27 Şubat 2011 Pazar

Fatmagül’ün Suçu Ne?

Okan Kemal


Tecavüz en büyük suç bence. Adam öldürmekten; hırsızlık yapmaktan çok daha büyük bir suç bir insanın ırzına kast etmek. Bunu yapan insanlar hangi cezaya çarptırılırsa çarptırılsınlar; ne yapılırsa yapılsın, verilen ceza, yapılan suçu affettirmiyor. Tecavüze uğrayan kadınlar, yıllarca üzerlerinden atamayacakları bir fiziksel ve daha da önemlisi ruhsal bunalım yaşıyorlar; belki de ömür boyu sürecek bir travmayla karşı karşıya kalıyorlar.


Konuyla ilgili olarak, son dönemlerde bir yasa tasarısı var: “Tecavüzcüleri hadım etme yasası”. İlk etapta bu tür bir yasa; çağdışı ya da uygulanan yöntem bakımından garip karşılanabilir. “Tecavüz mutlaka cezalandırılmalı ancak bu ceza yolu da biraz ilginç” denebilir. Ancak mantıken düşünülürse bu ceza, aslında mükemmel bir cezadır. Bir kadının ırzına zorla geçen şahıs bundan sonra bu tür bir şey yapamayacak hale getirilmektedir hadımlaştırma cezasıyla. Bundan sonra kimseye aynı kâbusu yaşatamayacaktır. Bu çerçevede iyi bir ceza olmasının yanı sıra, toplumu oluşturan bireyleri ve hatta çocukları (zira tecavüzcülerin bir kısmı pedofildir) korumak için de doğru bir uygulama olacaktır. Umarız bu yasa geçer. Ancak; aslında konumuz bu yasa değil. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Profesör (?) Orhan Çeker’in “Dekolte giyene tecavüz sürpriz olmaz” şeklindeki sözleri. Çeker, tecavüzcüleri bir yerde kadınların dekolte giyimlerinin tahrik ettiğini ifade ediyor; ve kendisini savunurken de aslında tacizi teşvik etmediğini sadece ‘hanım kardeşlerimizin’ giyimlerinin tecavüzcü üzerinde etkili olduğunu ifade ediyor. Bu sözler bir profesörden çıkıyor. Bir profesör, tecavüz kavramını kadınların giyimleriyle bağlantılandırabiliyor. Bunu yaparken de bir bilim adamının elinde olması gereken bilgi, veri ve kanıttan eser yok. Zira böyle bir iddiada bulunabilmek için, her şeyden evvel bir bilim adamının kapsamlı araştırma yapması ya da istatistikî verilerle konuşması gerekirdi.  Sayın Profesörün ifadelerine göre, tecavüz vakası, doğrudan kadınların dekolteleriyle bağlantılıdır ya da dekolte, tecavüzü teşvik etmektedir. Dekolte dediğimiz nedir peki? “Kolları, göğüs veya sırt bölümü açık kadın giysisi”. Yani bir kadın kollarını açtığında; göğüs ya da sırt bölümünde bir açıklık olduğunda tecavüzcü dayanamıyor; tecavüz süreci hemen başlıyor ve kaçınılmaz bir hal alıyor. Peki, bugüne kadar tecavüze uğrayan milyonlarca kadından kaçta kaçı dekolte giyiyordu?  Geçtiğimiz yıllarda, yalnız başına yaşayan 80 yaşında bir kadıncağızın evine girip kadına tecavüz edip; sonra kadını öldürmek ve evini soymak nasıl bir ruh halinin tezahürüdür; bunu Sayın Profesör bize açıklayabilirler mi? Yani bu yaşlı kadın da, hem de evinde dekolte kıyafetle gezdiği için mi tecavüze uğramıştır? Amerikan İstatistik Dairesi’nin yaptığı bir çalışmaya göre, her 2 dakikada 1 kadın tecavüze uğramaktadır. Yine yapılan başka bir araştırmaya göre, 2010 yılı sonu itibariyle, ABD, en fazla tecavüz vakasının görüldüğü ülkedir. 2010 yılında ABD’de 95.136 kadın tecavüze uğramıştır. ABD’yi Güney Afrika Cumhuriyeti izlemektedir 52.425 tecavüz vakasıyla. Türkiye’de bu oran 1.260 kişidir (Acaba kaç tanesi dekoltelidir?) Müslüman ülkeler arasında en yüksek tecavüz vakası ise 1.372 tecavüzle en kabalık Müslüman ülke olan Endonezya’da görülmüştür. Tecavüzün en az görüldüğü ülkeler 5 tecavüzle Malta ve 2 tecavüzle Maldivler’dir. Bu verilere göre 2010 yılında Dünya’da toplam 329,708  kadın tecavüze uğramıştır (Detaylı liste için Bkz. http://www.nationmaster.com/graph/cri_rap-crime-rapes). Tabii ki bu veriler, kayda alınabilen vakaları yansıtmaktadır. Birçok kapalı toplumda bu kayıtlar sağlıklı tutulamamakta; hatta aile içi tecavüz vakaları ya da üvey babanın kızına tecavüzü gibi, tecavüze uğrayan kadınların dile getiremediği çok sayıda tecavüz olayı da bulunmaktadır.


