SANAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SANAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2011 Pazar

Ateş Böceği Mezarlığı

Akiyuki Nosaka’nın aynı adlı romanından Isao Takahata’nın yönettiği, müzikleri Michio Mamiya tarafından bestelenen, Stüdyo Ghibli  yapımı eşsiz, etkiliyeci, hüzünlü… bir animasyon. Bir animasyona dram hiç yakışmıyor ama bir dram da bir animasyonda ancak bu kadar güzel ve etkileyici bir biçimde anlatılabilirdi…


  


21 Eylül 1945. Öldüğüm geceydi. 


Seita’nın öldükten sonra meyve şekeri kutusunun açılması sonucu boş kutunun içinden dışarı çıkan ateşböcekleriyle başlangıcı yapılan hikayesi, kendisi tarafından anlatılan. Kızkardeşi Setsuko’nun ellerinden tutarak geçmişine yaptığı yolculuk. Yaşayan birinin değil, ölmüş birinin hikayesi, kimsenin anlatmasına imkan olmayan ve bu yüzden kendi hikayesini kendisi anlatan  Seita.


 


Yolculuk yaparken trenle, gözümüze çarpan görüntüler… -İnsan ister istemez Miyazaki ile karşılaştırıyor.- detaya inmeyen, daha kaba çizimler, donuk/mat renkler. Savaş ortamının kasveti, renkleri etkileyebilir elbette ve farklı bir alemden bakışı temsil ettiği için görüntü bizim göreceğimiz değil, Seita’nın gördüğü şekilde de verilmiş olabilir… Animasyonun yapım yılını da düşününce aslında çok da önemli olmayan bir detay, yine de dillendirilmesi gereken…


  


Ölüm yağdıran uçakların yakıp kavurduğu yuva. Karanlık geceyi aydınlatan ateşböcekleri gibi. Kırmızı ayakkabılarından birini kaybeden -kaybetmeye başladıklarının ilkidir ayakkabısının teki…-, henüz savaşı bilmeyen ve sığınaktan nefret eden küçük Setsuko.


 


Annesi sığınakta yaralandığı için annesini göremeyen Setsuko’nun ağlayışı, naif, çaresiz. Bu ağlamaya eşlik eden dingin ama hüzünlü müzik… geceye ve ateşböceklerine de…


Annenin ölümüyle bir yakınlarının yanında hayata devam ediş. Ateşböcekleri… Ateşböceğini ilk kez tutan Setsuko. Bir çocuğun tebessümü, mutluluğu. Tüm olumsuzluklar içinde birkaç güzel andan biri. 


Mutluluk ve sevgi ve meyve şekeri…


  


Büyük bir banyo küveti.


 


Setsuko’nun çocuk dünyasından denize verdiği isim. Flashbacklerle geçmişteki güzel anılara dönüşler. Geri dönülen gerçeklik, bir şekilde mutlu olmayı başararak hem de, ayakta kalmaya çalışarak, tutunarak birbirlerine… Tanıdıklarının bu iki evsiz, annesiz çocuktan yavaş yavaş yüz çevirmeye, şikayet etmeye başlaması. Tahammülsüzlüğü. Her hareketlerinin göze çarpmaya başlaması. İnsan doğasının çirkin ama gerçek yüzü. 


Üç tane kalan meyve şekeri. Setsuko’nun ellerinden teneke kutuya geri konan, hazine gibi kıymet verilerek saklanan… Kıyamaz ya hani çocuklar çok sevdikleri bir şeye, saklarlar, hemen yemek istemezler, işte öyle. Sığınakta yaşamaya başlamaları, hayata sımsıkı tutunmaya çalışarak, yokluklarını eğlenceye çevirerek… 


Lambanız ateşböceğiyse, sevdiğiniz yanınızdaysa, güvenebileceğiniz tek kişi, karanlık geçicidir; hatta büyülü masal ülkesidir içinden gemilerin geçtiği, havayifişeklerin patladığı. Oysa bu, savaşın gösterilmeye çalışılan boyalı yüzüdür, bir çocuğun bilemeyeceği. Gerçek, Setsuko ile Seita’nın içinde bulundukları an’dır, annesiz, babasız, yuvasız, aç…


Annesinin ölümünü duyan Setsuko’nun ölen ateşböceklerini kendi elleriyle açtığı mezara gömmesi ve bu fark edişi abisine kendi cümleleri ile aktarması. İlk defa ağlayan Seita. İlk defa. 


 


Neden ateşböcekleri bu kadar erken ölmek zorunda?


 


Ölümün ne olduğunu kendince kavrayan ama zamanını anlayamayan dört yaşındaki bir çocuğun sorusu.


Hayatta kalmaya çalışırken kızkardeşi için hırsızlık dahil her şeyi yapan, asla kardeşini kırmayan, onu koruyan, onu mutlu etmeye çalışan -sadece on iki yaşındaki- Seita.


 


Abi, abi, abi… 
Onichan/Onichan/Onichan…


 


Hırsızlık yaparken yakalanan, hırpalanan abisinin ardından hasta Setsuko’nun seslenişi, kırık, hüzünlü, çaresiz… Dramatikleşen anlar, hüzünlü, gözyaşılı anlar…


 


Neren acıyor? Doktor çağırayım mı?


 


Setsuko’nun karakolun önünde abisini bekledikten sonra onu gözleri yaşlı ve hırpalanmış gördüğünde çocuksu masumiyetle çözüm arayışı…


 


Meyve şekeri kutusu ve ateşböceği mezarı. Setsuko. Küçücük, hasta beden… yemek yemeye ihtiyacı olan.


 


Gitme. Benimle kal.


Beni yalnız bırakma.


Seita’nın kardeşine verdiği ve tuttuğu söz:


Seni yalnız bırakmayacağım.


 


Kaybedilen savaş. Baba?! Yaşadığı veya öldüğü belli olmayan ama yaşamaktan çok, ölüme yakın duran. Eski bir fotoğrafta, Seita’nın çaresizlik ve açlık içinde yaşadığı büyük acı. Bir kayıp daha, tutunacak dallarından birinin daha ellerinden kayışı…


  


Abi, teşekkür ederim.


 


Elinde karpuzu, uyuyakalan ve bir daha uyanmayan Setsuko’nun son sözleri.


Eski bir plaktan çalan müzik. Tüyleri diken diken eden an. Setsuko’dan geriye bırakılan tek şey: Meyve şekeri kutusu.


Küller küllere…


 Teneke kutusuna konan küller ve Seita’nın yanında taşıdığı kutu. Tüm her şeyi ellerinden alınmış Seita’nın hayatından geriye kalan son varlığı…


 


 


 


Ölümüyle kardeşine kavuşan Seita’nın onunla bir bankta, yaşayan şehre bakarken biten hikayesi. Seita’nın, aynı koruyucu, sevgi dolu tavrıyla kardeşine sarılışı ve onu önemsemesi. Verdiği sözü yerine getirmesi.


