allerji yapmadığından zengin c vitamin kaynakları olan portakal, mandalinaya da bu ayda başlanabilir.


Yedinci Ay
Bu aydan itibaren bebeğe bir ses verildiğinde o da bir sesle tepkide bulunur. Kendi çıkardığı sesleri dinlediği gibi başkalarının çıkardığı sesleri de dinlemeye başlar. Bu toplumsallaşmış seslendirmedir.
Yetişkinlerin kol ve bacaklarıyla yaptıkları hareketleri taklit edebilirler.
Bebeğiniz sürünmeye başlamıştır.
Kendi kendine yiyecek alabilir.
Düşen objeler dikkatini çeker.
ilk dişi çıkar.


Yedinci aydan itibaren çocuğa uygun olarak hazırlanmış sofra yemekleri verilebilir. Bunlar etli dolmalar, etli sebze yemekleri, tarhana,şehriye ve benzeri çorbalar, azilmiş makarna(haşlama suyu dökülmeden)ve pilav olabilir. Baharatsız ızgara köfte ve tavuğun beyaz eti didiklenerek küçük parçalar halinde sebze pürelerine eklenebilir.


Sekizinci Ay
Sesli ifadeleri duygularını açığa vurur.
Daha önce yapmadıkları yetişkin davranışlarını taklit edebilirler.
Oyuncakları tanımaya başlar.
Kendi kendine oturma pozisyonuna geçebilir.
Yatarken okuduğunuz kitabı dinler
Bu ayda bebeğin enbüyük özelliği daha mükemmel şekilde neden ve sonuçların birbirinden ayrılmasıdır.


Bu aydan başlayarak, haşlanmış beyaz etli balıklar, haftada bir-iki defa bir-iki çorba kaşığı karaciğer ezmesi verilebilir. Beyin ezmesi vermenin herhangi bir faydası yoktur. Sekiz-dokuzuncu aylarda tam yumurta verilebilir. Yumurtanın kolesterol içeriği yüksek olduğundan haftada iki-üç defa verilmesi önerilmelidir.


Dokuzuncu Ay
Köfteyi ve diğer birçok yiyeceği ısırarak yiyebilir,
Aile sofrasına oturabilir
Evde hazırlanan erişkin besinlerin tamamı
Oyuncaklarını vurarak ses çıkarabilir.
Hayır kelimesini anlar.
Ortaklaşa oyun oynayabilir.
Etrafa tutunarak yürüyebilir.
Kendini çekerek ayağa kalkabilir.
işaret parmağı ve baş parmağı ile objeleri tutabilir.
Buayda çocuğunuza okuduğunuz kitabıdinler.
Bu ayda kızamık aşısı yapılmalıdır. Bu ay içinde kızamık aşısı yapılması gerekip gerekmediğini hekiminize danışınız.


Onuncu Ay
işittiği sesleri taklit eder gibi görünür, ancak başarılı olamaz.
Ellerinizi tutarak yürüyebilir.
Bir elini tutularak yürüyebilir
Kaşıkla bir şeyler yiyebilir.
Bu durumda evdeki emniyet kontrolünü bir kez daha yapın.
Balkonlara dikkat edin.
Mobilyaların sivri köşelerini plastik koruyucularla kaplayın.
Ocaktaki tavaların saplarını çocuğun ulaşamayacağı bir şekilde tutun.
Bebeğinizi mutfakta,balkonda, tuvalet ve banyoda yalnız bırakmayın.
Sıcak içecekleri çocuğun ulaşabileceği yerden uzak tutun.
Ne anlama geldiğini bilerek anne ve baba diyebilir.
Bebeğinizle şarkı söyleyebilirsiniz.


Onbirinci Ay
Bardaktan su içebilir.
Bir elinizi tuttarak yürüyebilir
Anne ve baba dışındabir kaç kelime daha söyleyebilir.
Bu ayda karşılıklı oyun oynayabilirsiniz. En favori oyunu karşılıklı top yuvarlamak olabilir.
Bebeğiniz artık kendi başına dolaşan bir bireydir ve evinizde tedbir almanın zamanı gelmiştir.
Emirleri anlar.
Bebeğiniz artık size cevap verebilir.
Sevdiği oyuncakları gösterebilir.
Bir ya da iki kelime söyleyebilir.
Yetişkinin çıkardığı sesleri papağan gibi yineler ancak, konuşmasında anlaşılır bir akıcılık yoktur.


Onikinci Ay
Tek başına ilk adımını atar.
Sizin haraketlerinizi taklit eder.
Yemeklerde artık masanıza oturmak ister.
ikiden fazla kelime söyleyebilir.
Bu ayda biberondan bardağa geçiş yapabilir.
Bir yaşın sonunda kendi ayağa kalkıp yürür.
Kimi çocuklar bir süre sonra da yürüyebilir
ilk yaş gününü kutlama hazırlıkları!!!!
Bebeğiniz 1 yaşını doldurduğunda, Hepatit A ve KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) aşısının ilk dozlarının uygulanması gerekmektedir.


Onbeşinci Ay
Bebeğinizin tek dozluk su çiçeği aşısının uygulanması gerekmektedir.


Onsekizici Ay
Bu ay içinde, 5li karma aşının tekrar dozunun ve Hepatit A aşısının 2. dozunun uygulanması gerekmektedir.


Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz.

Bebeklerde Yetersiz Beslenme

Her ağladığında mama veriyor musunuz? Bebeğinizin yavaş kilo almasının altındabir hastalık yatıyor olabilir. Doktora başvurun.


Yetersiz süt verilmesi
Bebeğinizin yeterli beslenmediği anlamına gelebilir. Fakat bebeğiniz 3 aylıktan büyükse belki de katı gıdalara geçmeye hazırdır. Doktora danışın, verdiğiniz süt miktarını artırabilir veya sütten kesmenizi önerebilir.


Yetersiz beslenme
Yavaş kilo almanın sebebi olabilir. Ne yapmalısınız
Bebeğiniz açlığını size ağlayarak anlatır. Katı bir beslenme yönetiminde ısrar etmek, bebeğinizin gerekli miktarda süt almasını önleyip, sizin de sütünüzde azalmaya yol açabilir. Bu yüzden bazen reddetse dahi bebeğinize her ağladığında mama verin.Bebeğiniz 3 haftada kilo almaya başlamazsa doktora başvurun.


Yavaş kilo almanın nedeni yeterli besin almamak olabilir.


Ne yapmalısınız
Ağlamak bebeğin size açlığını bildirmesinin voludur. Sıkı bir beslenme disiplininin uygulanması onun yeterli süt alamamasına neden olabilir. Bu nedenle bazı seferler almak istemese bile ağladığında ona mama verin, iki hafta içinde kilo almaya başlamazsa doktora başvurun.


Mamaların fazla sulandırılması bebeğin yeterli gıda almaması sonucunu doğurur.


Ne yapmalısınız
Mamayı üzerindeki tarife tam uyarak hazırlayın. Bebeğinizin susamış olduğunu düşünüyorsanız, kaynamış su verin. iki hafta içinde kilo almaya başlamamışsa doktora başvurun.


Ne yapmalısınız
Gerekli olduğunu düşündüğünüzde fazla süt verin, bebeğinize doyuncaya kadar mama verebilirsiniz. Üç aylıktan büyükse katı gıdalara geçmeye hazır olabilir, iki hatta içinde normal kilo almaya başlamazsa ya da sütten kesmeyi düşünüyorsanız doktora başvurun.