 


Tabii ki elimizdeki bu 329.708 tecavüz vakasından kaçta kaçının dekolte kıyafetten kaynaklandığına dair net bir bulgu da bulunmamaktadır. Sayın Prefesör’ün ifadeleri, yukarıda belirttiğimiz gibi her hangi bir araştırmaya dayalı olmadığı gibi; tecavüzü bir yerde kaçınılmaz bir suç konumuna bile getirmektedir. Yani, normalde tecavüz eğilimli olmayan bir erkek, dekolte kıyafetli bir kadın gördüğünde bir anda tecavüzcü oluveriyor bu mantığa göre. Oysa ki tecavüzcü kişi, normal ruh halinde bir kişi olamaz. Normal bir erkek, dekolte ya da görece açık kıyafetli bir kadın gördüğünde bu kadından etkilenebilir. Hatta kadının dekolteli olması da gerekli değildir. Herhangi bir kadın, erkeğin hoşuna da gidebilir. Aynı durum kadınlar için de geçerlidir. Onlar da bir yerde, hoşlarına giden bir erkek görebilirler. Bu insani bir durumdur. Nitekim; kıyafeti dekolte olsun ya da olmasın hoşuna giden bir kadın gören erkek, bu kadınla alakadar olabilir; hatta kadına yaklaşmaya bile çalışabilir. Bu, erkeğin doğasında vardır. Yahut; kendisini frenleyebilir; bu yaklaşımının karşısındaki kadını rahatsız edeceğini düşünebilir. Tecavüz ise ancak anormal ve hatta sapık diyebileceğimiz kişilerin başvuracağı bir yöntemdir. Burada artık kendi egosunu dizginleyemeyen; insani melekelerini yitirmiş bir “hayvan” söz konusudur. Zaten, bilindiği kadarıyla, tecavüz vakalarının çoğunda da tecavüze uğrayan kadının açık saçık giyinmesi diye bir durum söz konusu değildir. Tecavüz, her halükarda insanlık dışı, iğrenç bir fiildir. Bir bireyin rızası olmadan; zorla yapılan bir şeydir.