 


Seni hiç yalnız bırakmayacağım…


 


Savaşın çirkin yönünün, insanların bencil doğalarının, sistemin iki yüzlü tarafının… eleştirisi. Bu eleştirinin, iki güzel çocuğun, her şeye rağmen mutlu kalmaya çalışan ve birbirlerine sevgiyle sarılarak aşmaya çalıştıkları ama aşamadıkları zorluk dolu dünyalarından/hayatlarından onların gözüyle verilişi. İzledikten sonra ise bize düşen son cümle:


Seita,


teşekkür ederim…teşekkür ederim…


teşekkür ederim…

El Secreto de Sus Ojos / The Secret in Their Eyes

Juan José Campanella’nın yönettiği 2009 yapımı Arjantin İspanyol yapımı 2010 yılı EN İYİ YABANCI FİLM dalında Oscar kazanmış bir film. Haklı bir ödülün sahibi. Konusu, 1999 yılında Buenes Aires’te 1974′te yaşanan tecavüz ve cinayet vakasını araştıran Benjamin Esposito’nun geçmişte yaşadığı bu olayı roman olarak yazmasıdır.

Hüzünlü, güzel gözlü bir kadın, bir tren garı ve elinde bavulu olan bir erkeğe veda. Silik ve iç içe geçen geçmişe dair görüntüler… Kimin hikayesi bu? Karalanan geçmiş kimin hikayesi, geride bırakılan kimin gözleri?

21 Haziran 1974. Ricardo Morales’in karısı Liliana Colotta ile son kahvaltısı, son anlar, yaşanırken bilinmeyen. Planlar, hayata dair küçük endişeler, her zamanki işler… Kim yaşarken bunun son anı olduğunu bilebilir ki? Birden bozuluveren büyülü anlar, öyle hızlı geçiş ki acının yüzüne, şaşırıp kalmak olduğunuz yerde. Şaşırtıcı ve acıtıcı anlar.

Kimi zaman hayatınızın bir anına takılı kalırsınız ve o an, yer yer silinmiş izlenimi verse de aslında hiç uzaklaşmaz belleğinizden. Hatıraların harika görüntülerini birden o an takip eder ve mutluluğunuz mutsuzluğa çevrilir. Aşamazsınız. Korkarsınız. Anıları, yazdığınız defterden yırtarak unutabilir misiniz ya da nasıl daha farklı anlatabilirsiniz yaşananları?

Temo/Korkuyorum.

Bir anıyı anlatmaya nereden başlamalı hele de onu roman halinde başkalarının gözlerine sunacaksanız:

En iyi hatırladığın yerden.

Ya hatırlanan birden çok başlangıç varsa, hangisini anlatmaya başlamalıdır insan?

O zaman en başından başlanmalıdır. Ve geçmiş başlar kendini anlattırmaya. Ama unutulmamalıdır, anlatan geçmiş değildir, anlatılan odur.

Biri geçmişe diğeri geleceğe bakmakla yazgılı iki sevgili, sevginin asla dile gelmediği ama gözlerde aşikar olan, ama o gözlerden birinin bir zamanlar bekleyip de göremediği şey bu. Irene’nin beklediği ama Benjamin’in başkalarının gözünde gördüğü aşkın peşine düştüğü için geç kaldığı, kendi gözlerindekini kaçırdığı. Hiçbir gücün eskitip aşındıramadığı aşkı, bir olayın peşinde izlerken, kendisine bakan gözlerdeki aşkı göremeyen gözler, görse de hiçbir şey yapmayan gözler…

Neden bir şey yapmadım… Başka bir hayatta değildi. Bu hayattaydı…

Zamanla silinen ve böyle miydi acaba dediğimiz geçmiş? Sizi anların varlığından şüpheye düşüren bulanıklık.

Bir erkek her şeyini değiştirebilir, yüzünü, karısını, ailesini, dinini, Tanrısını ama bir şeyini değiştiremez. Tutkusunu. Hayata dair bir detayla Solares yakalanır ama hapiste devlet için casusluk yaptığı için serbest bırakılır. Bürokrasinin çirkin çarkları işler burada. Tecavüzcü bir katilin özel hayatı ilgilendirmez bürokrasiyi. Keşke herkes onun gibi işe yarasa der, tam bir çirkinlik ve umarsızlıkla. Irene ve Benjamin’in sosyal statü farklılıkları vurulur acımasızlıkla yüzlerine. Çıplak çirkinlik. İğreti adalet. Acımasız faydacılık. Toplumsal fayda öngörülerek yine çimenler ezilir. Ezilenin varlığı önemli değildir. Adaletin işleyişi önemli değildir. İnsan önemli değildir. Birileri bir sistem inşa ederken, inşa ettikleri sistem, insan adına da olsa, ezilenlerin insan olması önemli değildir. Burada izleyicinin aklına Dostoyevsky’nin Suç ve Ceza’sındaki Raskalnikof’un sorgulaması gelir. Napolyon’un izinden gidilen yol! Akla ilk günah gelir. Aslında her şey elmayı ısırmakla başlar, onu ısırmanın akla düşmesiyle değil. Bir kez ısırdıktan sonra elmanın bütünlüğü ve ona dokunulmaması gerektiğinin önemi kalmaz. Bir kez adaleti yanlış uygulamak/adaleti uygulamamak aslında tüm adalet sistemini yıkmaktır, bütünlüğü bozmaktır, çürümenin başlangıcıdır ve bunun doğru bir bahanesi yoktur…

Benjamin gitmek zorunda kalır, her şeyi ardında bırakmak. İlk sahnenin yaşandığı ana gelinir. En iyi hatırlanan ana. Sevgiyi geride hüzünlü gözlerle bırakmak zorunda kalınan ana. Son kez, kavuşulamamışken henüz, dokunabilmek bir daha dokunamayacak olmanın ıstırabıyla. İçinde bin bir duyguyla ve en çok da hüzünle. Veda sözcüğünün vaktidir: Çav…  

Sevgi, biriyle kaldığın mı, ayrı kaldığın mı? Yanında yaşadığın mı, bir ana hapsettiğin mi? Kalan mı, yolculadığın mı? Anındaki mi, belleğindeki mi? Hep zordur gitmeler ve bitmeler. Gitmek mi zordur, kalmak mı? Eğer giden sevdiğinse kalmak zordur, eğer kalan sevdiğinse gitmek zordur. Hep zordur gitmeler ve bitmeler. Koşarsın ardından/bakarsın ardından… Hüzünlüdür vedalar ve engellenemez. Oysa sevdiğini de yanında götürmen yeter. Bu kısım sevgiye dair edilgenliğimize yönelik harika bir sorgulamadır.

Ve Irene Benjamin’e bakarak şöyle der:

Budala.

Ricardo Morales’le son söyleşi, yapbozun tamamlanan parçaları. Morales’in anlattıklarıyla verdiği öğüt:

Bu benim hayatım, senin değil. Unut bunları. Geçmişin dallanır budaklanır, geleceğin de kalmaz. Unut bunları.