Burada bir başka soru da aklıma takılmıyor değil. Sayın Profesör’ün dekolte giyinen kadınları bir nevi “tecavüze uğrama potansiyeli olan” ya da “tecavüze sebep olabilecek faktörler” olarak görmesi ve hanım kardeşlerimizi (kendisinin ifadesiyle) dikkatli giyinmeye teşvik etmesi, bizzat kendi üzerindeki bastırılmış cinsel dürtülerin bir yerde açığa vurulması değil midir? Bu yaklaşımla, bir dönem Afganistan’ı yöneten Taliban’ın zaten burka giymeye mecbur kıldığı kadınların, ‘erkekleri tahrik ediyor’ diye topuklu ayakkabı giymelerini yasaklaması arasında Allah aşkına ne fark vardır? Burada, bundan sonra özellikle özgürlükçü kesimin, bugüne kadar ihmal ettiği ve mutlaka ilgilenmesi gerekli önemli bir konu bir kez daha ön plana çıkmaktadır. Sadece devleti liberalleştirerek; sadece devletin bireyleri serbest bırakmasını sağlayarak özgürlükleri koruyamayız. Bireylerin zihinleri; beyinleri liberalleşmedikçe; özgürleşmedikçe “Kalıcı Özgürlük”‘ten bahsedemeyiz. Evet; devlet herkesi yaşam biçiminde serbest bırakabilir. Ancak biz birbirimizi serbest bırakmadıkça; bireysel özgürlüklere inanmadıkça; bu görece özgürlük ortamı kalıcı olmaz. Tecavüz konusunda bir profesörün yaklaşımı buna en güzel örnektir. Bu ülkede bir bilim adamı tecavüzü meşrulaştırıcı sözler sarf ederse; bu tabii ki düşünce özgürlüğüne girer. Herkesin istediği gibi beyanatta bulunma serbestîsi vardır. Ancak; bu zihniyetteki insanlarla bir toplumun özgürleşmesi ya da özgür yaşaması mümkün değildir. Bunun için zihinlerin de liberalleşmesi gerekir. Evet; her gün 2 dakikada 1 kadın tecavüze uğramaktadır. Dekolte giyindikleri için değil; kendilerine tecavüz eden manyaklar olduğu için ve bu manyakları meşrulaştıran insanlar olduğu için. Evet Sayın Profesör;  bugünlerde en popüler dizilerden biri olan “Fatmagül’ün Suçu Ne?” dizisinde de Fatmagül, hiç de dekolte olmayan bir kıyafetle; nişanlısını yolcu etmek üzere yola çıktığında alkollü 3 adamın saldırına uğradı. Şayet, dekolte tecavüze yol açıyorsa, dekolte giyinmemiş olan Fatmagül’ün; Fatmagüllerin ne suçu vardı?


 


… Bu makale ilginizi çektiyse…


Eşcinsellik ve Biz


ErkeG milletiz biz. Öyle kolay kolay ağlamayız. Karımıza, kızımıza yan bakanın gözünü oyarız ama “başkasının” kadınına da sarkıntılık ederiz. Maçlarda kaybeden takıma “bineriz”. Aşk bizim ağzımızda şiddet ile birleşir, kirlenir. “At, avrat, silah” deriz. Kadın’ı yani insan’ı şeyleştirerek, cisimleştirerek severiz. Kullanırız. At gibi. Silah gibi.[...] Böyle sapık bir mercekten bakarak eşcinsellerin sapık olduğunu söylemek ne derecede inandırıcı? Son günlerde Derin Düşünce sayfaları verimli bir tartışmaya sahne oldu. Düşe kalka da olsa eşcinsel okurlarımızın yardımıyla konuyu biraz olsun “içeriden” anlama imkânı bulduk.  Kitabı buradan indirebilirsiniz.




Kadınlar… Günümüzün Don Kişotları


Suzan Başarslan’ın dediği gibi “kadına dair söylenmesi gereken ne  kadar söz varsa erkeğin söylediği” bir dünya bu. Sadece söz mü? Yaşama hakkı bile. Bugün Çin’de ve Hindistan’da yüzbinlerce kız bebek daha doğmadan ultrason ile ana karnında görülüp yok ediliyor. Erkeklerin güç mücadelesinde kadınlar eziliyor. Cumartesi anası oluyor, cezaevlerinin önünde sıra bekleyen, şehit tabutlarının üzerinde ağlayan oluyor.  Şampuan veya otomobil satarken bedenini kullandıran, arka planda, silik, soyunan, tüketen, “figüran”… Kadınlara özne olma hakkını vermeyen erkekler mi yoksa bu hakkı alamayan kadınlar mı? Kadınlıklarını kaybetmeden, erkekleşmeden var olabilecek mi birgün kadınlar? 96 sayfalık bu kitapta Kadın’a ait kavgaları ve Kadın’ın kimlik arayışını sorguluyoruz. Buradan indirebilirsiniz.