Bitmeyen, unutulamayan sorgu ve ardına düşüldüğünde tamamlanan geçmiş. Solares’e verilen en büyük ceza. Adalet yanlış işlediğinde, yanlışı tek başına düzeltmek yetmediğinde, bazen düzenin dışına çıkılır. Adalet bir şekilde yolunu bulur böylece.

Etkileyici, çoğu yerde şaşırtıcı, sıradan gibi görünen ama sıra dışı, kameranın hayattan hayata geçişiyle anlık, kimi yerde ürperten çekimleri. Nefis diyalog ve sorgulamalarıyla kesinlikle kaçırmamanız gereken bir film. İsmine yakışır bir film. Gözlerin çok şey anlattığı ve onlara bakarak kelimeler kadar çok şey anlayabildiğiniz bir film. Gözlerin filmi bu, konuşan, hüzünlü, çaresiz, aşık… gözlerin. Filmin içinde roman adı altında anılara yapılan ve geçmiş kadar sizi güne de odaklayan bir film.

Temo’dan teamo’ya… Korkuyorum’dan seni seviyorum’a.

Kapıyı kapa, sözcüğü hiç bu kadar güzel gelmemişti daha önce. İzlemeden anlayamayacağınız anlamlar yüklü bu cümle, hele de Irene’nin güzel, gülümseyen gözleriyle söylendiğinde çok daha ışıltılı.

Kesinlikle hayatınızda izlemeniz gereken filmlerden biri. Sizi kandırmayan, gereksiz hayale sürüklemeyen ama ümidi de yanında taşıyan.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Meddahlık Nedir?

Meddahlık, hikâye anlatma, taklit yapma sanatıdır.


Perdesi, sahnesi, dekoru, kostümü bir sanatkârda toplanmış bir gösteridir.


Meddahın aksesuarını bir mendil ve bir sopa-baston oluşturur.


Genellikle güldürücü, ahlâkî ve edebî sonuç çıkarılacak hikâyelerine klişeleşmiş bir sözbaşı ile başlar.


Daha sonra kahramanları sayıp hikâyesini anlatır.


 


Meddah, hikâyenin kahramanlarını kendi yöresinin dili ve şiveleri ile konuşturan, çok oyunculu bir tiyatro eserinin tek sanatçısı olan insandır.

30 Ocak 2011 Pazar

Bedri Rahmi Eyüboğlu

ressam-şair


1913 yılında Görele'de doğdu. Ailesinin beş çocuğundan ikincisidir.Trabzon Lisesi'nde okurken, 1927'de bu okula resim öğretmeni atanan Zeki Kocamemi'nin öğrencisi oldu. Onun derslerinin etkisi ve okul müdürünün özendirmesiyle 1929'da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ne (şimdi Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Burada Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı'nın öğrencisi oldu. 1930'da eğitimini bitirmeden, ağabeyisi Sabahattin Eyüboğlu'nun yanına Paris'e gitti. Orada André Lhote'un yanında resim çalıştı. Daha sonra evleneceği Rumen asıllı eşi Eren Eyüboğlu ile de burada tanıştı.Yurda döndükten sonra 1934'te D Grubu'nun dördüncü sergisine otuz resmi ile katıldı. İlk kişisel sergisini de aynı yıl Bükreş'te açtı. 1934'te katıldığı Akademi'nin diploma yarışmasında üçüncü oldu. Bu derece ile mezun olmak istemediği için bir yandan diploma yarışmasına yeniden hazırlanırken, bir yandan da Çerkeş demiryolu yapımında tercümanlık yaptı, Tekel Genel Müdürlüğü'nde çalıştı 1936'daki diploma yarışmasında Hamam adlı kompozisyonuyla birinci oldu. Aynı yıl Moskova'da düzenlenen Çağdaş Türk Sanat Sergisi'ne katıldı. 1937'de Cemal Tollu'yla birlikte Akademi'nin Resim Bölümü Şefi Léopold Lévy'nin asistanı oldular. Bedri Rahmi birçok ressamın katıldığı CHP'nin kültür programı çerçevesinde resim yapmak için 1938'de Edirne'ye, 1941'de de Çorum'a gitti. Geleneksel süsleme ve halk el sanatlarından seçtiği motifleri eserlerinde başarılı bir bireşimde kullandı. Bu dönem resimlerinde köy manzaraları, köy kahveleri, faytonlu yollar, iğde dalı takmış gelinler gibi Anadolu'ya özgü görünümler egemendir.1940'lardan sonra duvar resimlerine yöneldi. İlk duvar resmini 1943'te İstanbul'da, Ortaköy'deki Lido Yüzme Havuzu için yaptı. 1947'de İstanbul'da özel bir atölye ve galeri açtı. 1950'de Ankara'da sanatının o güne kadarki bütün dönemlerini kapsayan bir sergisi düzenlendi. Bedri Rahmi aynı yıl bir kez daha Paris'e gitti.1950'de Mozaik çalışmalarına başladı. 1958'de Uluslararası Brüksel Sergisi için 272 m²'lik bir mozaik pano gerçekleştirdi ve bu eseriyle serginin büyük ödülü olan altın madalyayı kazandı. Bundan bir yıl sonra Paris'teki NATO yapısı için, şimdi Brüksel'de bulunan, 50 m²'lik bir mozaik pano hazırladı. 1960 ve 1961'de iki kez ABD'ye gitti. Orada birçok geziye katıldı, konferanslar verdi ve resim çalışmaları yaptı1969'da Sao Paulo Bienali'nde (iki yıllık sergi) onur madalyası kazandı. Ayrıca 1940'ta Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde resim dalında üçüncülük, 1943'te aynı serginin 4.sünde ikincilik ve 1972'de de 33. sergide birincilik ödülünü aldı. Ölümünden sonra 1976'da Ankara'da "Yaşayan Bedri Rahmi" adıyla bir sergisi düzenlendi. Aynı yıl İstanbul'da da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde adına düzenlenen bir sergiyle anıldı 1984'te İstanbul'da "Bedri Rahmi-Her Dönemden" adlı bir toplu sergisi açıldı.Bedri Rahmi Akademi'deki ilk yıllarından sonra temel bilgilerini Paris'te André Lhote'un akademisinde edinmesine karşın onun kübist ve yapımcı (konstrüktif) yaklaşımını benimsememiş, Dufy ve Matisse'i kendine daha yakın bulmuştur. Paris'ten döndükten sonra Anadolu ve Trakya gezilerinde yaptığı resimlerle İstanbul görünümlerinde Dufy'nin renk ve çizgi anlayışının etkileri görülür. Zamanla bu etkiden sıyrılan Bedri Rahmi halk sanatını sağlam bir kaynak olarak görmeye başlamıştır. Halk sanatından yola çıkarak yeni anlatım biçimleri aramıştır. Minyatürlerden de esinlenmiştir. Anadolu kilimlerinin geometrik, soyut biçimleri, çini, cicim, heybe, yazma ve çorapların bezeme düzeni ve renk uyumlarını kaynak olarak kullanmış, motifin ağırlık kazandığı süslemeci bir tutumla resimler yapmıştır. Ancak, yalnızca motifleri resme uygulamakla yetinmemiş, renk ve malzeme araştırmalarına da girmiştir. Çeşitli teknikleri deneyerek gravür, mozaik, heykel ve seramik alanlarında birçok ürün vermiştir. Yine bir halk sanatı olan yazmacılığa da yönelmiş, kumaş üstüne baskılar yapmış, bu çalışmalarını öğrencileriyle birlikte de yürütmüştür. İki yıl kadar süren ABD gezisinden sonra değişik malzemelerden yararlanarak soyut resimler ve renk düzenlemelerine yönelmişse de son yıllarında yeniden eski konularına dönmüştür. Kemençeciler, gecekondular, hanlar, kendi portreleri, balıklar ve kahvelerle, yeni renk ve doku deneyimlerinden de yararlanarak ustaca eserler vermiştir. Çağdaş resim öğelerini de içeren bu çalışmalarında, konu soyuta yaklaştığı oranda, resmin de bir tür "nakış"a dönüştüğü izlenir. Bedri Rahmi 1927'de başladığı resim öğretmenliğini ölümüne kadar sürdürmüş, Akademi'deki atölyesinde sayısız öğrenci yetiştirmiştir.


ŞİİRLERİ-YAZILARI


Bedri Rahmi 1928'de daha lise öğrencisiyken şiir yazmaya başlamıştır.Şiirlerine, 1933'ten sonra Yeditepe, Ses, Güney, İnsan, İnkılapçı Gençlik ve Varlık dergilerinde yer verilmiştir. 1941'den başlayarak çeşitli şiir kitapları yayımlanmıştır. Halk edebiyatının masal, şiir, deyiş gibi her türüne karşı duyduğu hayranlık, şiirlerine de yansımıştır. Halk dilinden ve şiirinden aldığı öğeleri kendine özgü bir biçimde kullanarak halk diline yaklaşma çabasını sonuna dek götürmüştür. Bu nitelikleriyle şiirleri, resimleriyle büyük bir benzerlik gösterir. Akıcı, rahat bir dille kaleme aldığı gezi ve deneme yazılarında ise sürekli gündeminde olan halk kültürü, halk sanatı konularındaki görüşlerini sergilemiştir. 21 Eyül 1975'te İstanbul'da öldü.


ESERLERİ:


Resim: Paris, Mustafa Eyüboğlu, 1933; Yazılı Natürmort,1936; Salı Pazarı, 1938; Eren, 1940; Nallanan Öküz, 1947; Düşünen Adam, 1953; Köylü Kadın (Tren-Yataklı Vagon), İstanbul Resim ve Heykel Müzesi; Karadut Satıcısı, 1954; Çömelmiş Köylü, 1972; Ankara'nın Kavakları,1973; Mor Takkeli Hacı, 1974; Son Kahve, 1975; Anadoluhisarı, Ankara Resim ve Heykel Müzesi; Çıplak; Ev İçi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi; Han, 1975; son resmi. Duvar Resmi: Lido Yüzme Havuzu'nda duvar resmi; 1943, Ortaköy/İstanbul;Hilton Oteli'nde duvar resmi; Divan Oteli'nde duvar resmi. Mozaik Pano: Uluslararası Brüksel Sergisi için mozaik pano, 1958; Nato yapısında mozaik pano, 1959, Brüksel; İşçi Sigortaları Hastanesi'nde seramik pano, 1959, Samatya/İstanbul; Etibank yapısında seramik pano, Ankara; Marmara Oteli'nde mozaik pano, Ankara; Vakko Fabrikası'nda mozaik pano, Topkapı/İstanbul. Duvar Kabartması: Manifaturacılar Çarşısı'nda duvar kabartması,Unkapanı/İstanbul; Aksu İşhan'ında duvar kabartması, Karaköy/İstanbul. ESERLERİ: Şiir: Yaradana Mektuplar, 1941; Karadut, 1948; Tuz, 1952; Üçü Birden, 1953; Dördü Birden, 1956; Karadut 69, 1969; Dol Karabakır Dol, 1974, tüm şiirleri; Yaşadım, 1977. Gezi ve Deneme: Cânım Anadolu, 1953; Tezek, 1975; Delifişek, 1975; Resme Başlarken, 1977. Monografi: Nazmi Ziya, 1937. Resim Albümü: Binbir Bedros, 1977, Karadut, 1979; Babatomiler, 1979.

11 Ocak 2011 Salı

Sony α33 ve α55 Fotoğraf Makineleri

Sony'nin yeni 55 DLSR fotoğraf makinelerinin Türkiye Lansmanı, Sony Cyber-shot ve Alpha Ürün Müdürü Murat Gebeceli’nin evsahipliğinde Kanyon Mars Cinebonus Sinemaları’nda yapıldı. Ben de THGTR adına oradaydım ve α33 ve α55'i deneme fırsatı buldum. Deneme çekimlerimden önce isterseniz fotoğraf makinesinin özelliklerine kısaca bir göz atalım.
Şimdiye kadar ilk kez Sony’nin Tam Geçirgen Hareketsiz Ayna Teknolojisi’ni (Translucent Mirror Technology) kullanan α33 ve α55 dijital fotoğraf makineleri ile Sony, DLSR fotoğraf makine standartlarını bir adım öne taşıdığını düşünüyor.



Lansman'da da en çok öne çıkarılan konu bu oldu: Tam Geçirgen Hareketsiz Ayna Teknolojisi. İsterseniz bunun ne olduğuna Sony Lansman'ından çektiğim slayt fotoğrafları ile göz atalım.



Son
Bu slaytta geleneksel SLR makinelerin çalışma mantığını görüyoruz. Buradaki sorun; perdenin açılıp kapanma sırasında yaşanan gecikme ve sensörün sürekli odaklama yapamaması.



Tam geçirgen hareketsiz ayna teknolojisinde ise bir perde bulunmuyor. Bunun yerine özel geliştirilmiş bir ayna ile görüntünün bir kısmı sensöre aktarılıyor, böylece sensör sürekli netleme yapabilirken; geleneksel SLR fotoğraf makinelerinde perde açılıp kapanma sırasında oluşan gecikme sorunu ortadan kalkmış oluyor.



Peki, bunun bize faydası ne? Sony α33 ile saniyede 7 kare fotoğraf çekebilmek mümkün iken; Sony α55 ile saniyede 10 kare fotoğraf çekebiliyoruz. Sony, bu değerlere ancak profesyonel bir fotoğraf makinesi ile ulaşabileceğimizi hatırlatıyor.