Kadın hakları ve Kemalizm



 “Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi” gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık  şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. “İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?” diye sormaktan alamıyoruz kendimizi.  Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi “çağdaş Türk kadını’nın sesi” Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ?  “Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak”  Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış:  “Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış


Share This

Cevizli lorlu sarma börek

Malzemeler :


*5 adet yufka
* 1 kase lor peyniri
* 1 yumurta akı
* 1 su b.ceviz
* 1 tutam maydanoz


Sosu için:


* 1 su b.süt
* 1 çay b.sıvıyağ
* 1 yumurta
Cevizli lorlu sarma börek


Börek Tarifi
Karıştırma kabına, ince kıydığımız maydanozu alalım, üzerine iri kıyılmış cevizi, bir kâse lor ve yumurta akını ilave edip karıştıralım.
Çukur bir kâsede yumurtayı kıralım, sütü ve sıvıyağı ilave edip çırpalım.
Yufkayı hamur tahtasının üzerine açalım,sosu fırça yardımıyla her yerine sürelim,uç kısmına boydan boya iç harç alalım,rulo yapalım.3 cm kalınlığında dilimleyelim.Yağlanmış tepsiye dizelim üzerine sos dan sürelim 180 derecelik ısıda pişirelim.Afiyet olsun.

Bezeli ayva tatlısı

Malzemeler
1 adet Ayva
1 Su Bardağı Krem Şanti
1 Su Bardağı Süt
2 Yemek Kaşığı Tozşeker
1 Çay Bardağı Su
2 Paket Beze
1 Su Bardağı Dövülmüş Ceviz
1 Paket Hazır Çikolatalı Sos


Bezeli ayva tatlısı
Tatlı Tarifi
Öncelikle ayvayı yıkayıp soyalım, kesme tahtasının üzerinde küp doğrayalım. Orta boy bir tencereye ayvaları alalım, şeker ve bir çay bardağı su ile kısık ateşte ayvalar yumuşayana kadar pişirelim.
Servis tabağına bezeleri dizelim, ılık süt ile ıslatalım, üzerine krem şanti sürelim, en üste küp doğranmış ayva ve ceviz içi alalım. Bu işlemi malzememiz bitene kadar devam edelim. Mümkünse bir gece buzdolabında bekletelim(en az 3 saat bekletmelisiniz)
Servise sunmadan önce hazırladığınız çikolata sosunu dökelim. Afiyet olsun

Havuç Pastası

Malzemeler


•  1 kg havuç


•  Yarım paket margarin


•  1 tatlı kaşığı tarçın


•  1 su bardağı iri dövülmüş ceviz


•  1 buçuk paket ufalanmış bisküvi


•  2 çorba kaşığı kakao


Süslemek İçin


•  Krem şanti


Havuç Pastası, Havuç Pastası resmi fotosu


Havuç Pastası Tarifi


1 kg havucu rendeleyin. Birkaç çorba kaşığı suyla ateşe koyun. Suyunu çekince yarım paket margarin ekleyin.


Margarin eriyince ateşten alın. içine 1 tatlı kaşığı tarçın, 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz, 1,5 paket ufalanmış bisküvi, 2 çorba kaşığı kakao koyup, karıştırın.


Hazırladığınız karışımı yuvarlak bir kalıba iyice bastırarak yayın. 1 gece buzdolabında bekletin. Servis tabağına ters çevirin.


Krem şanti ile süsleyip servis yapın.

Hareketli Cadılar

Hareketli Cadılar
Hareketli Cadılar - Animierte Hexen - Hexen Welt - Cadılar Dünyası