Bunun dışında "Tracking System" ile 50 km/s hıza ve 8 metre uzaklığa kadar tüm nesneleri takip edebiliyorsunuz.
15 noktalı Cross sensörleri sayesinde de resimlerde yatay ve dikey açıları daha iyi ayarlayabiliyoruz. Sony α33 ve α55'de yüz tanıma teknolojisi olduğunu da hatırlatalım.



İşte bu ilginç bir özellik. Sony α33 ve α55'in özel vizörü sayesinde gözünüzü vizörden ayırmaksızın 7.5 kat veya 15 kat büyütme yapabiliyoruz. Daha da ilginç olan ise, diyelim siyah beyaz bir fotoğraf çekeceksiniz, önce fotoğrafı çeker, daha sonra fotoğrafta oynama yaparsınız. Sony α33 ve α55'de ise, önce ayarları yapın sonra vizörden resmin nasıl çekileceğini görün. Yani, fotoğraf makinesini siyah beyaz çekim için ayarladığınız zaman, vizör size siyah beyaz görüntü göstericek. Vizördeki görüntü neyse çektiğimiz görüntü de o olacak.



Bir diğer ilginç özellik de HDR. Özellikle ışığın arkadan yansıdığı durumlarda bu özellik ile daha detaylı fotoğraflar çekebilirsiniz. Eğer amatör bir kullanıcı iseniz ve en iyi sonucu almak istiyorsanız, "Auto+" modunu kullanarak HDR da dahil tüm ışık ayarlarının fotoğraf makinesi tarafından yapılmasını sağlayabilirsiniz.



Sony α33 ve α55 3D ve panoramik görüntü çekebiliyorsunuz. Lansman'da 3D ile çekilmiş görüntüleri izleme şansı buldum. Özellikle yakın objelerde 3D hissini hissetmek mümkün. Fakat bu teknolojinin daha gelişmesi gerekiyor. Panoramik görüntü ise kusursuz. Yapmanız gereken tek şey, denklanşöre basıp fotoğraf makinesini 180 derece çevirmek. Örnek bir fotoğrafı ikinci sayfada bulabilirsiniz.



α33 ve α55 ile ISO 100'den 12800'e kadar hassas ölçümleme yapabilmek mümkün.
Fotoğraf makinelerinde BIONZ işlemci bulunuyor. Sensörler ise Exmor.
Sony, DLS makineleri için değişik özelliklerde Carl Zeiss ve Sony'nin kendi geliştirdiği G serisi toplam 30 farklı lens seçeneği sunuyor.
Sony'nin α33 ve α55 için önerdiği Türkiye satış fiyatı şöyle:

  • Sony α33 tek lens (18-55 mm): 1699 TL

  • Sony α33 çift lens (18-55 mm ve 55-200 mm): 2139 TL

  • Sony α55 tek lens (18-55 mm): 2049 TL

  • Sony α55 çift lens (18-55 mm ve 55-200 mm) 2499 TL

Fujifilm FinePix S1500

Fujifilm, dış görünüşü itibari ile profesyonel fotoğraf makinelerine benzeyen (D-SLR benzeri), fotoğrafçılık adına ise yüksek sayılabilecek optik yakınlaştırmayı bünyesinde barındıran FinePix S1500 modelini uygun fiyata, potansiyel fotoğraf makinesi alıcılarına sunuyor.



Fotoğraf makinesi, dış görünüşü ile profesyonelliği çağrıştırırken; hem fiyatı hem de kullanıcısına sunduğu özellikler ile kompakt fotoğraf makinelerinin ruhunu taşıyor. Kompakt fotoğraf makinelerinden farkını ortaya koyan yanı ise kasa yapısı ve kasa yapısından kaynaklanan kullanım kolaylığı.

Birçok firmanın kapıştığı fotoğrafçılık dünyasında, fotoğraf meraklılarının her seviyesini kendine hedef seçen Fujifilm, FinePix S1500 modeli ile giriş seviyesinde fotoğrafçıların kendilerini profesyonel gibi hissetmelerini sağladığı kompakt fotoğraf makinesi ruhlu.

Canon Digital IXUS 70


Canon, Digital IXUS serisinin yeni üyesi 7.1 megapiksellik Canon Digital IXUS 70 (SD 1000 Digital Elph) dijital fotoğraf makinesini duyurdu. Sade tasarımıyla dikkat çeken Digital IXUS 70 fotoğraf makinesi sadece 19.4mm kalınlığıyla Canon’un optik zum dijital kamera ürün serisinin en ince modeli olma özelliğini taşıyor. Siyah ve gümüş detay seçeneklerine sahip olan Digital IXUS 70 modelinde izleme modunda etkin olan akıllı kırmızı göz engelleme fonksiyonu bulunuyor. Canon Digital IXUS 70 kamera DIGIC III görüntü işlemcisi sayesinde hızlı tepki veriyor ve yüksek kalitede görüntü sunuyor. DIGIC III görüntü işlemcisi aynı zamanda Face Detection ve noise giderme gibi özelliklere de olanak tanıyor.



Canon IXUS 70 - Face Detection
Canon’un DIGIC III görüntü işlemcisi bulanıklıkları ve pozlama ilgili yetersizlik risklerini ortadan kaldıran geliştirmeler içeriyor. Face Detection (İnsan Yüzü Tanıma) AF/AE/FE özelliği fotoğraflanan kompozisyondaki dokuz adete kadar insan yüzünü tespit ederek netleme ve pozlamanın en iyi seviyede yapılmasını sağlıyor. Face Detection teknolojisi aynı zamanda izleme modunda fotoğraflardaki kırmızı göz etkilerini de ortadan kaldırıyor. Böylece kullanıcılar fotoğraflardaki kırmızı göz etkilerini seri bir şekilde belirleyip düzeltebiliyor. Kameranın Noise Reduction (Noise Giderme) özelliği de ISO 1600 ışık hassasiyet değerlerine kadar ki çekimlerde oluşacak noise etkilerini minimum seviyeye indiriyor.



Canon IXUS 70 dijital kamera - Video kayıt
Canon Digital IXUS 70 dijital kamera fotoğraf çekiminin yanı sıra video görüntü kayıt olanağı da sunuyor. Video görüntüler VGA çözünürlüğünde ve saniyede 30 kare hızda veya QVGA görüntü kalitesinde saniyede 60 kare hız ile kaydedilebiliyor.

Canon IXUS 70 kamera - Hazır çekim modları
Canon IXUS 70 dijital fotoğraf makinesinin 17 hazır çekim modu bulunuyor. Portre, iç mekan ve gece çekimleri gibi çeşitli ortamlara göre hazır ayarlar sunan bu modlar sayesinde kullanıcılar fotoğraflarını kolaylıkla ve pratik bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar.



Canon Digital IXUS 70 kamera - Özellikler
• 7.1 megapiksel CCD görüntü algılayıcı
• 3x optik zum 35-105mm UA objektif
• DIGIC III görüntü işlemci
• Face Detection AF/AE/FE
• Noise Reduction
• İzleme modunda kırmızı göz etkisi düzeltme
• 2.5 inç LCD ekran
• ISO 1600 ve Auto ISO Shift
• 17 adet hazır çekim senaryosu
• My Colors fotoğraf efektleri
• VGA çözünürlüğünde saniyede 30 kare hızda video kayıt

Canon Extender EF 2x III

Basın, spor ve doğa fotoğrafçılığı için ideal olan Canon Extender EF 2x III daha yüksek AF hassasiyeti ve kamera ile objektif arasındaki geliştirilmiş iletişim sayesinde, Canon L serisi telefoto ya da telefoto zoom objektiflerin odak uzaklığını 2x katına kadar arttırıyor. Canon Extender EF 2x III tele konvertör EF 2x III, özellikle L serisi IS süper telefoto objektiflerle birlikte çalışması için tasarlanmış. Canon Extender EF 2x III ile odak uzaklıkları 2x katına kadar yükseltilebiliyor. Canon Extender EF 2x III uzatıcının tasarımı, objektif performansında ya da görüntü kalitesinde kayıp olmamasını sağlıyor.



Profesyonel fotoğrafçılar için Canon Extender EF 2x III
Canon Extender EF 2x III tele konvertör objektif kasnağının içindeki geliştirilmiş parlama azaltma materyalleri ve lens elementlerinin dış kenarlarının çevresindeki kaplama, parlamayı azaltıyor. Canon Extender EF 2x III konvertörün toza ve suya karşı dayanıklı olan yapısı, görüntü kalitesinin muhafaza edilmesine yardımcı oluyor.



Entegre işlemcili Canon Extender EF 2x III konvertör
Canon Extender EF 2x III tele konvertörde yerleşik bir mikro işlemci, objektif ile fotoğraf makinesi arasında hassas bir veri aktarımı sağlayarak AF ve ölçümde üstün performans sunuyor. Canon Extender EF 2x III tele konvertör Canon'un en üst sınıf profesyonel L serisi aralığındaki pek çok telefoto ve telefoto zoom objektifleriyle uyumlu. Canon Extender EF 2x III odak uzaklığını iki kat arttırırken objektifin diyafram etkinliğini yalnızca 2 kademe düşürüyor.



Canon Extender EF 2x III özellikleri
• Ana lens odak uzaklığını 2x kat arttırır
• Mükemmel görüntü kalitesi
• Toza ve suya karşı son derece dayanıklı
• Lens ve kamera arasındaki geliştirilmiş iletişim
• Optimize edilmiş lens kaplamaları
• L serisi telefoto ve telefoto zoom lensleriyle uyumlu

Canon Extender EF 1.4x III

Basın, spor ve doğa fotoğrafçılığı için ideal olan bu kompakt uzatıcı, daha yüksek AF hassasiyeti ve kamera ile lens arasındaki geliştirilmiş iletişim sayesinde, Canon L serisi telefoto ya da telefoto zoom objektiflerin odak uzaklığını 1,4x katına kadar arttırıyor. Canon Extender EF 1.4x III Tele Konvertör özellikle L serisi IS süper telefoto objektiflerle birlikte çalışması için tasarlanmış ve odak uzaklıkları 1,4x katına kadar yükseltilebiliyor. Canon Extender EF 1.4x III Tele konvertörün tasarımı, objektif performansında ya da görüntü kalitesinde kayıp olmamasını sağlıyor.



Canon Extender EF 1.4x III Profesyonel fotoğrafçılar için
Canon Extender EF 1.4x III Tele Konvertörde objektif kasnağının içindeki geliştirilmiş parlama azaltma materyalleri ve lens elementlerinin dış kenarlarının çevresindeki kaplama, parlamayı azaltıyor. Canon Extender EF 1.4x III konvertörün toza ve suya karşı dayanıklı olan yapısı, görüntü kalitesinin muhafaza edilmesine yardımcı oluyor.



Canon Extender EF 1.4x III - Geliştirilmiş iletişim
Objektif ve fotoğraf makinesi arasındaki yerleşik bir mikro işlemci, objektif ile fotoğraf makinesi arasında hassas bir veri aktarımı sağlayarak AF ve ölçümde üstün performans sunuyor. Canon Extender EF 1.4x III tele konvertör Canon'un en üst sınıf profesyonel L serisi aralığındaki pek çok telefoto ve telefoto zoom objektifleriyle uyumlu. Canon Extender EF 1.4x III tele konvertör odak uzaklığını arttırırken objektifin diyafram etkinliğini yalnızca bir kademe düşürüyor.



Canon Extender EF 1.4x III özellikleri
• Ana lens odak uzaklığını 1,4x kat arttırır
• Mükemmel görüntü kalitesi
• Toza ve suya karşı son derece dayanıklı
• Lens ve kamera arasındaki geliştirilmiş iletişim
• Optimize edilmiş lens kaplamaları
• L serisi telefoto ve telefoto zoom lensleriyle uyumlu

SLR Fotoğraf Makinesi


Paris'te düzenlenen Canon Expo 2010 etkinliğinde oldukça ilginç konsept ürünleriyle karşılaştık. Bu ürünlerden biri de bana Canon'un ilk zamanlardaki PowerShot megazum modellerinden Canon PowerShot Pro 90 IS fotoğraf makinesine benzeyen SLR tip bir dijital fotoğraf makinesiydi. Canon Pro 90 IS 2001 yılının başlarında duyurulmuştu. Yani neredeyse 10 sene önce! Yeni çok kullanıcılı SLR konsept fotoğraf makinesi ultra High Definition resim kalitesi ile yüksek yakınlaştırma performansını bir arada sunuyor. Canon'un bu SLR konsept fotoğraf makinesi, Canon'un geleceğe yönelik diğer ürünlerinin yer aldığı World Expo 2010 etkinliğinde de sergilenmişti. Geleceğin modellerinden olan Canon SLR konsept fotoğraf makinesi dünyanın bu alandaki en büyük üreticilerinden birinin vizyonunu da yansıtması açısından da önemli.



Çok kullanıcılı SLR fotoğraf makinesi konsepti
Şangay'daki World Expo 2010 etkinliğinde canlı olarak ziyaretçilerin beğenisine sunulduğu ve meraklıların elleyip tecrübe etmelerine imkanı verildiği belli olan Canon'un konsept SLR fotoğraf makinesi Canon Expo 2010'da maalesef cam bir vitrin arkasında sergilendi. Ürünün sergilendiği etkinlikte Canon firması bu fotoğraf makinesinin her mesafeden, her zaman, her bir karenin ve görüntüdeki her şeyin net şekilde fotoğraflanmasın sağlayan bir teknoloji kullandığını dile getirdi. Bunların yanı sıra bu SLR konsepti standart fotoğraf ile videonun mükemmel bir karışımı gibi duruyor.



Konsept SLR fotoğraf makinesi ile fotoğraf ve video çekimi
Elbette henüz cihazın teknik özellikleriyle ilgili resmi bir bilgilendirmeye sahip değiliz ancak şimdilik bu SLR fotoğraf makinesi konseptinin bugüne kadar kullandığımız ya da bizim bildiğimiz yöntemlere hiç benzemeyen teknolojilerle dijital fotoğraf ve video kaydettiğini söyleyebiliriz. Tek bir (sabit) zum objektif kullanan SLR fotoğraf makinesi konseptinde zum ayarları farklı dokunuşlara tepki verebilen bir dokunmatik arayüz ile gerçekleştiriliyor. Bu cihaz çekim öncesinde zum yapma gerekiliği olmadığı, bu işlemin çekim sonrasında kullanıcının dilediği zum oranında ayrıca yapılabileceği belirtiliyor.



Canon SLR fotoğraf makinesi konsepti
Sergilenen ürünün bazı özellikleri işlev görüyordu. Ultra yüksek çözünürlüklü panorama fotoğraf makinesinin sergilendiği alanda bu cihazın da sunumu yapıldı. Canon SLR konsept fotoğraf makinesi ultra yüksek çözünürlükteki bir görüntüden tek bir kare fotoğraf alabiliyor ve bunu yeni bir görüntü karesi, dijital fotoğraf karesi ya da video kayıt olarak sunabiliyor. Tüm bu işlemler yoğun bir veri işleme gücü işe geniş veri depolama alanları gerektiriyor. Sanırız yeni SDXC bellek kartları bile böylesine yüksek veri işleme performanslarını karşılamak için pek yeterli olmayacaktır.



Konsept SLR fotoğraf makinesi - Canon Expo 2010
Görüntüleme sektöründeki tüm gelişmelere yakından baktığınızda ve mühendisleri dikkatle dinlediğinizde video konusunun geçmişte olmadığı kadar önemli hale geldiğini görmek sizi şaşırtmayacaktır. Ultra High Definition video kayıt fonksiyonu ve öncelikli olarak video kayıt özelliğine sahip cihazlar yakın bir gelecekte en önemli cihazlar olacak. Bizler bugün standart fotoğraf ve video kayıt özelliklerinin çeşitli üretici firmalar tarafından bir arada kullanıldığına tanık oluyoruz. Canon Expo 2010 etkinliğinde bu mükemmel birlikteliğin geleceğine bir göz atma fırsatı bulduk. Tanık olduğumuz gelişmelerin en hafif ifadeyle "etkileyici" olduğunu söyleyebiliriz.

Canon PowerShot A2200


Canon'un PowerShot serisinin yeni modeli Canon PowerShot A2200, kompakt dijital fotoğraf makinesi sektörüne yaratıcı çekimler, kullanım kolaylığı ve keyifli çekimler konusunda yeni standartlar getiriyor. Canon'un HD video kayıt ve Smart Auto akıllı otomatik modu gibi kolay fotoğraf çekimi konusundaki deneyimlerini bir araya getiren Canon PowerShot A2200 dijital fotoğraf makinesi fotoğraf çekim işlemlerini her kesimden kullanıcıların sadece tek tuşla harika sonuçlar elde edeceği seviyeye getiriyor. Siyah, kırmızı, gümüş ve mavi renk seçenekleri ile gelen ve AA tip pillerle çalışabilen Canon PowerShot A2200 rahat ve geniş grip bölümü ile günlük kullanım ve çekimler için ideal bir model.



2011 Ocak ayından itibaren piyasaya sürülecek olan Canon PowerShot A2200 dijital fotoğraf makinesi tasarım, görüntü kalitesi ve kolay kullanım özellikleri açısından mükemmel bir denge oluşturuyor. 14,1 megapiksel çözünürlüklü Canon PowerShot A2200 ile poster boyutlarında kaliteli baskılar almak mümkün.



Canon PowerShot A2200 objektifi
Canon PowerShot A2200 fotoğraf makinesinin 28mm geniş açılı objektifi 5x optik zumu ile 35 mm fotoğrafçılık eşdeğeri 28 - 112mm odak uzaklık değerleri sunuyor. Canon A2200'ün LCD ekranı 2,7 inç büyüklüğünde ve 230k çözünürlükte.



Canon PowerShot A2200 ile HD kalitesinde video kayıt
Etkileyici çözünürlük ve kalitede fotoğraf çeken Canon PowerShot A2200 aynı zamanda 720p High Definition görüntü kalitesinde video kayıt da gerçekleştirebiliyor. Ayrıca video görüntüler üzerinde Minyatür Efekti gibi farklı efektler de uygulanabiliyor.



Canon PowerShot A2200 özellikleri
• 14.1 megapiksel çözünürlük
• 28mm geniş açılı 4x optik zum objektif
• 6.8 cm (2.7 inç) LCD ekran
• Akıllı Otomatik, Kolay Çekim modları ile çekim ipuçları ve yardım menüsü
• 720p HD kalitesinde video kayıt
• Bulanıklık Giderme Modu
• Live View Kontrolü ve Yaratıcı Filtreler
• Yüz Tanıma ve Kırmızı Göz Giderme fonksiyonları
• DIGIC 4 işlemci
• Lityum İyon batarya



Canon PowerShot A2200 incelemesi ve satış fiyatı
2011 Ocak ayından itibaren tüketicilerin beğenisine sunulacak olan Canon PowerShot A2200 dijital fotoğraf makinesi

Olympus E-PL2


Olympus PEN E-PL2 modeli hızla büyüyüp genişleyen PEN ürün serisinin en yeni sistem fotoğraf makinesi üyesi. Çok yönlü, zengin yaratıcı çekim seçenekleri ve fonksiyonlara sahip olan PEN serisi fotoğraf makineleri tüm bunlara rağmen son derece kolay kullanım özellikleri içeriyorlar. Olympus PEN PL2 amatör seviyesindeki fotoğrafseverlerin DSLR kalitesinde dijital fotoğraf ve video çekebilmeleri için en iyi çözümlerden biri. PEN serisinin bu hafif ve kompakt modeli kompakt modellere kıyasla daha fazla kalite ve özellik isteyen ama dijital SLR modellerin hantallığından uzak durmak isteyen kullanıcıların beklentilerine cevap verebilen bir megazoom fotoğraf makinesi.



Fotoğrafseverler bu yeni megazum fotoğraf makinesinde profesyonel Olympus E-5 modelinden hatırlayacağımız Dramatik Tonlama gibi Sanat Filtrelerini görüntüler üzerinde kullanabiliyorlar. Olympus PEN E-PL2 12,3 megapiksel çözünürlüğü ve 14-42 mm objektifi ile yüksek fotoğraf ve video görüntü kalitesi sağlıyor. Olympus E-PL2 fotoğraf makinesinin 14-42mm Zuiko Digital kit objektifi sadece daha hızlı netleme yapmakla kalmıyor aynı zamanda görüntülerdeki o rahatsız edici noise etkisini ortadan kaldırıyor.



Olympus PEN E-PL2 fotoğraf makinesinin kullanım özellikleri ağırlıklı olarak yüksek çözünürlüklü ekrandan gerçekleştiriliyor. PL2'nin 460,000 piksel çözünürlüklü ekranı 3 inç büyüklüğünde. Kullanışlı bir fonksiyon olan Live Guide canlı yarcım kılavuzu artık fotoğrafseverlere video kayıt esnasında da yardımcı oluyor. Cihazın yeni özelliklerinden bir tanesi de sosyal ağlara verdiği destek. Olympus E-PL2 dijital fotoğraf makinesi sosyal ağ kullanan fotoğrafseverler için mükemmel bir eklenti olan opsiyonel PENPAL İletişim Birimi destekli arayüze sahip. Bu birim aracılığıyla Facebook ve Twitter gibi sosyal medya ağların içerikleri yüksek kalitedeki PEN fotoğrafları ve video görüntüleri ile kolaylıkla güncellenebiliyor. Çekilen dijital fotoğraf ve video görüntüler SD tabanlı hafıza kartlarına kaydediliyor ve cihazın yeni nesil SDXC hafıza kartı desteği de bulunuyor. Minimum 48 ve 64 Gb veri depolama kapasitesine sahip olan SDXC hafıza kartlarının çok da uzak olmayan bir gelecekte 2 TB gibi harika kapasitelere ulaşması planlanıyor.













Casio TRYX


Casio Amerika devrimsel nitelikte farklı tasarım çizgilerine ve gövde yapısına sahip olan yeni modeli Casio TRYX fotoğraf makinesini tanıttı. Piyasadaki diğer dijital fotoğraf makinelerinden son derece çarpıcı şekilde farklı bir tasarıma sahip olan Casio TRYX değişken çerçeve yapısı ile tüm sınırları adeta yıkıyor. Kullanıcılara fotoğraf çekim işlemlerinde çok daha esnek çekim imkanları sunan ve daha önce hiç olmadığı tarzda fotoğraf çekim olanağı sunan yeni Casio TRYX dijital fotoğraf makinesi son derece ince gövde yapısı ile kolaylıkla taşınabiliyor. Casio TRYX fotoğraf makinesi 2011'in Nisan ayından itibaren 249,99 USD fiyat ile satışa sunulacak.



Casio TRYX'in dikkat çekici çizgilerde bir model olduğunu ve bu modelin duyurusunun Casio açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Casio dijital görüntüleme bölüm kıdemli genel müdürü Toshi Iguchi açıklamasını şöyle sürdürdü: "Daha önce bu sektördeki hiçbir modele benzemeyen kendine özgü tasarım çizgilerine sahip Casio TRYX fotoğrafseverlere benzersiz bir yenilikçi yaklaşım ile esnek ve çok yönlü kullanım özellikleri getiriyor."



Fotoğrafseverler Casio TRYX'i yatay olarak geleneksel şekilde kullanabildikleri gibi cihazın üç inç büyüklüğündeki LCD ekranını gövdesinden farklı açılarda döndürüp farklı pozisyonlarda da çekim yapabiliyorlar. Casio TRYX normal fotoğraf çekim işlemlerinin yanında 1080p HD kalitesinde 30 kare/sn video kayıt da yapabiliyor.



Casio TRYX dijital fotoğraf makinesi çarpıcı görünümünün yanında zengin özelliklere de sahip bir ürün. Cihazın dikkat çeken özelliklerinin başında 12,1 megapiksel resim çözünürlüklü arkadan ışıklandırmalı CMOS görüntü sensörü, çift çekirdekli görüntü işlemci ve HDR (High Dynamic Range) fotoğraf çekim olanağı geliyor.



Casio TRYX incelemesi ve fiyatı
Casio TRYX fotoğraf makinesi 2011 Nisan tarihlerinde 249,99 USD satış fiyatı ile tüketicilerin beğenisine sunulacak. Casio TRYX dijital fotoğraf makinesi



Casio Exilim EX-ZR100

Casio Amerika Exilim ürün ailesinin yeni amiral gemisi Casio Exilim EX-ZR100 fotoğraf makinesini duyurdu. Son derece hızlı bir model olan Casio Exilim EX-ZR100 Caiso'nun sahip olduğu çift çekirdekli yeni Exilim Engine HS işlemcisi sayesinde fotoğrafseverlere yüksek hızda çekim deneyimi sağlıyor. Casio Exilim ZR100 fotoğraf makinesi yüksek hızda görüntü işlemeden ağır çekim video kaydetmeye kadar farklı kullanım alanlarında sergilediği ciddi gelişmiş özellikleriyle günümüz dijital fotoğraf makinelerinden çok farklı bir performans sergiliyor. Casio EX-ZR100 2011 Ocak ayı içerisinde raflardaki yerini alacak.



Dijital fotoğraf makineleri söz konusu olduğunda mümkün olan tüm sınırları sürekli zorlamaya devam ettiklerini ifade eden Casio Amerika yetkililerinden Toshi Iguchi sözlerini şöyle sürdürdü: "En gelişmiş teknolojik özelliklerimizi bir arada sunan Casio Exilim EX-ZR100 fotoğraf makinesi aynı zamanda tüketicilerin Casio'dan bekleyebilecekleri yenilikçiliğin seviyesinin de bir göstergesidir."



12.1 megapiksel Casio Exilim ZR100 fotoğraf makinesi
Casio Exilim ZR100 dijital fotoğraf makinesi 12.1 megapiksel çözünürlüklü arkadan aydınlatmalı bir CMOS görüntü sensörüne sahip. Sensör kaydırmalı görüntü sabitleme teknolojisine sahip olan Casio ZR100 böylelikle el ve kamera sarsıntısından kaynaklanan bulanıklık etkisini de minimum seviyeye indiriyor.



Casio EX-ZR100 CMOS görüntü sensörü
Standart fotoğraf çekimlerinin yanında Casio Exilim EX-ZR100 ile 1920 x 1080 Fulll HD kalitesinde saniyede 30 kare çekim hızı ile video kayıt da yapılabiliyor. Video kayıt işlemlerinde sürekli otomatik netleme yapma imkânı da mevcut

Casio Exilim EX-ZR100 fotoğraf makinesi teknolojileri
Casio EX-ZR100 fotoğraf makinesinde ağır çekim video kayıt, Slide Panorama ve Casio'ya özgü HDR-ART fonksiyonu gibi kendine özgü çeşitli teknolojiler bulunuyor. Fotoğrafseverler Casio Exilim EX-ZR100 dijital fotoğraf makinesi ile 224 x 64 piksel düşük çözünürlükte de olsa 1,000 kare/saniye gibi bir hız ile ağır çekim video kayıt yapılabiliyor.



Casio Exilim EX-ZR100 fiyatı
2011'in Ocak ayı içerisinde siyah ve beyaz renk seçenekleri ile 249,99 USD fiyatla satışa sunulacak olan Casio Exilim EX-ZR100 dijital fotoğraf makinesi.